İran’da döviz sıkıntısı: Sivil sektör baskı altında

İran’da döviz kaynaklarının askeri ve güvenlik kurumlarına yönlendirilmesi, sivil sektör üzerindeki ekonomik baskıyı artırıyor.

14 Eylül 2026 - 19:58
14 Eylül 2026 - 20:00
 0
İran’da döviz sıkıntısı: Sivil sektör baskı altında

İran yönetiminin, hükümetin kullanımına sunulan kaynakların daralması ve ülkenin dış finans ve ticaret kanallarına yönelik baskıların artmasıyla birlikte, Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı askeri ve güvenlik kurumlarına döviz tahsisinde daha fazla öncelik vermeye yöneldiği bildirildi.

ABD Hazine Bakanlığı salı günü, İran havacılık sektörüyle bağlantılı 36 hedefe yaptırım uyguladı. Yaptırım listesinde 27 hava yolu şirketinin yanı sıra paravan şirketler, yabancı aracılar ve yeniden sevkiyat güzergahları da yer aldı.

ABD Mali Suçları Uygulama Ağı (FinCEN) ise İran’ın uçak ve hassas teknolojilere erişmek için kullandığı tedarik kanalları konusunda finans kuruluşlarını uyardı.

Güvenlik kurumlarına öncelik:

İran’daki muhalif kaynaklar, Tahran’daki hükümet ve güvenlik çevreleriyle temas halinde olduklarını belirterek, son günlerde döviz dağıtımında askeri ve güvenlik ihtiyaçlarının daha fazla ağırlık kazandığını aktardı.

Kaynaklar, bu durumun Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan hükümetinin sivil ithalat ve özel sektöre ayırabildiği payın daralmasına yol açtığını belirtti.

Bu eğilimin, Devrim Muhafızları komutanlığının savaşla ilgili ihtiyaçların belirlenmesindeki rolünün artması ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin öncelikli dosyaların belirlenmesindeki etkisinin güçlenmesiyle bağlantılı olduğu ifade edildi.

Kaynaklara göre hükümet ve Devrim Muhafızları çevresindeki bazı aktörler, askeri ve güvenlik kurumlarına ayrılan kaynakların daha fazla azaltılmaması için baskı yaparken, döviz sıkıntısının büyük bölümü ithal hammadde ve parçalara bağımlı özel şirketler ile sivil sektörlere yansıyor.

Bazı ithalatçıların Merkez Bankası tarafından denetlenen kanallardan dövize erişmekte daha fazla zorluk yaşadığı, güvenlik kurumları tarafından “stratejik” veya “acil” olarak nitelendirilen dosyaların ise mevcut kaynakların dağıtımında daha üst sıraya alındığı kaydedildi.

Döviz krizi derinleşiyor

Kaynaklar, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin savaşla bağlantılı ekonomik önceliklerin belirlenmesinde daha etkin hale geldiğini ve bunun güvenlik kurumlarının kaynak yönetimine müdahalesini artırdığını belirtti.

Hükümet içindeki bazı isimlerin, bu politikanın sürmesi halinde önümüzdeki dönemde hammadde ve sivil ürün ithalatı üzerindeki baskının daha da artacağını düşündüğü aktarıldı.

Financial Times gazetesi de çarşamba günü, İran Merkez Bankası’nın ihracat gelirlerinin ülkeye geri getirilmesine yönelik kısıtlamaları gevşettiğini, doğrudan ödemeler ve yurtdışındaki gelirlerle ithalat finansmanının yanı sıra dijital para kullanımına daha geniş alan açtığını yazdı.

Bu gelişmenin, İran’ın döviz ve geleneksel finansmana erişim krizinin derinleştiğine işaret ettiği belirtildi.

ABD yaptırımları genişletiyor

Washington yönetimi de İran’daki kuruluşların yanı sıra Tahran’ın kullandığı yabancı aracı şirketleri ve dış finansman kanallarını hedef alan yaptırımlarını genişletiyor.

Salı günü açıklanan yaptırımlar kapsamında Türkiye, Malezya ve Kazakistan’daki bazı şirketler de yer aldı. ABD Hazine Bakanlığı bu şirketleri, İran havacılık sektörüne destek vermek ve ABD menşeli uçak ve teknolojilere erişim sağlamakla suçladı.

Kaynaklara göre kaynakların güvenlik kurumlarına yönlendirilmesi, İran ekonomisindeki daha derin bir soruna işaret ediyor. Döviz sıkıntısının yükü sivil sektörlere aktarılırken, savaş ve güvenlikle bağlantılı finansman korunuyor.

Bu politikanın ithalat ve özel sektör üretimi üzerindeki baskıyı artırdığı, sınırlı kaynakların dağıtımını piyasa ihtiyaçlarından ziyade güvenlik kurumlarının önceliklerine bağladığı değerlendiriliyor.

Paralel finans kanalları baskı altında

Devrim Muhafızları’nın dış finansman yönetimindeki rolünün genişlemesinin İran’ın finans sistemindeki kırılganlığı da artırdığı belirtiliyor. ABD yaptırımları giderek daha fazla paravan şirketleri ve İran dışındaki aracıları hedef alıyor.

İran uzmanı Cornelius Adebar, paralel kanallara artan bağımlılığın Tahran’ın seçeneklerinin daraldığını gösterdiğini söyledi. Adebar’a göre geleneksel kurumların uluslararası piyasalara ve finansal hizmetlere doğrudan erişim imkanlarının azalması, aracılık maliyetlerini ve İran’la çalışan kuruluşlar açısından hukuki riskleri artırıyor.

Adebar, yaptırımların İran dışındaki paravan şirketler ve hizmet sağlayıcılarını da kapsayacak şekilde genişletilmesinin bu kanalların giderek devre dışı kalması riskini artırdığını ve Devrim Muhafızları ile İran yönetiminin askeri ve güvenlik faaliyetleri için gerekli finansman ve parçalara erişimini daha da zorlaştırdığını belirtti.

Bu haber toplam 360 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 21:01:41