İran’ın savaşı tırmandırmak için gizli planı ortaya çıktı

Ele geçirilen iletişimler ve diğer istihbarat bilgileri, sertlik yanlısı liderlerin ABD ve bölgesel müttefikleri için maliyetleri artırmaya yönelik stratejik bir değişime gittiğini gösteriyor.

17 Ağustos 2026 - 12:44
17 Ağustos 2026 - 12:44
 0
İran’ın savaşı tırmandırmak için gizli planı ortaya çıktı

Wall Street Journal’ın incelediği istihbarat bilgileri ve bölgesel yetkililerin aktardıklarına göre İran’daki sertlik yanlısı liderlik, ABD ve bölgedeki müttefiklerine karşı savaşın maliyetini artıracak yeni bir strateji hazırlıyor. Tahran’ın Devrim Muhafızları’nın ordu üzerindeki etkisini artırdığı, füze ve İHA üretimini hızlandırdığı ve bölgedeki müttefik silahlı gruplarla daha geniş çaplı saldırılar için koordinasyon kurduğu öne sürülüyor.

İran’da savaş hazırlıkları güçleniyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın haziran ayında İran ile bir mutabakat imzalamasının ardından Washington, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve savaşın sona erdirilmesi için diplomatik girişimlere ağırlık verdi.

Ancak İran’daki sertlik yanlısı liderler anlaşmayı farklı değerlendirdi. İranlı ve Arap yetkililere göre Tahran, anlaşmanın ABD ve İsrail’e daha büyük bir saldırı için zaman kazandırma amacı taşıdığından şüphelendi ve son iki ayı yeni bir çatışmaya hazırlıkla geçirdi.

Bu kapsamda Devrim Muhafızları’nın düzenli ordu üzerindeki kontrolünün artırıldığı, İran-Irak Savaşı ile geçmişteki iç müdahalelerde görev almış deneyimli isimlerin kritik güvenlik görevlerine getirildiği, iç istihbarat faaliyetlerinin genişletildiği ve füze ile İHA üretiminin hızlandırıldığı belirtiliyor.

Hedef: ABD ve müttefiklerinin maliyetini artırmak

Arap istihbarat yetkililerinin elde ettiği ve İran ile Yemen ve Irak’taki müttefikleri arasındaki iletişimleri de içeren bilgiler, Tahran’ın savaşın kapsamını genişletmeye yönelik hazırlıklar yaptığını gösteriyor.

İran’ın temel hedefinin, ABD ve bölgedeki müttefiklerine yeterince yüksek maliyet yükleyerek Washington’ı Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki taleplerini kabul etmeye zorlamak olduğu değerlendiriliyor.

Tahran’ın stratejisinde Hürmüz Boğazı’nın yanı sıra Kızıldeniz ve Körfez ülkelerindeki enerji altyapısının da baskı unsuru olarak kullanılması öne çıkıyor.

Husiler ve Irak’taki gruplarla koordinasyon

İstihbarat bilgilerine göre Devrim Muhafızları, Yemen’deki Husilerin kontrolündeki bölgelere komutan ve danışmanlar göndererek Suudi Arabistan’a yönelik olası saldırılar konusunda koordinasyon sağladı.

Devrim Muhafızları’nın ayrıca Kızıldeniz’e hakim bölgelerde füze, deniz silahları ve İHA sistemlerinin konuşlandırılmasını denetlediği; Husilere Suudi limanları ve enerji tesislerini içeren hedef listeleri ile istihbarat sağladığı öne sürüldü.

Bu süreçte Husiler, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını artırırken Bab el-Mendeb Boğazı’ndaki deniz trafiğini de tehdit etti. Irak’taki İran destekli silahlı grupların da Suudi Arabistan’daki enerji tesislerine yönelik İHA saldırıları düzenlediği bildirildi.

Devrim Muhafızları içinde yeni yapılanma

İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney’in son dönemde güvenlik ve askeri kurumların başına sertlik yanlısı isimleri getirdiği belirtiliyor.

Devrim Muhafızları’nın Irak Savaşı sırasında komutanlığını yapan Muhsin Rızai, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi sekreterliğine getirildi. Daha önce 2009 protestolarının bastırılmasında görev alan Hüseyin Taeb ise Besic güçlerinin başına döndü.

Ayrıca Devrim Muhafızları ile düzenli ordu üzerindeki komuta yapısının Brig. Gen. Ali Abdollahi üzerinden birleştirildiği aktarıldı.

Devrim Muhafızları’nın yeni başkomutanı Ahmad Vahidi’nin ise “düşmana karşı güçlü saldırı operasyonları” hedefiyle görevlendirildiği belirtildi.

Önleyici saldırı seçenekleri masada

İran Devrim Muhafızları’nın daha ileri tırmanma seçenekleri üzerinde çalıştığı da öne sürülüyor.

Bunlar arasında Basra Körfezi’ndeki internet kablolarının sabote edilmesi, Kuveyt ve Bahreyn gibi Şii nüfusun bulunduğu ülkelerde siyasi istikrarsızlık oluşturulması ve hatta Kuveyt’e yönelik kara operasyonları düzenlenmesi gibi seçeneklerin bulunduğu belirtiliyor.

Kuveyt’in bu tehdidi ciddiye aldığı ve mayıs ayında İran Devrim Muhafızları’na mensup olduğu belirtilen altı kişiyi, kiralık bir balıkçı teknesiyle ülkeye giriş yaptıkları sırada yakaladığı aktarıldı.

Diplomasi ile savaş hazırlığı aynı anda yürütülüyor

İran’ın bir yandan ABD ile diplomatik temasları sürdürürken diğer yandan bölgesel müttefikleri üzerinden yeni bir çatışmaya hazırlanması, Washington ile Tahran arasındaki güven krizini daha da derinleştiriyor.

İranlı diplomatların Umman ile Hürmüz Boğazı’ndaki deniz yollarının kademeli olarak yeniden açılması konusunda anlaşmaya vardığı, ancak Devrim Muhafızları’nın bu girişimi engelleyerek gemilere yönelik saldırılara yeniden başladığı belirtiliyor.

ABD ise müzakerelerde ilerleme sağlanamaması üzerine yaptırımlar ve deniz ablukası yoluyla İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya yönelmiş durumda.

İran yönetiminin ise ekonomide “hayatta kalma” stratejisine geçtiği ve uzun süreli baskıya dayanarak Washington’ı geri adım atmaya zorlamayı hedeflediği ifade ediliyor.

İran’ın baş müzakerecisi Kalibaf’ın stratejik danışmanı Mehdi Mohammadi, mevcut durumu “fırtına öncesi sessizlik” olarak nitelendirirken, İran’ın ABD ile “büyük bir çatışmaya” hazır olduğunu savundu.

Bu tablo, Washington ile Tahran arasındaki diplomatik sürecin kalıcı bir anlaşmadan çok, yeni bir çatışma öncesindeki geçici bir dönem olabileceği yönündeki endişeleri artırıyor.

 

Bu haber toplam 1 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 12:44:06