İran'ın yeni stratejisi: Önce vur, sonra diplomasi
İran ile ABD arasında yeniden tırmanan gerilim, Tahran'ın savunma pozisyonundan çıkarak inisiyatifi ele alma stratejisine yöneldiği yorumlarını beraberinde getirdi. Uzmanlara göre İran, Washington'ın çatışmanın zamanlamasını tek başına belirlemesine izin vermek istemiyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın kısa sürede sona ereceğini öne sürdüğü savaş altıncı ayına girerken, İran'ın son füze ve İHA saldırıları çatışmaların yeniden tırmanmasına yol açtı. İran Devrim Muhafızları, Ürdün ve Kuveyt'teki ABD üslerini hedef alan saldırıların ardından "saldırganın cezalandırılacağını" duyurdu.
Bunun üzerine ABD ordusu, İran'ın güneyindeki Devrim Muhafızları'na ait komuta merkezleri ve füze tesislerine yönelik hava saldırıları düzenledi. Böylece taraflar arasında kısa süreli olarak oluşan fiili ateşkes sona ermiş oldu.
"Artık inisiyatifi Tahran almak istiyor"
Ortadoğu Enstitüsü kıdemli araştırmacısı Alex Vatanka'ya göre İran, çatışmanın temposunu belirleyen taraf olmayı hedefliyor.
Vatanka, "İran, 'Süreci yalnızca siz belirleyemezsiniz, biz de sizi şaşırtabiliriz' mesajını vermeye çalışıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Analistlere göre Tahran, Washington'ın askeri ve siyasi baskısını yalnızca karşılayan değil, çatışmanın yönünü belirleyen aktör haline gelmek istiyor.
Trump yönetimi üç seçenek üzerinde duruyor
ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Beyaz Saray'daki görüşmesinde İran'ın nükleer programına ilişkin üç farklı seçenek değerlendirildi.
Bunlar; ekonomik yaptırımların ve deniz ablukasının artırılması, askeri operasyonların genişletilmesi ya da diplomatik müzakerelerin yeniden başlatılması olarak sıralandı.
İsrailli bir yetkiliye göre Netanyahu herhangi bir seçeneği açık biçimde savunmadı. Bunun nedeninin ise İsrail'in ABD'yi yeniden geniş çaplı bir savaşa sürükleyen taraf olarak görülmesini istememesi olduğu ifade edildi.
Tahran, Trump'ın siyasi baskı altında olduğunu düşünüyor
Uzmanlar, İran yönetiminin Trump'ın Kongre'deki artan muhalefet ve yükselen akaryakıt fiyatları nedeniyle siyasi baskı altında olduğunu hesapladığını belirtiyor.
Associated Press-NORC araştırmasına göre Trump'ın İran politikasına destek son bir ayda yüzde 34'ten yüzde 28'e geriledi.
Ayrıca ABD'nin hassas mühimmat stoklarında yaşanan azalma iddialarının da Washington'ın kapsamlı yeni saldırı planlarını ertelemesinde etkili olduğu değerlendiriliyor.
Tahran Üniversitesi öğretim üyesi Sasan Karimi ise, "Bu artık bir irade savaşı. İran yalnızca Washington'ın kararlarına tepki veren taraf olmak istemiyor; gerilimin kurallarını kendisi belirlemek istiyor" ifadelerini kullandı.
Çatışma bölgesel boyut kazanıyor
Son günlerde çatışmalar yalnızca İran ve ABD ile sınırlı kalmadı.
Suudi Arabistan, Irak'taki İran destekli gruplara yönelik ABD operasyonlarına katılırken, Mısır'da ABD bağlantılı bir petrol tankeri İHA saldırısında hasar gördü. Yemen'de ise Husiler, Kızıldeniz'de Suudi petrol tankerlerini hedef almayı sürdürdü.
Bu gelişmeler, bölgedeki gerilimin yeni cephelere yayılabileceği yönündeki endişeleri artırdı.
Diplomasi kapısı tamamen kapanmış değil
Pakistan ve Katar'ın arabuluculuğunda yeni müzakere girişimleri sürerken, İran Dışişleri Bakanlığı taraflar arasında yalnızca dolaylı temasların devam ettiğini açıkladı.
Uzmanlara göre İran yönetiminde sertlik yanlıları ABD ile görüşmelere karşı çıkarken, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve diğer üst düzey yöneticiler, somut kazanımlar sağlaması halinde diplomasiye tamamen kapıyı kapatmıyor.
"Kullan ya da kaybet" yaklaşımı
Demokrasileri Savunma Vakfı (FDD) İran Programı Direktörü Behnam Ben Taleblu, İran'ın balistik füze kullanım eşiğinin giderek düştüğünü belirterek bunun "kullan ya da kaybet" anlayışına işaret ettiğini söyledi.
Taleblu, İran'ın daha küçük ölçekli füze saldırıları düzenlemesinin mevcut füze stoklarını dikkatli kullandığını gösterdiğini belirterek, "Ortadoğu semalarının önümüzdeki dönemde çok daha fazla füze tehdidiyle karşı karşıya kalması muhtemel" değerlendirmesinde bulundu.
Son güncellenme: 14:10:58



































































































































































































