Kürdistan’da Bir Trajedi: Xezal’ın Kurtarılamayan Hayatı

19 yaşındaki genç Peşmerge Xezal Mewlan’ın ölümü, Kürdistan Bölgesi’nde büyük yankı uyandırdı. İran Devrim Muhafızları’nın düzenlediği bir İHA saldırısında ağır yaralanan Xezal’ın, zamanında tıbbi müdahale alamadığı ve bu nedenle hayatını kaybettiği belirtildi. Genç yaşta İran’dan ayrılarak Komala saflarına katılan Mewlan, saldırının ardından önce yetersiz imkânlara sahip bir hastaneye götürüldü. Daha sonra ise bazı sağlık merkezlerinin, siyasi gerekçelerle kendisini kabul etmediği iddia edildi. Son ulaştırıldığı merkezde ise müdahale için geç kalındığı aktarıldı.

20 Nisan 2026 - 15:45
20 Nisan 2026 - 15:45
 0
Kürdistan’da Bir Trajedi: Xezal’ın Kurtarılamayan Hayatı

Kendi çevresinde bilinen en genç kadın Kürt peşmergelerden biri olan Xezal, Kürdistan Bölgesi’nde İran Devrim Muhafızları’nın (IRGC) düzenlediği bir İHA saldırısında yaralandı ve ardından, aktivistlere ve silah arkadaşlarına göre hayatını kurtarabilecek zamanında tıbbi müdahaleden mahrum bırakıldı.

Olayın ardından cenazenin kabul edilmemesi ve defin sürecinde de zorluklar yaşanması tepkileri artırdı. Ayrıca cenaze töreni sırasında düzenlenen yeni bir saldırının defin işlemini sekteye uğrattığı bildirildi.
Xazal’ın hayatını kaybetmesi  tekil bir olay değil; İran’ın Kürt muhalif gruplara yönelik uzun süredir devam eden saldırılarının bir parçası. Kürt aktivistler ve parti yetkilileri, son yıllarda çok sayıda füze ve İHA saldırısının hem askeri hem de sivil alanları hedef aldığını ifade ediyor.

Xezal’ın Trajedisi: Genç Kürt Kadın Peşmerge, İran Devrim Muhafızları’nın  İHA Saldırısı ve Tıbbi İhmal Sonucu Hayatını Kaybetti

İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı olan Mahabadlı 19 yaşındaki Peşmerge Xezal Mewlan’ın arkadaşları ve yoldaşları, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC) bölge genelinde süren İHA ve füze saldırıları sırasında, büyük bir üzüntü içinde Perşembe öğleden sonra onu Kürdistan Bölgesi’ndeki Süleymaniye’de toprağa verdi.

Xezal, Salı akşamı İran İslam Cumhuriyeti’nin Surdaş’ta, İran Kürdistanı Komala Zahmetkeşan Partisi üyelerinin ailelerinin yaşadığı bir yerleşim kompleksini hedef alan İHA saldırısında ağır yaralandı.

Silah arkadaşları onu önce yakınlardaki Şoreş Hastanesi’ne götürdü, ancak yetersiz tıbbi imkânlar nedeniyle Bexşin Hastanesi’ne nakletmek zorunda kaldılar. Burada ise hastane yetkilileri, İran karşıtı bir Kürt peşmergeyi tedavi etmenin doğurabileceği sonuçlardan korkarak onu kabul etmeyi reddetti.

Xezal’e eşlik eden sivil aktivist ve Komala Zahmetkeşan üyesi Şakila Mahdipanah, The Media Line’den Omid Habibinia’ya yaptığı açıklamada, durumunun hızla kötüleşmesine ve ağır kanamasına rağmen Bexşin Hastanesi personelinin 45 dakika boyunca tüm ısrarlara direndiğini söyledi.

“Onu başka bir yere götürmekten başka çaremiz yoktu,” dedi. “Sonunda Faruk Tıp Merkezi’ne ulaştırdık ama artık çok geçti. Doktorlar kurtarma şansı olmadığını söyledi.” Xezal 19 yaşında hayatını kaybetti.

Trajedi bununla da bitmedi. Morg çalışanlarının da kanlı bedenini, solcu bir peşmerge olduğu gerekçesiyle kabul etmeyi reddettiği bildirildi. Arkadaşları, Süleymaniye’de bir kütüphanede kendi imkânlarıyla cenazesini hazırlamak zorunda kaldı; burada eşi ona veda etti.

Ölümünden sonra bile zorluklar devam etti. Perşembe sabahı ailesi ve yoldaşları onu defnetmeye hazırlanırken, Devrim Muhafızları peşmerge mezarlığını hedef alan bir füze saldırısı gerçekleştirdi. Bu saldırının amacı, çoğu sivil olan diğer muhalifleri hedef almaktı. Sonuç olarak Xezal, sınırlı katılımla Süleymaniye mezarlığında defnedildi.

Bu trajedi bölgede derin bir sarsıntı yarattı. Kürt insan hakları aktivisti Rada Fatehi’ye göre bu olay, İran İslam Cumhuriyeti’nin Kürt muhaliflere yönelik genel yaklaşımını yansıtıyor. Fatehi, “Jin, Jiyan, Azadî” protestoları sırasında tutuklanan ve daha sonra işkence altında hayatını kaybeden kardeşi Ramin’in ardından, Xezall’ın silahlı mücadeleyi seçmesini büyük bir cesaret örneği olarak tanımladı.

“Düşmanına karşı savaşmayı ve ülkesini terk etmeyi seçen genç bir kadın olağanüstü bir cesaret gösterir,” dedi. “Akranları başka yerlerde rahat yaşarken, o hayatını bu mücadeleye adadı.”

Xezal Mewlan 18 yaşında İran’dan ayrılmış ve Komala Zahmetkeşan peşmerge güçlerine katılmıştı. Bu grup, son dönemde diğer büyük Kürt muhalif partilerle birleşmiş durumda.

Fatehi ayrıca, şu anda İran Kürdistanı’nda sokaklarda kitlesel protestolar görülmese de halkın er ya da geç İran İslam Cumhuriyeti ile yüzleşeceğini söyledi. IRGC saldırılarının sivil yerleşim alanlarını hedef aldığını ve bunun savaş suçu olduğunu vurguladı.

2022’deki “Jin, Jiyan, Azadî” ayaklanması sırasında da İran’ın Kürt parti üslerini hedef aldığını hatırlatarak, Kürt toplumu ile siyasi hareketler arasındaki güçlü bağlara dikkat çekti.

“Ne Kürdistan halkı ne de İran’daki ve diasporadaki insanlar sessiz kalacak,” dedi.

Xezal’ın silah arkadaşlarından Moslem ise onun protestolarda çok aktif olduğunu ve takibe alındığı için İran’dan kaçmak zorunda kaldığını belirtti.

“Yaralandığında hastaneler onu kabul etmedi. Sırf solcu bir peşmerge olduğu için reddedildi,” dedi. “Onu uzun mesafeler taşımak zorunda kaldık. Sevilen ve iyi kalpli Xezal, rejimin ve müttefiklerinin kurbanı oldu.”

Savaşın başlangıcından bu yana İran İslam Cumhuriyeti, Kürdistan Bölgesi’ndeki muhalif üsler ve yerleşim alanlarına yaklaşık 650 İHA ve füze saldırısı düzenledi. Bu saldırıların büyük kısmı Erbil’de yoğunlaşırken, 100’den fazlası Süleymaniye’de gerçekleşti. Bazıları İran destekli milis gruplar tarafından gerçekleştirildi. Bu saldırılarda onlarca kişi öldü veya yaralandı.

Kürdistan Bölgesel Yönetimi bu saldırıları Irak’ın egemenliğinin ihlali olarak kınadı, ancak saldırılar Perşembe gecesi de dahil olmak üzere devam etti.

Irak’ın yeni cumhurbaşkanı Nizar Amiei, ülkesinin İran ile ABD arasındaki çatışmaların sahası olmaması gerektiğini defalarca ifade etti. Ancak diğer Iraklı yetkililer gibi onun da İran’a karşı denge politikası izlemesi bekleniyor.

Komala’nın genel sekreter yardımcısı Ömer İlhanizadeh, İran İslam Cumhuriyeti’nin iç huzursuzluk arttıkça Kürdistan’a yönelik saldırıları yoğunlaştırdığını söyledi.

“47 yıldır rejim, Kürt halkına karşı militarizasyon, toplu tutuklamalar ve idamlar uyguluyor,” dedi.

İlhanizadeh’e göre “Jin, Jiyan, Azadî” hareketinden sonra rejim Kürdistan’a karşı daha da sertleşti ve her fırsatta saldırılarını artırdı. Kürt güçlerinin çoğulculuk, laiklik ve demokratik özgürlükler gibi değerleri temsil ettiğini ve bu nedenle rejim için tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Ayrıca Kürt toplumunun siyasi hareketlerle güçlü bağlarını koruduğunu ve sivil direnişi desteklediğini ifade etti.

“Kürdistan, önümüzdeki mücadelenin ana direniş merkezlerinden biridir,” dedi.

ABD’nin İranlı protestoculara Kürt gruplar üzerinden silah gönderme planları olduğu iddialarına da değinen İlhanizadeh, böyle bir tekliften haberdar olmadığını belirtti. Ancak Kürt partilerin koşulsuz ABD desteğini memnuniyetle karşılayacağını söyledi.

Ayrıca, Hamas ve İslami Cihad’ın 7 Ekim saldırılarının ardından İsrail’in eylemlerini savunma olarak nitelendirdi.

Son olarak analistler, İran’ın Kürdistan’daki baskıyı artırmasının, rejimin zayıflamasıyla birlikte “Kürt kartı”ndan duyduğu endişeyi yansıttığını belirtiyor. Olası bir ayaklanmanın Beluçlar, Araplar, Azeriler, Türkmenler ve Lurlar gibi diğer etnik grupları da harekete geçirebileceği ve bunun ülke genelinde merkezi otoriteye karşı büyük bir meydan okumaya dönüşebileceği ifade ediliyor.

 

Bu haber toplam 834 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 16:45:44