Kürtlerin Şam’la anlaşması Dürzilerin planlarını nasıl etkileyecek?

Suriye’de Kürt güçlerinin merkezi hükümetle anlaşarak özerk yönetim deneyimine son vermesi, Şam’ın kontrolünü kabul etmeyen tek bölge olarak Süveyda’yı bıraktı. Uzmanlara göre gelişme, Dürzi lider Hikmet el-Hicri’nin özerklik ve bölünmüş Suriye planlarını da doğrudan etkiliyor

29 Ağustos 2026 - 12:58
29 Ağustos 2026 - 12:58
 0
Kürtlerin Şam’la anlaşması Dürzilerin planlarını nasıl etkileyecek?

Suriye’de Kürtlerin merkezi hükümetle anlaşmaya vararak yaklaşık 14 yıllık özerk yönetim deneyimine son vermesi, ülkenin güneyindeki Dürzilerin yaşadığı Süveyda’nın konumunu yeniden gündeme getirdi.

Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) merkezi orduya entegre edilmesi ve Kürtlerin kontrolündeki petrol zengini bölgelerin Şam yönetimine devredilmesiyle birlikte Süveyda, merkezi hükümetin otoritesini henüz kabul etmeyen tek bölge haline geldi.

Kürtlerle anlaşma Dürzilerin planlarını etkiledi

DW’ye konuşan Atlantic Council uzmanı Ömer Özkızılcık, Dürzi lider Hikmet el-Hicri’nin daha önce DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile düzenli iletişim halinde olduğunu ve iki tarafın Suriye için benzer bir siyasi vizyona sahip olduğunu belirtti.

Bu vizyon, Suriye’nin merkeziyetçi olmayan bir yapıya kavuşması ve farklı bölgelerde özerk yönetimlerin kurulmasını öngörüyordu. Buna göre kuzeydoğuda Kürtlerin, güneyde Dürzilerin ve kıyı bölgesinde ise Alevilerin özerk bir yapıya sahip olması planlanıyordu.

Ancak Kürtlerin Şam yönetimiyle anlaşmasının bu modeli büyük ölçüde zayıflattığı değerlendiriliyor.

Özkızılcık, gelişmenin “parçalanmış, zayıf ve merkezi olmayan Suriye” vizyonunun sonunu getirdiğini savundu.

Dürzi liderden İsrail mesajı

Kürtlerin merkezi hükümetle anlaşmasının ardından el-Hicri, Süveyda’da yaptığı açıklamada Dürzilerin “İsrail devletinin ayrılmaz bir parçası” olduğunu söyledi.

El-Hicri, Dürziler ile İsrailliler arasında inanç açısından da ortak noktalar bulunduğunu savundu.

Ancak uzmanlara göre İsrail’in Süveyda’yı ilhak etmesi coğrafi ve demografik nedenlerle oldukça zor. Ayrıca Süveyda, Şam yönetiminin kontrolünde olmamasına rağmen kamu hizmetleri, maaşlar, emekli ödemeleri, elektrik ve su açısından merkezi hükümete bağımlı durumda.

2025’teki çatışmalar güveni sarstı

Süveyda’daki krizin temelinde Temmuz 2025’te Dürziler ile Bedevi topluluklar arasında yaşanan çatışmalar bulunuyor.

Çatışmaların ardından bölgeye giren merkezi hükümet güçleri de Dürzi sivillere yönelik saldırılarla suçlandı. Birleşmiş Milletler verilerine göre olaylarda 1.700’den fazla kişi hayatını kaybetti.

Çatışmalar, Dürzilerin yeni Şam yönetimine yönelik güvenini büyük ölçüde sarstı. Daha önce birleşik Suriye fikrini destekleyen bazı kesimler de özerk bir Dürzi bölgesi fikrini değerlendirmeye başladı.

Ürdün ve ABD’nin arabuluculuğunda geçen yıl ilişkilerin normalleştirilmesi için bir yol haritası hazırlanmasına rağmen, el-Hicri’ye yakın Dürzi gruplar planı reddetti. Şam yönetiminin Temmuz 2025 olaylarından sorumlu kişileri adalet önüne çıkarma konusunda yeterli adım atmadığı da eleştiriliyor.

Süveyda’nın geleceğini dış aktörler belirleyebilir

Uzmanlar, Süveyda’daki sorunun yalnızca Şam ile el-Hicri arasındaki ilişkiler üzerinden çözülemeyeceğine dikkat çekiyor.

ABD’nin Suriye Kürtlerine verdiği askeri desteği çekmesi, Kürtlerin merkezi hükümetle anlaşmasında önemli bir faktör olurken, Süveyda’nın geleceğinde de İsrail’in tutumunun belirleyici olabileceği değerlendiriliyor.

Özkızılcık’a göre, Suriye ile İsrail arasında olası bir güvenlik anlaşmasına varılması halinde Süveyda konusunda da siyasi bir çözümün önü açılabilir.

Buna karşın Süveyda’daki birçok Dürzi, mevcut Suriye yönetimine katılmak istemediği gibi İsrail’e katılma çağrılarını da desteklemiyor. Bölgedeki bazı aktörler, mevcut koşullarda en gerçekçi seçeneğin özerk bir yapı olduğunu savunuyor.

 

Bu haber toplam 1 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 12:58:50