Suriye'nin BM Temsilcisi: Kürtlerin hakları birçok şekilde güvence altında
Suriye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Temsilcisi İbrahim Ulabi, DSG ile Şam arasındaki entegrasyon sürecinin savaş yerine siyasi çözüm anlayışıyla ilerlediğini belirterek, Kürtlerin haklarının birçok farklı yolla güvence altına alındığını söyledi. Ulabi, Kürdistan Bölgesi'nin ise süreçte kolaylaştırıcı ve arabulucu olarak "çok olumlu bir rol" oynadığını ifade etti.

Suriye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Temsilcisi İbrahim Ulabi, New York'ta Rûdaw'a verdiği röportajda, Şam yönetimi ile Demokratik Suriye Güçleri (DSG) arasındaki entegrasyon sürecini, Kürtlerin haklarına ilişkin gelişmeleri ve Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani'nin Şam ziyaretini değerlendirdi.
Ulabi, DSG ile Suriye hükümeti arasında varılan anlaşmayı "tarihi bir an" olarak nitelendirerek, tarafların sorunların çözümünde savaşın bir seçenek olmadığını gördüğünü söyledi.
“Haklar sadece silahla kazanılmaz”
Tarafların dar siyasi ve askeri yaklaşımları aşarak daha geniş bir ulusal vizyon doğrultusunda hareket etmeye başladığını belirten Ulabi, Kürtlerin haklarının yalnızca silahlı mücadeleyle elde edilebilecek haklar olmadığını savundu.
Ulabi, "Savaşın bir seçenek olmadığını söyleyen büyük bir bilgelik sergilendi. Haklar, hükümetin 'bunlar için savaşmalısın' dediği bir şey değildir; çünkü haklar zaten birçok farklı şekilde garanti altındadır" dedi.
DSG'nin Suriye devlet yapısına entegrasyonunun bir sonuç olduğunu ifade eden Ulabi, sürecin "Yeni Suriye"nin inşasına katkı sağlayacağını belirtti.
“Kürtler devletin bir parçası olacak”
Kürtlerin DSG'nin feshedilmesi ve devlet kurumlarına entegrasyon karşılığında elde ettiği kazanımlara ilişkin konuşan Ulabi, sürecin yalnızca 13 numaralı başkanlık kararnamesiyle sınırlı olmadığını söyledi.
Ulabi, yerlerinden edilen Kürtlerin Efrin ve diğer bölgelerdeki evlerine dönmesini önemli kazanımlardan biri olarak gösterdi.
"Binlerce kişinin asıl yurtlarına döndüğünü görüyoruz, bu harika bir şey" diyen Ulabi, Kürtlerin devlet kurumlarında daha fazla temsil edileceğini belirtti.
Ulabi, Kürtlerin orduda ve hükümette üst düzey görevler üstlenmesinin yanı sıra parlamentoda da daha fazla temsil edileceğini ifade etti.
Suriye hükümetinin Kürtlere karşı düşmanlık içinde olmadığını savunan Ulabi, geçmişte yaşananların farklı görüş ve deneyimlerden kaynaklandığını, artık ise tarafların Suriye'nin geleceğini birlikte inşa ettiğini söyledi.
Kürtçe ve eğitim hakları anayasa sürecinde ele alınacak
Kürtçenin resmi statüsü ile Kürtçe eğitim hakkının yeni anayasada güvence altına alınıp alınmayacağı sorusuna da yanıt veren Ulabi, konunun siyasi geçiş süreci ve anayasa hazırlıkları kapsamında ele alınacağını söyledi.
Ulabi, anayasanın nasıl şekilleneceğinin henüz netleşmediğini belirterek, Kürtlerin devlet kurumlarındaki temsilinin ise değişen yaklaşımın göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.
Parlamentoda geleneksel Kürt kıyafetleriyle yer alan bir Kürt kadın milletvekiline dikkat çeken Ulabi, bunun Suriye tarihinde daha önce görülmemiş bir gelişme olduğunu savundu.
Ulabi, bu gelişmelerin Kürtlerin anayasal haklarının güvence altına alınmasına yönelik "temel bir düşmanlık veya direnç olmadığını" gösterdiğini söyledi.
Barzani'nin Şam ziyaretine övgü
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani'nin Şam ziyaretini de değerlendiren Ulabi, ziyareti "tarihi" olarak nitelendirdi.
Barzani'nin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüşmesinin ardından Şara'nın Kurmanci lehçesinde Kürtçe paylaşım yapmasına dikkat çeken Ulabi, bunun Suriye tarihi açısından önemli bir gelişme olduğunu belirtti.
Ulabi, Kürdistan Bölgesi'nin DSG ile Şam arasındaki entegrasyon sürecinde kolaylaştırıcı ve arabulucu rolü üstlendiğini söyledi.
"Kürdistan Bölgesi; kolaylaştırma, arabuluculuk, durumun netleştirilmesi, sürecin nasıl işleyeceği, müttefiklerin ve düşmanların kim olduğunun açıklanması konularında çok olumlu bir rol oynadı" diyen Ulabi, Irak'taki Kürtlerin ve uluslararası aktörlerin de sürece katkı sunduğunu ifade etti.
Kadın savaşçıların rolü henüz netleşmedi
Ulabi, DSG bünyesindeki kadın savaşçıların Suriye İçişleri Bakanlığı bünyesinde görev alacağı yönündeki iddialara ilişkin ise henüz kesinleşmiş bir anlaşma bulunmadığını söyledi.
Bu konunun halen görüşüldüğünü belirten Ulabi, kadın savaşçıların gelecekte hangi görevleri üstleneceğine ilişkin ayrıntıların anlaşmaya varılmasının ardından kamuoyuna açıklanacağını ifade etti.
Ulabi, genel atmosferin ise "herkesin hak ettiği daha iyi bir Suriye ve gelecek için birlikte çalışma" yönünde olduğunu söyledi.
Son güncellenme: 09:20:25







































































































































































































