İlhan Çetin: YPG, PYD ve SDG: Kürtlerin Özgürlük Gücü mü, Suriye İktidarlarının Askerî Gücü mü?

YPG, PYD ve SDG’nin geçmişten bugüne izlediği çizgi, Kürtlerin ulusal özgürlüğü açısından ciddi biçimde sorgulanmayı gerektiriyor. Bu yapılar hiçbir zaman Kürtlerin bağımsız bir ulusal askerî gücü olarak hareket etmediler.

26 Ağustos 2026 - 17:21
26 Ağustos 2026 - 17:21
 0
İlhan Çetin: YPG, PYD ve SDG: Kürtlerin Özgürlük Gücü mü, Suriye İktidarlarının Askerî Gücü mü?
Foto: AFP

YPG, PYD ve SDG’nin geçmişten bugüne izlediği çizgi, Kürtlerin ulusal özgürlüğü açısından ciddi biçimde sorgulanmayı gerektiriyor. Bu yapılar hiçbir zaman Kürtlerin bağımsız bir ulusal askerî gücü olarak hareket etmediler. Kürt gençlerinin fedakârlıkları ve yaşamları üzerinden askerî ve siyasi bir güç oluştururken, Kürt halkının ulusal haklarını kalıcı bir statüye dönüştürecek bir siyasal çizgi ortaya koyamadılar.

Suriye’de Esad rejiminin hakim olduğu dönemde rejimle kurdukları ilişkiler çerçevesinde silah ve maaş desteği aldılar; rejimin kontrolündeki yapıların yanında bölgedeki askerî varlıklarını sürdürdüler.

Bugün ise aynı yapıların Şara yönetimiyle kurduğu ilişki, benzer bir tartışmayı yeniden gündeme getiriyor.

Asıl dikkat çekici olan ise Rojava’da bu güçlerin askerî üstünlüğe ve önemli bir uluslararası desteğe sahip oldukları dönemde, Kürt halkının ulusal statüsünü açıkça talep etmek yerine sürekli olarak “Suriye’nin toprak bütünlüğü” vurgusu yapmalarıdır.

Oysa tarihsel olarak bakıldığında, bir halkın kendi geleceği konusunda söz sahibi olabilmesi yalnızca askerî güce sahip olmakla değil, bu gücü siyasal bir hedef ve ulusal bir statü talebiyle birleştirmekle mümkündür.

Nihayet maske düştü, görevlerini tamamladılar. Mazlum Abdi Şam’da düzenlediği basın toplantısında SDG Suriye de bağımsız bir askeri güçtü. SDG'nin varlığına son verdiğini ve Suriye ordusuna tam entegrasyonun sağlandığını’ ilan ederek ‘Kominal, Kantonal, Kadın özgürlükçü paradigmalı Rojava Devrimi’ nin de satılışını tamamladıklarını duyurdu.

PYD, YPG, SDG hiçbir zaman bağımsız bir güç olmadılar. Asıl görevleri Suriye iktidarlarına lejonerlikti.

Öcalan’ın emri ve PKK nin yönlendirmesiyle on binlerce Kürdün yaşamına mal olan Rojava’daki kazanımlarını tam bir teslimiyetle HTŞ/ Coloni başkanlığındaki Arap Suriye Cumhuriyeti’ne ‘tek ordu tek hükümet ve tek devlet anlayışıyla entegre eden zihniyet Kürtlerin mücadele tarihine kara bir sayfa olarak eklendi.

Bugün “Kürtler için şunu yapacağız, bunu yapacağız” biçimindeki açıklamaların geçmişteki politik tercihlerle ciddi bir çelişki taşıdığı görülüyor. Çünkü siyasi sonuç üretmeyen, Kürtlerin kolektif haklarını güvence altına almayan ve kalıcı bir statü oluşturamayan politikaların geleceğe ilişkin vaatlerinin de inandırıcılığı zayıftır.

Önümüzdeki süreç bu yapılar açısından önemli bir sınav olacaktır. “Orduya entegre olduk”, “devlet memuru olduk” veya benzeri ifadelerle yeni Suriye düzeninin kurumları içerisine giren kadroların, yarın Şara yönetiminin politikalarına ne ölçüde bağlı hareket edeceğini zaman gösterecektir.

Asıl mesele şudur: Kürtler kendi özgürlük ve ulusal hakları için mücadele eden bağımsız bir siyasi iradeye mi sahip olacak, yoksa farklı iktidarların askerî ve siyasi hesaplarında kullanılabilecek bir güç olarak mı kalacak?

Kürt halkının ihtiyacı, başka iktidarların lejyoner gücü olmak değil; kendi siyasi iradesini, ulusal haklarını ve demokratik geleceğini güvence altına alacak bağımsız bir siyasal çizgi geliştirmektir.

İlhan Çetin

HAK-PAR Genel Başkan Yardımcısı

Bu haber toplam 1 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 17:22:01