Mazlum Abdi'nin Şam ziyareti: Suriye Kürtleri için kritik bir denge sınavı
DSG, Şam’la entegrasyonunun tamamlandığını söylüyor ancak savaşçıları, silahları ve Kürtlerin gelecekteki özyönetimi konusunda önemli sorular hâlâ yanıt bekliyor.

Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri’nin (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, DSG yetkilileri ve konuya yakın kaynaklara göre pazartesi günü Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ve diğer yetkililerle görüşmek üzere Şam’a gitti.
Abdi’nin, DSG’nin dış ilişkilerden sorumlu üst düzey yetkilisi İlham Ahmed’in eşlik ettiği bildirildi.
Abdi’nin, son olarak 4 Ağustos’ta Şam’da görüştüğü Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara ile görüşüp görüşmeyeceği ise belirsizliğini koruyor.
Neden önemli?
Ziyaret, Abdi’nin 20 Ağustos’ta Kürtlerin öncülüğündeki özerk yapının güvenlik, askeri ve idari kurumlarının merkezi hükümetle entegrasyon sürecinin “tamamlandığını ve sona erdiğini” ve “yeni bir aşamanın” başladığını açıklamasının ardından gerçekleşti.
Ancak Abdi, Şam ve Ankara’nın temel taleplerinden biri olan DSG’nin feshedildiğini açıklamadı.
Abdi bu açıklamaları, özerk Kürt yönetiminin gayriresmî başkenti Kamışlo’nın 100. yıl dönümü nedeniyle düzenlenen ve kısa sürede Kürtlerin birlik gösterisine dönüşen hareketli bir etkinlik sırasında yaptı.
Açıklamaları, 29 Ocak entegrasyon anlaşmasının uygulanmasını denetleyen Suriye cumhurbaşkanlığı ekibinin sözcüsü ve Haseke Vali Yardımcısı Ahmed el-Hilali tarafından memnuniyetle karşılandı. Söz konusu anlaşma ABD’nin arabuluculuğunda yapılmıştı.
Ancak Şam’dan açıklamaya yönelik çok az tepki geldi. Taraflar arasındaki en önemli sorunlardan biri, Suriye ordusuna dahil edilmeyen binlerce DSG savaşçısının ve bunların silahlarının geleceği.
Rakamlar değişiklik gösteriyor. Ancak Rudaw’ın DSG yetkililerine dayandırdığı bilgilere göre, yaklaşık 5 bin DSG savaşçısı 29 Ocak anlaşması kapsamında oluşturulan dört ayrı tugaya dahil edildi. Yaklaşık 1.000 kişi ise Afrin’e döndü ve burada başka bir tugayın kurulması bekleniyor. Yaklaşık 2 bin savaşçının daha bu gruplara katılması bekleniyor.
Bununla birlikte, tamamı kadınlardan oluşan Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) üyeleri de dahil olmak üzere en az 10 bin DSG savaşçısının statüsü hâlâ çözüme kavuşturulmuş değil.
Ne yapacaklar? Maaşlarını kim ödeyecek?
Gelecekleri belirlenene kadar Abdi, DSG’nin resmen sona erdiğini ilan etmekte isteksiz davranıyor.
Bu durum, kontrolünü pekiştirmek amacıyla Türkiye tarafından desteklenen gruplar da dahil olmak üzere çeşitli silahlı gruplarla entegrasyon anlaşmaları yapan Şara açısından ciddi bir rahatsızlık kaynağı.
Yeni bir Kürt partisi mi?
Abdi’nin kuzeydoğuda Türkiye’deki Kürt yanlısı DEM Parti’yi model alan yeni bir laik yanlısı parti kuracağı yönündeki iddialar da aynı derecede rahatsızlık verici.
Al-Monitor haber ajansına konuşan kaynaklardan biri, Abdi’nin liberal değerleri ve kadın haklarını savunmasının yanı sıra Hristiyanlar ve Ezidiler gibi azınlık grupları ile DSG’nin yönettiği kuzeydoğu bölgelerindeki Arapları da savunacak bir parti kurmayı planladığını söyledi.
Kaynak, Abdi’nin sivil toplum üyeleri ile Avrupa’da yaşayan, iyi eğitimli Kürtleri ekibine katılmaya davet ettiğini belirtti.
Suriyeli yetkililer Al-Monitor’a yaptıkları açıklamada, Şara’nın Abdi’yi kendi kontrolü altında Şam’da görmek istediğini söyledi.
Ancak DSG kaynaklarına göre Kürt komutan, daha önce kendisine önerilen, yetkileri belirsiz ve gerçek bir gücü olmayan danışmanlık görevini kabul etmedi.
Kaynaklara göre ABD başlangıçta Abdi’nin Suriye Ulusal Güvenlik Konseyi’nde yer alması için baskı yaptı ancak Şara bu fikre karşı çıktı.
Kaynaklardan biri, “Ne Şam ne de Ankara onun gerçek bir güce sahip olmasını istiyor” dedi.
Kaynak, Abdi’ye uygun bir görev verilmediği sürece yeni parti planlarından vazgeçmesinin beklenmediğini belirterek, “Neden vazgeçsin?” diye sordu.
Abdi’nin son dönemde Kürt ulusal kıyafetleri ve şık takım elbiselerle kamuoyu önüne çıkması, askeri rolden siyasi role geçiş yaptığı yönündeki spekülasyonları artırdı.
Ancak Abdi yeni bir siyasi parti kuracağına dair henüz resmi bir açıklama yapmadı. Bu da Şam’la yeni görüşmeler için kapıyı açık bırakıyor.
Ekonomik kaynaklar
Her durumda önemli bir soru, Abdi’nin kullanımına ne tür kaynakların sunulacağı.
Petrol, Kürtlerin öncülüğündeki yönetimin en önemli gelir kaynaklarından biriydi. Ancak Suriye ordusu ocak ayında Kürtlerin kontrol ettiği toprakların yaklaşık yüzde 80’ini geri aldı. Bunlar arasında Suriye petrolünün önemli bölümünün bulunduğu Deyrezzor da yer alıyor.
Teksas merkezli HKN şirketi kısa süre önce Rımeylan yakınlarındaki sekiz petrol sahasını DSG’den devraldı.
Gulf Sands Petroleum ise Türkiye ve Irak sınırlarına yakın Blok 26’daki faaliyetlerine 14 yıllık aranın ardından yeniden başladı. İngiliz şirket daha önce DSG’yi petrolünü “çalmakla” suçlamıştı.
Arap-Kürt gerilimi
Pazarlıklar, Şam’ın yatıştırmaya çalıştığı ve giderek kaynayan Arap-Kürt geriliminin ortasında yürütülüyor.
Gerilim noktalarından biri, bazı Arap aşiretlerinin temmuz ayında DSG’nin ve Kürtlerin öncülüğündeki yönetimin feshedilmesi ve bölge üzerinde Suriye hükümetinin tam yetkisinin yeniden tesis edilmesi çağrısıyla harekete geçtiği Haseke.
Düşmanlık, Türkiye’nin Ekim 2019’daki işgali sırasında kentten yerinden edilen yaklaşık 400 Kürdün 29 Ocak anlaşması kapsamında geri dönmesi sırasında Serêkaniye’de şiddete dönüştü.
Silahlı kişiler konvoya saldırarak araçları parçaladı ve ateş açtı. Aileler daha sonra yeniden yerleştirildi ancak geri dönüşler durduruldu.
Yerlerinden edilen on binlerce Kürdün yeniden yerleştirilmesi ve Kürtçe eğitim, Abdi’nin ifadesiyle Kürtlerin açık ve net talepleri arasında yer alıyor ve Şam’la görüşülen diğer birçok konu arasında bulunuyor.
Bu çerçevede Abdi’nin entegrasyonun “tamamlandığı” yönündeki açıklaması, tüm güçlerinden vazgeçmeden önce zaman kazanmayı amaçlıyor gibi görünüyor.
Son güncellenme: 12:56:18





































































































































































































