İsrail-Türkiye hattında Suriye gerilimi: Rusya modeli tekrarlanabilir mi?

The Jerusalem Post analizine göre, İsrail ile Rusya arasında yıllarca işleyen çatışmasızlık modelinin Türkiye ile tekrarlanması, Ankara ile Tel Aviv arasındaki siyasi ve stratejik gerilim nedeniyle daha zorlu görünüyor.

21 Ağustos 2026 - 22:39
21 Ağustos 2026 - 22:39
 0
İsrail-Türkiye hattında Suriye gerilimi: Rusya modeli tekrarlanabilir mi?

İsrail’in Suriye’de Türkiye ile karşı karşıya gelme ihtimali, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun 2015 yılında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile oluşturduğu çatışmasızlık mekanizmasını yeniden gündeme taşıdı. The Jerusalem Post yazarı Herb Keinon, İsrail ile Rusya arasında yıllarca işleyen modelin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimindeki Türkiye ile uygulanıp uygulanamayacağını değerlendirdi.

İsrail ile Rusya arasındaki mekanizma, Moskova’nın 2015’te Suriye’ye askeri müdahalede bulunmasının ardından oluşturulmuştu. Netanyahu, Rusya’nın operasyonlarına başlamasından kısa süre önce Moskova’ya giderek Putin ile görüşmüş, yanında dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot ve Askeri İstihbarat Başkanı Herzi Halevi’yi de götürmüştü.

Görüşmelerin ardınan iki ülke, Suriye hava sahasında uçaklarının yanlışlıkla karşı karşıya gelmesini önlemek amacıyla bir çatışmasızlık düzeni oluşturmuştu.

Rusya ile çalışan model Türkiye'de neden daha zor?

Keinon’a göre İsrail ve Rusya, Suriye’de farklı hedeflere sahip olmalarına rağmen ortak bir zeminde buluşabilmişti. Moskova’nın önceliği Beşar Esad yönetimini ayakta tutmak, Suriye’deki Rus askeri varlığını korumak ve Akdeniz’deki nüfuzunu sürdürmekti.

İsrail ise İran ve Hizbullah’ın Suriye’de askeri olarak güçlenmesini engellemeye odaklanıyordu. Bu nedenle iki taraf, birbirlerinin temel çıkarlarına dokunmadığı sürece kendi hedeflerinin peşinden gitmeyi kabul etmişti.

İsrail, İran ve Hizbullah bağlantılı hedeflere yönelik yüzlerce saldırı düzenlerken Rusya’nın askeri varlığını doğrudan hedef almaktan kaçındı. Rusya da İsrail’in operasyonlarına, bunlar Esad rejiminin varlığını tehdit etmediği sürece büyük ölçüde müdahale etmedi.

Ancak The Jerusalem Post analizine göre Türkiye ile kurulması muhtemel bir mekanizma aynı koşullara sahip değil.

Türkiye’nin Suriye’deki hedefleri arasında güney sınırının güvenliğini sağlamak, Kürt grupların etkisini sınırlamak, yeni Suriye devletinin şekillenmesinde rol almak ve Ankara’nın bölgesel nüfuzunu artırmak bulunuyor.

Ebu Zuhur saldırısı gerilimi tırmandırdı

Tartışmanın merkezinde İsrail’in 18 Ağustos’ta Suriye’nin İdlib bölgesindeki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne düzenlediği saldırı bulunuyor.

İsrail, saldırının ardından Suriye’nin Türkiye’nin bölgede askeri konuşlanmasına izin vererek İsrail ile varılan güvenlik statükosunu ihlal etmek üzere olduğunu savundu. Ankara ise İsrail’in iddialarını reddetti.

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ise saldırının İsrail ile Türkiye arasında doğrudan bir askeri çatışmaya dönüşme riski taşıdığını belirtti. Barrack’a göre Türk güçleri, İsrail uçaklarının üsse yöneldiğinden ve operasyonun amacından haberdar değildi. Bu durumun Ankara’nın kendi savaş uçaklarını harekete geçirmesine yol açabileceğini söyledi.

Bu nedenle Washington, İsrail, Türkiye ve Suriye arasında doğrudan iletişim ve çatışmasızlık mekanizması kurulmasını destekliyor.

Ankara ile Tel Aviv arasında temel fark

Keinon, Putin dönemindeki Rusya ile Erdoğan yönetimindeki Türkiye arasında önemli bir fark bulunduğuna dikkat çekiyor.

Rusya’nın Suriye’ye müdahalesinin temel amacı İsrail’e karşı mücadele etmek değildi. Moskova, Esad yönetimini korumak ve kendi bölgesel çıkarlarını güvence altına almak için hareket ediyordu.

Türkiye’nin Suriye’deki artan rolü ise Ankara’nın doğrudan güvenlik ve bölgesel nüfuz hedefleriyle bağlantılı. Üstelik Türkiye ile İsrail arasındaki siyasi ilişkiler son yıllarda ciddi biçimde gerilmiş durumda.

Bu nedenle İsrail açısından Ankara’nın Suriye’de askeri kapasitesini artırması, yalnızca Suriye sahasındaki güç dengesiyle ilgili değil, doğrudan İsrail’in güvenlik hesaplarıyla da bağlantılı görülüyor.

Washington'ın rolü belirleyici olabilir

İsrail ile Türkiye arasında doğrudan bir çatışmanın önlenmesinde ABD’nin arabuluculuğu kritik önem taşıyor. Washington, NATO üyesi Türkiye ile İsrail arasında Suriye üzerinden çıkabilecek bir askeri krizin kontrolden çıkmasını istemiyor.

The Jerusalem Post’un değerlendirmesine göre, İsrail ve Türkiye’nin kendi başlarına 2015’teki İsrail-Rusya modelini yeniden oluşturması kolay görünmüyor. Ancak iki tarafın da yanlış hesaplama sonucu doğrudan savaşa sürüklenmekten çıkarı olmadığı için bir iletişim mekanizması kurulması zorunlu hale gelebilir.

Bu çerçevede ortaya çıkacak düzenlemenin, İsrail ile Rusya arasındaki eski modelden farklı olarak Washington tarafından desteklenen ve Suriye’deki askeri hareketliliği daha sıkı biçimde kontrol eden bir yapı olması bekleniyor.

İsrail’in temel kırmızı çizgisi, Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığının İsrail Hava Kuvvetleri’nin hareket serbestisini ve özellikle İran’a yönelik operasyon kapasitesini tehdit etmemesi. Ankara ve Şam ise İsrail’in Suriye’nin egemenliğine saygı göstermesini ve yeni Suriye yönetiminin ülkeyi istikrara kavuşturmasına alan bırakmasını istiyor.

Bu nedenle Suriye, İsrail ile Türkiye arasında yalnızca bölgesel nüfuz mücadelesinin değil, aynı zamanda iki ülkenin doğrudan askeri çatışmasını önleyecek yeni bir güvenlik düzeninin de sınandığı alan haline geliyor.

Bu haber toplam 1 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 22:39:37