Trump'ın 'ekonomik çıkartması' İran'a ne kadar zarar verebilir?
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a karşı hızlı bir zafer sözü vermesinden yaklaşık altı ay sonra, çatışma bir çıkmaza girmiş gibi görünüyor ve askeri bir zafer veya müzakere yoluyla çözüm olasılığı giderek azalıyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı hızlı bir zafer sözü vermesinin üzerinden yaklaşık altı ay geçerken, çatışmanın çıkmaza girdiği ve askeri zafer ya da müzakere yoluyla çözüm ihtimalinin giderek azaldığı değerlendiriliyor.
Bu çıkmazı aşmaya çalışan Trump yönetimi, İran’la ekonomik ilişkilerini sürdüren ülkelere yönelik baskıyı artırmaya hazırlanıyor. Trump, İran’la iş yapan ülkelerin “çok ağır” ekonomik sonuçlarla karşılaşacağı yeni bir “ekonomik çıkartma Günü” ilan etti.
Ancak İran’ın uzun yıllardır ağır yaptırımlara maruz kaldığı ve yaptırımların yarattığı ekonomik baskıya rağmen alternatif ticaret ve finans kanalları geliştirdiği belirtiliyor. Bu nedenle Washington açısından temel soru, yeni ve daha kapsamlı yaptırımların önceki ekonomik baskı politikalarından daha etkili olup olmayacağı.
Yaptırımların ayrıntıları 24 Ağustos'ta açıklanacak
Yeni ABD ekonomik baskı kampanyasının nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntılar henüz netleşmiş değil. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, mekanizmanın ayrıntılarını 24 Ağustos’ta düzenleyeceği basın toplantısında açıklayacağını belirtti.
Bessent ise CNBC’ye verdiği röportajda, ABD’nin İran’a ekonomik destek sağladığını düşündüğü ülkelere karşı harekete geçmeye hazır olduğu mesajını verdi.
Bessent, İran’la ticaret yapmaya, para transfer etmeye, petrol satın almaya veya deniz yoluyla para taşımaya devam eden ülkelerin ABD yaptırımlarıyla karşılaşabileceğini söyledi.
Başkan Yardımcısı JD Vance de yeni yaptırım politikasını çatışmanın “yeni bir aşaması” olarak tanımladı. Vance, ekonomik baskının ABD’nin elindeki “en etkili” araç olduğunu savundu ve Washington’ın bu baskıyı sürdürmeye devam edeceğini belirtti.
Trump döneminde yaptırım politikası yeniden sertleşti
İran, 1979’da İslam Cumhuriyeti’nin kurulmasından bu yana ABD’nin önemli yaptırımlarıyla karşı karşıya bulunuyor.
ABD’nin İran’a yönelik ekonomik baskısı, Trump’ın ilk başkanlık döneminde, İran ile dünya güçleri arasında 2015’te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ndan (JCPOA) Washington’ın çekilmesiyle daha da yoğunlaştı.
Mevcut çatışma sırasında ise ABD yönetimi, İran rejiminin finansal akışlarına yönelik yaptırımlarla İran limanlarına yönelik deniz ablukasını bir araya getiren **“Ekonomik Öfke Operasyonu”**nu duyurdu.
Washington’daki Atlantik Konseyi’nde jeostrateji uzmanı ve eski Savunma Bakanlığı politika danışmanı Imran Bayoumi, yeni açıklamaların Trump yönetiminde diğer seçeneklerin istenen sonucu vermemesinden kaynaklanan hayal kırıklığını yansıttığını söyledi.
Bayoumi, bunun ABD’nin savaşta “neredeyse sıkışıp kaldığının” göstergesi olduğunu belirterek ekonomik baskının Washington’ın kullandığı araçlardan yalnızca biri olduğunu ifade etti.
Uzman, ABD yönetiminin askeri ve ekonomik araçların nasıl bir strateji içinde kullanılacağı konusunda henüz net bir çerçeve ortaya koymadığını savundu.
Hedefte üçüncü ülkeler olabilir
ABD Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi’nde (OFAC) sekiz yıl görev yapan yaptırım uzmanı Michael Parker’a göre Washington’ın yeni stratejisi, İran’la ticaret yapmayı sürdüren ancak ekonomileri ABD dolarına bağımlı üçüncü ülkeleri hedef alabilir.
Parker, ABD’nin şimdiye kadar yabancı finans kuruluşlarına yönelik ikincil yaptırım tehdidini daha çok yaptırım politikasına uyumu teşvik etmek amacıyla kullandığını belirtti.
Yeni stratejinin ise ABD dolarıyla bağlantılı olan ve İran’la ekonomik ilişkilerini sürdüren finans kuruluşları ve diğer aktörlere yönelik baskıyı genişletebileceği değerlendiriliyor.
Parker, İran’ın yaptırımları aşmasına yardımcı olan veya İran hazinesine para aktaran yabancı finans kuruluşlarının da hedef alınabileceğini söyledi.
İran yaptırımları aşmak için alternatif kanallara yöneliyor
İran’ın yeni yaptırım hamlesine nasıl yanıt vereceği belirsizliğini korurken, yaptırım uzmanları Tahran’ın mevcut yaptırımları aşmak için alternatif ve düzensiz kanalları kullanma konusunda önemli bir deneyim kazandığına dikkat çekiyor.
Bu yöntemler arasında petrol taşımacılığında kullanılan “gölge” gemiler ve ABD yaptırımlarının kapsamı dışında kalan yeni ticaret alanları bulunuyor.
Londra Borsası’ndan ihracat kontrolü ve yaptırımlar yöneticisi Muhammed Hammouda, İran’ın yaptırımlara hızlı şekilde uyum sağladığını ve yeni yaptırım kararlarının ardından alternatif yollar geliştirdiğini belirtti.
Hammouda, yaptırımların kağıt üzerinde kalabildiğini, asıl mücadelenin ise perde arkasında yaptırımların uygulanması ve bunları aşmaya çalışan aktörlerin tespit edilmesi konusunda yaşandığını söyledi.
Türkiye, Irak ve Çin'in tutumu belirleyici olabilir
Yeni yaptırımların etkisinin önemli ölçüde İran’la ekonomik ilişkileri bulunan ülkelerin vereceği tepkiye bağlı olacağı belirtiliyor.
Bu kapsamda Türkiye ve Irak gibi ABD müttefiklerinin yanı sıra Çin’in de Washington’ın yeni ekonomik baskı kampanyasının hedefinde olabileceği değerlendiriliyor.
Parker’a göre İran’ın yaptırımları aşma kapasitesi yalnızca Tahran’ın kendi çabalarına değil, diğer ülkelerin ve finans kuruluşlarının İran’a resmi bankacılık sistemine erişim sağlamaya ne ölçüde devam edeceğine de bağlı.
Parker, yaptırımların gücünün hedef ülkelerin ABD’nin dış politika hedeflerine uyma isteğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti.
“Asıl soru stratejinin ne olduğu”
Bazı uzmanlar ise ABD’nin yeni yaptırım politikasının hedef ülkeler üzerinde beklenen etkiyi yaratıp yaratamayacağından şüphe duyuyor.
Bayoumi, özellikle Çin’in Washington’ın baskısına boyun eğmesinin düşük bir ihtimal olduğunu belirterek, bu ülkelerin Trump yönetimiyle kendi çıkarları arasında denge kurmayı başardığını ifade etti.
Bayoumi’ye göre yaptırımlar ABD’nin elindeki bir başka araç olsa da daha büyük bir strateji sorunu devam ediyor.
Uzman, Washington’ın İran konusunda nihai olarak neyi başarmaya çalıştığına ilişkin net bir strateji ortaya koymadan, yeni ekonomik yaptırımların uzun vadede çatışmanın seyrini değiştireceğinin garanti olmadığını savundu.
Son güncellenme: 09:46:02



































































































































































































