Ahmet Lolani: Peşmerge’nin Birleşmesi: Kürt Halkının Geleceğine Doğan Yeni Bir Umut

Kürt halkının tarihinde bazı gelişmeler vardır ki yalnızca yaşandıkları dönemi değil, gelecek kuşakların umutlarını da şekillendirir. Peşmerge güçlerinin tek çatı altında birleşmesi, böyle bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Uzun yıllar farklı siyasi yapılara bağlı olarak görev yapan Peşmerge birliklerinin ortak bir komuta altında toplanması, yalnızca askeri bir reform değil; Kürt toplumunun birlik, dayanışma ve ortak gelecek arayışı açısından da önemli bir dönüm noktasıdır.
21 Eylül 2026 tarihinde Kürdistan Bölgesi’nde ilan edilen birleşme, yıllardır beklenen bir hedefin somutlaşmasını temsil ediyor. Bu adım, geçmişte yaşanan siyasi ayrılıkların aşılabileceğini ve ortak çıkarlar söz konusu olduğunda farklı siyasi güçlerin aynı hedef etrafında buluşabileceğini göstermesi bakımından büyük anlam taşıyor.
Kürt halkının yakın tarihi, büyük fedakârlıkların yanı sıra siyasi anlaşmazlıkların ve iç bölünmelerin de tarihidir. Farklı siyasi hareketlerin zaman zaman birbirleriyle yaşadığı çatışmalar, toplumun hafızasında derin izler bırakmıştır.
Özellikle geçmişte yaşanan kardeş çatışmaları, Kürt halkına birlik olamamanın ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğini göstermiştir. Aynı halkın evlatlarının farklı siyasi yapıların askeri güçleri içerisinde yer alması, ortak bir ulusal kurumun oluşmasının önündeki önemli engellerden biri olmuştur.
Bugün Peşmerge güçlerinin birleşmesiyle birlikte bu tarihsel sorunun aşılması yönünde önemli bir adım atılmıştır. Bu gelişmenin en anlamlı yönlerinden biri, farklı siyasi geleneklerden gelen insanların ortak bir kurumsal yapı içerisinde görev yapabilecek olmasıdır. Çünkü bir halkın geleceği yalnızca siyasi partilerin gücüne değil, ortak kurumlarının sağlamlığına ve toplumun bu kurumlara duyduğu güvene de bağlıdır.
Peşmerge, Kürtlerin tarihsel hafızasında önemli bir yere sahiptir. Dağlarda verilen mücadelelerden DAİŞ’e karşı yürütülen savaşa kadar birçok dönemde Peşmerge, Kürdistan Bölgesi’nin savunulmasında önemli görevler üstlenmiştir.
Ancak Peşmerge’nin gerçek anlamda ortak bir kuruma dönüşmesi, yalnızca askeri birliklerin aynı bakanlığa bağlanmasıyla tamamlanamaz. Asıl önemli olan, Peşmerge’nin siyasi parti rekabetlerinden bağımsız, profesyonel, hukuka bağlı ve toplumun bütün kesimlerine eşit mesafede duran bir güvenlik kurumu haline gelmesidir.
Bir Peşmerge’nin hangi siyasi görüşe sahip olduğu değil, görevini hangi sorumluluk ve disiplin anlayışıyla yerine getirdiği esas olmalıdır. Kürt halkının ihtiyaç duyduğu güven duygusu da burada yatmaktadır: Güvenlik kurumlarının siyasi anlaşmazlıkların bir parçası değil, toplumsal barışın ve istikrarın güvencesi olması.
Peşmerge’nin birleşmesi, askeri boyutunun ötesinde güçlü bir toplumsal anlam taşıyor. Çünkü Kürt halkının farklı kesimlerinde uzun zamandır ortak bir beklenti bulunuyor: Siyasi farklılıkların çatışmaya dönüşmediği, ortak değerlerin korunduğu ve gelecek kuşakların daha güvenli koşullarda yaşayabildiği bir toplum.
Bu nedenle birleşme, Kürdistan Bölgesi’ndeki gelişmeleri yakından takip eden Kürtler açısından umut verici bir mesaj taşıyor. Bakur’da, Başûr’da, Rojava’da, Rojhilat’ta ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Kürtler için bu gelişmenin sembolik anlamı, siyasi farklılıklara rağmen ortak hedeflerde buluşmanın mümkün olabileceğidir.
Elbette Kürt toplumunun farklı bölgelerdeki siyasi koşulları ve beklentileri birbirinden ayrılmaktadır. Ancak barış, güvenlik, kültürel haklar, demokratik temsil ve gelecek kuşaklara daha iyi yaşam koşulları bırakma arzusu, geniş bir ortak zemin oluşturmaktadır. Peşmerge’nin birleşmesi de bu ortak zeminin kurumsal düzeyde güçlendirilebileceğine dair bir umut kaynağıdır.
Peşmerge güçlerinin birleşmesi önemli olmakla birlikte, Kürt toplumunun bütün sorunlarını tek başına çözmeyecektir. Gerçek ve kalıcı birlik; demokratik kurumların güçlendirilmesi, hukukun üstünlüğü, ekonomik kalkınma, eğitimde fırsat eşitliği, gençlerin geleceğe güvenle bakabilmesi ve siyasi anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesiyle mümkün olacaktır.
Birleşik bir güvenlik yapısının yanında güçlü bir parlamento, bağımsız bir yargı, hesap verebilir bir yönetim ve özgür bir sivil toplum da gereklidir. Özellikle genç kuşakların umudunu yalnızca askeri gelişmelere değil, iyi bir eğitim alabilecekleri, çalışabilecekleri, düşüncelerini özgürce ifade edebilecekleri ve güven içerisinde yaşayabilecekleri bir geleceğe bağlamak gerekir.
Bu nedenle Peşmerge’nin birleşmesi bir son değil, daha kapsamlı bir kurumsallaşma ve toplumsal uzlaşma sürecinin başlangıcı olarak görülmelidir.
Kürt halkının tarihinde acılar, kayıplar ve fedakârlıklar önemli bir yer tutmaktadır. Ancak gelecek yalnızca geçmişin acıları üzerinden inşa edilemez. Geleceği şekillendiren asıl güç, geçmişten ders çıkararak yeni bir ortak yaşam anlayışı geliştirebilmektir.
Bugün Peşmerge güçlerinin birleşmesi, geçmişteki siyasi ayrılıkların sonsuza kadar devam etmek zorunda olmadığını gösteren anlamlı bir örnektir. Bu adımın kalıcı bir başarıya dönüşmesi için siyasi liderlerin ortak kurumlara bağlılığı sürdürmesi, askeri kararların profesyonel esaslarla alınması ve toplumun bütün kesimlerinin bu kuruma güven duyabilmesi gerekmektedir.
Çünkü gerçek birlik, yalnızca aynı üniformayı giymek değildir. Gerçek birlik; ortak sorumluluk taşımak, farklılıklara saygı göstermek ve toplumun geleceğini siyasi çıkarların üzerinde tutabilmektir.
Peşmerge’nin birleşmesi, Kürt halkının yakın tarihinde önemli bir gelişme olarak yerini almıştır. Bu gelişmenin en büyük anlamı, yalnızca askeri gücün tek merkezde toplanması değil, uzun yıllar boyunca zor görülen bir ortaklaşmanın mümkün hale gelmesidir.
Bugün atılan adım, yarının bütün sorunlarının çözüldüğü anlamına gelmiyor. Ancak Kürt toplumuna, siyasi farklılıkların aşılabileceğini, ortak kurumların kurulabileceğini ve daha istikrarlı bir geleceğin birlikte inşa edilebileceğini hatırlatıyor.
Bir halkın geleceğe duyduğu umut, yalnızca sahip olduğu güçten değil, o gücü ortak sorumluluk ve barış içerisinde yönetebilme iradesinden doğar.
Peşmerge’nin birleşmesiyle açılan bu yeni sayfanın, Kürdistan Bölgesi’nde kalıcı barışa, demokratik kurumların güçlenmesine ve gelecek kuşakların daha güvenli bir yaşam sürmesine katkı sağlaması en büyük temennidir. Çünkü bir halkın en büyük kazanımı, yalnızca birlikte güçlü olmak değil, birlikte huzur içerisinde yaşayabilmektir.
Son güncellenme: 21:30:27






































































































































































































