İsrail Neden Türkiye ve Öcalan'ın Gündeminde?

''Süreç ile ilgili Kandil ve DEM Parti ve uzantıları "AKP hiçbir şey vermeden her şeyi almak istiyor" diyorlar. Önce günaydın diyerek sormak lazım; Siz Öcalan'a statüden başka ne istiyorsunuz?.... ''

1 Mayıs 2026 - 13:36
1 Mayıs 2026 - 13:36
 0
İsrail Neden Türkiye ve Öcalan'ın Gündeminde?

Ortadoğu'daki gelişmeler ile birlikte sadece Öcalan değil, Başta DEM Parti ve TBMM'de yer alan siyasi partilerin tamamı ABD, molla rejimini ve savaş İsrail odaklı değerlendiriliyor.

Çünkü Kürd halkı ulusal sorunda iç ihanetlerle birlikte hiç olmadığı kadar politize oldu. Güney Kürdistan'ın kazanımları ile birlikte "Kürdler devlet olamaz, kendi kendilerini yönetemezler" anlayışının yıkılmasından rahatsız olanlar var..

Artan iletişim olanakları ile birlikte Kürd halkı Güney Kürdistan'da ve Rojava'daki netleşmeyen kazanımlar ile dört parçada ulusal sorunları ile tarihte hiç olmadığı kadar politikleşti.

Bütün engelleme çabalarına rağmen Kürd halkı dört parça arasındaki ulusal bağı ulusalcı partilerden önce kurdu....

Kürdlere geçen yüzyıla damgasını vuran inanç ve farklı ideolojik örgütlenmelerin neden olduğu ayrışmalar yerine yükselen ulusal bilinç ile, ulusal ilkeler ile örgütlenmeyi dayatıyor....

Halkın gerisinde kalan siyasi partiler ulusal mücadeleyi partilerin bir kısmı geçen yüzyılda kalması gereken inanç ve ideolojik mücadeleyi ulusal mücadelenin önüne koyarak  dayattıkları için asgari ilkeler ile bir araya gelip ortak ulusal politika üretilemiyor...

Yeni yüzyılda Kürdlerin en büyük eksiği bağımsızlık, federasyon ve özerkliği ,sağ ve sol görüşler ile savunanların asgari ulusal ilkeler ile oluşturacakları birliktir.

Birlik istemek ile, çağrı yapmak ile olmuyor. Birlik olabilmek için önce samimiyet, sonra birliği oluşturacak ulusal ilkeler gerekli. Ulusal ilkeleri olmayanlar ile birlik olmaz....

Her parçada asgari ilkeler ile bir araya gelinemediği için dört parçada oluşan ulusal potansiyel parçalar arasında dayanışma ve örgütsel ilişkiye dönüştürülemiyor. Güney Kürdistan ve Mesut Barzani dışında diğer üç parçadaki örgütler ve liderleri uluslar arası düzeyde muhatap olarak kabul görmüyor. "Uzun ömürler" dilenmesi gereken bir lider varsa o Mesud Barzani’dir....

Ulusa politikada uluslararası düzeyde öne çıkan bütün eksik yanlarına rağmen Güney yönetiminin kurduğu ekonomik ve siyasi ilişkilere rağmen  uluslar arası politikada önünü kesmek için Şengal gibi Kürdistan'ın kalbi olan Kerkük'ü Irak'a bağlamak için vali atanmasında bilinçli yapılan ikinci ihanet dahil Barzani ailesine yönelik yakışıksız eleştiriler ve entrikalarla engellenmek  isteniyor....

Süreç ile ilgili Kandil ve DEM Parti ve uzantıları  "AKP hiçbir şey vermeden her şeyi almak istiyor" diyorlar. Önce günaydın diyerek sormak lazım; Siz Öcalan'a statüden başka ne istiyorsunuz?....

Artık gerçekleri görelim; Sürekli iç sorun olarak değerlendirilen Kürdler ile olan sorun Ortadoğu'daki savaşlar ile birlikte Türkiye'nin dış politikasında değişikliklere yol açtığı gibi Kürdistan sorunu  haline geldi. Bu değişim aynı zamanda İran, Suriye ve Irak için de iç sorun  olmakla birlikte  Kürd ve Kürdistan sorunu olarak yeniden boyut kazandı....

Molla rejimi ve uzantılarına karşı savaşta ABD desteğini alarak elde ettiği üstünlüğün yanında Suriye'de elde ettiği kazanımlarla Dürzi'ler ve Nusayriler ile kurduğu ilişkilerin benzerini, hatta daha fazlasını Kürdlerle de kurma ihtimali İsrail'in sürekli  gündeme gelmesi için yeterli nedeni oluşturdu....

Savaşın Türkiye'ye etkilerinin hesabını yapan Bahçeli başlattığı süreçte "Kurucu lider" olarak Öcalan'ı yeniden öne çıkardı. İmralı Adası'nda devletten kendisine statü verilmesi için Kürdlerin ulusal taleplerini bireysel haklar olarak değerlendirilsin diye çabalayan Öcalan'da Bahçeli'nin kendisine tanıdığı kurucu önder olarak İsrail düşmanlığını sık sık dillendirmeye başladı....

İmralı’dan atanan DEM Parti millet vekili Cengiz Çandar'da " Türkiye'nin en büyük şansı A. Öcalan'ın İsrail karşıtı olmasıdır." diyerek Kürd halkını İsrail'e düşman yapmak isteyen Öcalan'ın kıymetinin daha çok bilinmesini yetkililere hatırlattı....

Eskiden Türkiye kendi Kürd'ü ile uğraşırdı. Savaş ile birlikte komşunun Kürd'ü ile uğraşmak zorumda kaldı. Kürdistan'ın hangi parçasında olursa olsun Kürdlerin ulusal talepleri İsrail'in talepleriymiş gibi değerlendirilip karşı çıkılıyor. Ulusal taleplerini dillendiren Kürd yurtseverleri de İsrail yandaşı olarak suçlanıyor....

 Rojava'da Kürdlerin en ufak bir ulusal kazanımı olmasın diye Ahmed el Şara'nın silahlı terör gücü HTŞ'nin yaptığı Nusayri ve Dürzi katliamları İsrail kışkırtması olarak değerlendirildi. Yeterki Suriye parçalanmasın. Çünkü Suriye parçalanırsa Batı Kürdistan ile Güney Kürdistan birleşir....

Skyes-Picot Anlaşması'nın yarattığı sorunlar (etnik ve inanç) ve neden olduğu savaşlar ile ikinci bir yüzyıl daha sürdürülemeyeceği artık görülmeli. Yeni bir düzene ihtiyaç var. Kurulması istenen yeni düzende Ortadoğu'da kurulduğu günden bu güne kuşatma altında olan İsrail'in "kendi güvenliği için" çağdaş ve dost olabileceği Kürdlerden başkası yok.

Kürdler de dörde bölünmüş ülkelerinin bağımsız olmak isteyen Güney Kürdistan Federasyonu ile  diğer üç parçada ulusal statü (bağımsız, federasyon veya en azından özerklik gibi)  kazanmak istiyor. Bu somut durumdan yola çıkarak İsrail ile Kürdlerin yakınlaşması istenmiyorsa Öcalan'a statü verip kurucu başkan ilan etmek yerine ulusal baskı ve asimilasyon politikasına son verip somut ve daha ciddi atımlar atılmalı....

  Adnan Güllüoglu


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı toplam 603 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 14:37:19