Hakan Fidan’dan PKK’nin silah bırakma sürecine ilişkin açıklama

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, PKK’nin Mayıs 2025’te kendisini feshettiğini ve silahlı mücadeleyi sona erdirdiğini açıklamasına rağmen, silahların bırakılması konusunda henüz somut adım atılmadığını söyledi.

20 Eylül 2026 - 10:05
20 Eylül 2026 - 10:06
 0
Hakan Fidan’dan PKK’nin silah bırakma sürecine ilişkin açıklama

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NTV canlı yayınında Türkiye'nin dış politikası ve gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

PKK’nin Mayıs 2025’te kendisini feshettiğini ve silahlı mücadeleye son verdiğini açıkladığını hatırlatan Fidan, aradan bir yıldan fazla süre geçmesine rağmen silahların bırakılması konusunda somut gelişme yaşanmadığını belirtti.

Fidan, “Gönül ister ki tabii daha hızlı olsun her şey. Mesela örgüt Mayıs 2025’te kendisini feshettiğini ve silahlı mücadeleye son verdiğini deklare etmiş. Geldiğimiz nokta şimdi Eylül 2026. Bir yıldan fazla bir zaman geçmiş. Silahların bırakılmasıyla ilgili somut adımların atılması şu ana kadar gerçekleşmedi.” dedi.

Sürecin dikkatli yürütülmesi gerektiğini belirten Fidan, örgütün silahlı yapısının fiilen sona ermesinin önemine dikkat çekti.

“Şu anda ortaya konmuş birtakım beyanlar, iradeler var ama pratikte tehdidin kendisini lağvetmesi, tehdit olmaktan çıkartması önemli. Bunu da çok yakından takip etmek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“Çözümün yolu şiddet değil, siyaset”

Fidan, Türkiye'de uzun yıllardır tartışılan sorunların çözümünde siyasi zeminin esas alınması gerektiğini söyledi.

Kimlik meselesine ilişkin geçmişte yapılan düzenlemelere değinen Fidan, Kürt, Alevi, Sünni ve Arap vatandaşların Türkiye Cumhuriyeti'nin eşit vatandaşları olduğunu belirtti.

Fidan, halen ilerletilebilecek alanlar bulunduğunu ancak bunun yolunun silahlı mücadele değil siyaset olduğunu vurguladı.

“Bunun yolunun şiddet değil, siyaset olduğunu” belirten Fidan, siyasi taleplerin demokratik yollarla dile getirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Bölgedeki gelişmeler yeni koşullar oluşturdu”

Suriye ve Irak'taki gelişmelerin Türkiye'deki süreci de etkilediğini belirten Fidan, silahlı grupların hareket alanlarının daraldığını söyledi.

Fidan, bundan sonraki aşamada çatışmaların pratikte sona erdirilmesine yönelik adımlar atılması gerektiğini belirtti.

Diyarbakır'da süreç mesajı

11 Eylül'de Diyarbakır'ı ziyaret ettiğini hatırlatan Fidan, kentte farklı siyasi, ticari, inançsal ve kültürel çevrelerden temsilcilerle görüştüğünü söyledi.

Fidan, sürecin Diyarbakır'da olumlu karşılandığını belirterek, bölgedeki insanların artık güvenlik ve çatışma yerine ekonomik kalkınma, sanayileşme ve ulaşım gibi konulara odaklandığını ifade etti.

“Ülke, bölgedeki kardeşlerim artık diyorlar ki, ‘Diyarbakır’ın sanayileşmesi için ne yapıyorsunuz? Belirli bir sanayi kapasitemiz var, daha fazla nasıl sanayileşeceğiz?’” diyen Fidan, bu tartışmaların başlamasını önemli bulduğunu söyledi.

“Süreç sınır ötesindeki Kürtleri de etkileyecek”

Fidan, Türkiye'deki sürecin Suriye ve Irak'ta yaşayan Kürtleri de etkileyebileceğini belirtti.

Türkiye'nin ürettiği istikrarın bölge ülkelerine de yansıdığını savunan Fidan, Suriye ve Irak'taki Kürtlerin de Türkiye'nin ürettiği istikrar ve refahtan pay alacağını söyledi.

Suriye ve Irak vurgusu

Fidan, Suriye ve Irak'taki gelişmelerin Türkiye'deki sürecin tamamlayıcı unsurları olduğunu belirtti.

Bağdat ve Şam yönetimlerinin kendi ülkelerinde devlet dışı silahlı grupların bulunmasına karşı olduğunu ifade eden Fidan, Türkiye'deki siyasi taleplerin de silahlı mücadele yerine siyaset yoluyla dile getirilmesi gerektiğini söyledi.

Fidan, PKK'nin ortaya çıkan siyasi ortamı değerlendirmesi gerektiğini belirterek, “Umarız örgüt bu imkânı iyi değerlendirir. Karşılıklı atılacak adımlarla da bu sorunu inşallah kalıcı olarak gündemimizden çıkartırız.” dedi.

DSG'nin Suriye'ye entegrasyonu

Fidan, Demokratik Suriye Güçleri'nin (DSG) Suriye devletine entegrasyon sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Tarafların süreci ilerletmeye yönelik irade ortaya koyduğunu belirten Fidan, açıklamaların pratik adımlarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.

“Şu anda ortaya konan beyanatlar iyi. Bunun gerisinde pratik adımların da atılması gerekiyor. Onu da yakından takip ediyoruz.” diyen Fidan, Türkiye'nin Suriye'deki güvenlik ve istihbarat kurumlarıyla gelişmeleri yakından takip ettiğini belirtti.

Suriye'nin geleceği

Fidan, Aralık 2024'ten bu yana Suriye'nin yeni yönetimiyle ülkenin yeniden inşası, birlik ve bütünlüğü ile bölge ülkeleriyle ilişkileri gibi birçok başlığın ele alındığını söyledi.

Suriye ve Irak'taki gelişmelerin Türkiye'yi doğrudan etkilediğini belirten Fidan, bölgedeki istikrar, barış ve kalkınmanın Türkiye açısından önem taşıdığını ifade etti.

“Mekke İttifakı oyun değiştirici olacak”

Fidan, bölgesel güvenlik kapsamında oluşturulan Mekke İttifakı'na ilişkin de açıklamalarda bulundu.

İttifakın kurumsallaşmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Fidan, sekretarya ve askeri karargâhın oluşturulmasına ilişkin çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını söyledi.

İttifakın başka bölge ülkelerine de açık olduğunu belirten Fidan, amaçlarının bölgesel sorunlara bölgesel çözümler üretmek olduğunu ifade etti.

Suudi Arabistan'a yönelik saldırılara da değinen Fidan, ittifak üyeleri arasında karşılıklı dayanışma sorumluluğu bulunduğunu belirtti.

Fidan, Mekke İttifakı'nın gelecekte bölgesel dengelerde önemli bir rol oynayacağını savunarak, “Göreceksiniz, Mekke İttifakı, çok oyun değiştirici bir platform olacak.” dedi.

Bu haber toplam 33 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 10:06:39