İran rejiminin diğer savaşı: İçeride kontrol mücadelesi
ABD ve İsrail’in hava saldırıları sürerken İran yönetimi içeride sıkı güvenlik önlemleri alarak olası bir iç karışıklığı engellemeye çalışıyor. Besic milisleri, kontrol noktaları ve yoğun propaganda mesajlarıyla rejim şehirlerde kontrolü sağlamaya çalışıyor.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırıları sürerken ülke içinde de farklı bir mücadele yaşanıyor. İran yönetimi, başkent Tahran başta olmak üzere büyük şehirlerde güvenliği artırarak olası bir rejim karşıtı hareketi önlemeye çalışıyor.
Kent merkezlerinde Besic milisleri ile İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) birlikleri çok sayıda kontrol noktası kurarak araç aramaları yapıyor. Yetkililer, bu uygulamaların şehirlerde sürekli bir güvenlik varlığı hissi oluşturmayı amaçladığını belirtiyor.
Gündüz saatlerinde küçük konvoylar halinde dolaşan Besic birlikleri yolları kapatırken, geceleri mahallelerde hoparlörlerden dini marşlar ve “zafer” şarkıları yayımlanıyor. Spor sahaları ve okulların da geçici güvenlik merkezlerine dönüştürüldüğü bildiriliyor.
Sert uyarılar
Fiziki önlemlerin yanı sıra devlet medyasında da sert mesajlar veriliyor. Televizyon kanallarında Devrim Muhafızları komutanlarının açıklamaları yayımlanarak güvenlik güçlerinin gerekirse ateş açma yetkisine sahip olduğu vurgulanıyor.
Öldürülen İran lideri Ali Hamaney’in danışmanlarından Muhammad Mokhber, devlet televizyonuna verdiği röportajda ABD ile müzakere planlarının olmadığını söyledi. Mokhber, İran’ın 1980’lerdeki Iran–Irak savaşı sırasında sekiz yıl savaşabildiğini hatırlatarak ülkenin uzun bir çatışmayı sürdürebileceğini savundu.
Rejim için öncelik hayatta kalmak
Analistlere göre İran’ın askeri stratejisi doğrudan bir zaferden çok rejimin ayakta kalmasını hedefliyor. İran’ın balistik füzeleri, uzun menzilli insansız hava araçları ve bölgedeki müttefik silahlı grupları, Tahran’ın saldırılara rağmen operasyon kapasitesini sürdürmesine yardımcı oluyor.
Tahran’daki Pastur Caddesi’nde bulunan yer altı komuta merkezine düzenlenen son saldırının üst düzey askeri yetkililerin bulunduğu bir tesise zarar verdiği bildirildi. Ancak IRGC’nin merkezi olmayan yapısı, üst düzey komutanların kaybına rağmen operasyonların devam etmesine olanak sağlıyor.
Psikolojik savaş
İran yönetimi, iç güvenlik önlemlerini psikolojik bir stratejinin parçası olarak da kullanıyor. Sokaklardaki yoğun güvenlik varlığı ve devlet medyasındaki mesajlar, toplumda kontrolün hâlâ rejimde olduğu algısını güçlendirmeyi amaçlıyor.
ABD Başkanı Donald Trump ise savaşın sona ermesi için İran’ın “koşulsuz teslim olması” gerektiğini söylemişti.
İran Sağlık Bakanlığı’na göre savaşın yedinci gününe kadar ABD-İsrail saldırılarında en az 926 kişi hayatını kaybetti. Yetkililer ölenlerin yaklaşık yüzde 30’unun çocuk olduğunu iddia ediyor.
Uzun savaş hesabı
Uzmanlara göre İran yönetimi, savaş uzadıkça toplumda oluşacak yorgunluğun muhalefeti zayıflatabileceğini hesaplıyor. Bu nedenle rejim hem güvenlik önlemlerini artırıyor hem de dayanıklılık mesajı vermeye çalışıyor.
İran yönetimi açısından savaşın amacı klasik anlamda bir askeri zafer değil. Strateji, ABD ve İsrail’in kaynaklarını tüketirken rejimin ayakta kalmasını sağlamak olarak değerlendiriliyor.
Bu nedenle Tahran sokakları, kontrol noktaları, devriyeler ve propaganda mesajlarıyla dolu halde, İran yönetiminin kaybetmeyi göze alamayacağı bir mücadelenin ön cephesi haline gelmiş durumda.
Son güncellenme: 13:46:46


































































































































































































