Pompeo’nun Anıları: Süleymani’ye Mesaj ve Operasyon Süreci

ABD’nin eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Kasım Süleymani’nin öldürülme sürecine ilişkin ayrıntıları anlatarak, operasyonun uzun süreli takip ve üst düzey karar süreci sonucunda hayata geçirildiğini ifade etti.

19 Nisan 2026 - 13:09
19 Nisan 2026 - 13:10
 0
Pompeo’nun Anıları: Süleymani’ye Mesaj ve Operasyon Süreci

Mike Pompeo, ABD’nin eski Dışişleri Bakanı, anı kitabında “Never Give an Inch: Fighting for the America I Love” (Asla Taviz Verme: Sevdiğim Amerika İçin Savaşmak) adıyla yayımlanan eserinde, en büyük operasyonlardan birinin perdelerini aralıyor.

Pompeo, Dışişleri Bakanı olmadan yıllar önce CIA Direktörü iken Kasım Süleymani’yi yakından takip ettiğini, adeta gölgesi gibi peşinden gittiğini ve hatta Donald Trump’a onun öldürülmesi planını bizzat sunduğunu açıklıyor.

Süleymani’ye gönderilen mesaj

Kitapta Pompeo, CIA Direktörü olduğu dönemde Kasım Süleymani’ye doğrudan bir mesaj gönderdiğini belirtiyor. Mesajda şu ifadeler yer alıyordu:

“Sen ve İran, Irak’taki ABD çıkarlarına yönelik herhangi bir saldırıda, senin komutanlığındaki güçler tarafından gerçekleştirilecek her eylemden sorumlu tutulacaksınız.”

Pompeo, Süleymani’nin büyük bir özgüven ve pervasızlıkla hareket ettiğini, çünkü ABD’nin kendisini öldürebileceğini bildiğini ancak buna aldırmadığını anlatıyor.

2017 yılında Irak Başbakanı Haydar el-İbadi ile yaptığı görüşmeyi de aktarıyor. Pompeo, İbadi’ye “ABD mali destek verirse İran’dan elektrik ithalatını durdurabilir misiniz?” diye sorduğunda, İbadi gözlerinin içine bakarak şöyle yanıt vermiş:

“Siz buradan ayrıldıktan sonra Kasım Süleymani beni ziyarete gelecek. Siz paramı alabilirsiniz, ama o benim canımı alır.”

Süleymani bu mesaja yazılı yanıt vermese de Pompeo amacına ulaştığını söylüyor: “Süleymani’nin Amerika’nın ondan korkmadığını anlamasını istedim.”

“İran terörünün babası”

Pompeo, kitabında Süleymani’yi “İran terörünün babası” ve “İran terörünün başı” olarak nitelendiriyor. Ona göre Süleymani, Irak Savaşı sırasında 600’den fazla Amerikan askerinin öldürülmesinin arkasındaki isimdi.

Süleymani’nin faaliyetlerinin Irak, Lübnan, Suriye ve Yemen’deki kaosun ana kaynağı olduğu ifade ediliyor. 1998’den itibaren Kudüs Gücü’nün komutanlığını yapan Süleymani, Devrim Muhafızları’nın dış operasyonlar biriminin başındaydı ve “devrimi ihraç etmek” için çalışıyordu.

Pompeo ayrıca şöyle yazıyor:
“Süleymani sayısız bombalama ve terör eyleminin arkasındaydı. Adamları sıklıkla diplomatik pasaportlar altında faaliyet gösteriyordu.”

Trump’a öneri: “Artık bitirme zamanı”

İki yıl sonra, 29 Aralık 2019’da Pompeo, Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı ile birlikte Trump’ın Mar-a-Lago’daki malikânesine gitti. Orada Trump’a şu öneriyi sundu:

“Efendim, bir önerimiz var ve hedef General Kasım Süleymani.”

Pompeo, bu kararın artan tehditlere yanıt olduğunu belirtiyor. Süleymani’ye bağlı milislerin Basra’daki ABD Konsolosluğu’na roket saldırısı düzenlediği, iki Amerikan İHA’sını düşürdüğü ve bir Amerikan vatandaşını öldürdüğü ifade ediliyor.

Toplantıda Pompeo, Trump’a şöyle demiş:

“Efendim, Süleymani Beyrut’tan Şam’a, oradan da Bağdat’a seyahat ediyor. Rotasını biliyoruz. Daha fazla Amerikalı öldürmeyi planlıyor. Ama biz onu durdurabiliriz. Artık bu kanlı döneme son verme zamanı geldi. O meşru bir askeri hedeftir.”

Beş dakikalık karar anı

Pompeo’nun aktardığına göre Trump operasyona onay verdi ve İran rejimine “Bu, rejimi devirme operasyonu değildir” mesajı verilmesini istedi.

En büyük zorluklardan biri Süleymani’nin sivil uçaklarla seyahat etmesiydi. Pompeo şöyle anlatıyor:
“O kritik beş dakikalık pencerede hava sahasını kontrol altına alacak bir plan yaptık. Uçaktan indikten ve uluslararası havaalanı sınırları dışına çıktıktan sonra harekete geçtik. 6 bin mil öteden bir füze ile uluslararası bir havaalanına saldırdık. Bunu daha önce hiç yapmadık.”

Trump’ın sessiz ve kararlı bir bakışla onay verdiği ifade ediliyor.

“Ahtapotun başı kesildi”

3 Ocak 2020 sabahı (Bağdat saatiyle gece yarısından sonra), Amerikan istihbaratı Süleymani’nin izini sürdü. Süleymani Bağdat’a indiğinde Ebu Mehdi el-Mühendis tarafından karşılandı.

Süleymani, bir MQ-9 Reaper insansız hava aracının izlendiğinden habersizdi. Konvoy yan yola saptığında Hellfire füzeleri araca isabet etti.

Saldırının ardından İran’ın İsviçre aracılığıyla mesaj gönderdiği ve yanıtının yalnızca bir Amerikan üssüyle sınırlı kalacağını belirttiği aktarıldı. Ayn el-Esed Üssü’ne düzenlenen saldırıdan sonra İranlı yetkilinin Pompeo’ya “Bu, İran’ın tüm yanıtıdır” dediği belirtildi.

Pompeo kitabın sonunda bu süreci Trump’ın stratejisi olarak özetliyor:
“Ahtapotun başını kesmek.”

Bu haber toplam 1341 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 15:11:38