Çendo Aydın: Kürtler Antiemperyalist Olsun da…

9 Mar 2026 - 16:19
9 Mar 2026 - 16:19
 0
Çendo Aydın: Kürtler Antiemperyalist Olsun da…

Şimdi ABD ve İsrail,  gerici, sömürgeci, barbar Molla Rejimine karşı savaş başlattı ya; Yine Kemalist Türk solu ile milliyetçi, muhafazakâr Türk sağı hemen harekete geçerek, Kürtlerin antiemperyalist olmasının nasıl gerekli ve farz olduğunu vaaz etmeye başladılar.

Bakın, inançlı bir Müslüman için ‘domuz’ haramdır. Onu beslemez, kesip yemez, domuz ürünlerinden yapılan hiçbir şeyi kesinlikle kullanmaz. Ola ki istemeden bir teması olursa hemen kırk kez yıkanır!

Ama esasen haram olan emperyalizme karşı tavırları öyle mi?

Onların emperyalizm karşıtlığı kelimenin tama anlamıyla şeklidir!

Emperyalist ülkelere seyahat eder, oralarda çocuklarını okutmak için can atar, ürünlerini kullanarak hava atar, her türlü iş birliğini ‘ben antiemperyalistim ‘diyerek yapar.

Sevsinler ‘anti’ duruşunuzu!

Dertleri gerçekten antiemperyalizm mi? Değil elbette!

Onlar, ola ki İran’daki gerici mola rejimi yıkılır da, oluşacak müsait ortamda, Doğu Kürdistan’da Kürtlere de özgürleşme, kendi kendilerini yönetme imkânı doğar diye endişelidirler.

Onların, emperyalizm karşıtlıklarının çerçevesi Kürtlere özgürleşmeleri için alan açılmamasıyla sınırlıdır.

Geçmişte soykırımcı Saddam’ın, Esad’ın, bu gün Mollaların yanında durmaları, kendi hallerine bakmadan Kürtlere emperyalizm karşıtı olmalarını, en sıradan bir temas bile kurmaktan kaçınmalarını buyurmaları bundandır.

Emperyalist NATO nun üyesi olan, uçağından mermisine kadar her türlü silahı Amerika’dan alan ve onun en sadık müttefiki olan, ABD isteyince Güney Kore’ye, Afganistan’a vs. asker gönderen kimdir? 

Ya da İsrail’i ilk tanıyan, domatesten soğana kadar, tüm tarım ürünlerinin tohumlarını İsrail’den alan, tüm market ve bakkallardaki rafların yüzde 90’ını onun malları ile dolduran kimdir, diye sormaya gerek var mı?

İçtiğimiz kahveden, çocuk bezine kadar hayatımızın her alanına sirayet etmiş emperyalistlerle siz kol kola girince, can ciğer olunca iyi; ama Kürtler bu ülkelerle kendi menfaatlerini gözeterek görüşünce kötüdür, öyle mi?

Artık Kürtler eski Kürtler değil;
Neyse ki Kürtler, onların emperyalizm karşıtlığının temel motivasyonlarının ‘Kürt anasını görmesin’ anlayışı olduğunu iyi biliyorlar.

ABD veya İsrail sermayesine, kurdukları veya ortak oldukları şirketlerinde, TV ve diğer yayın kuruluşlarında, reklam şirketlerinde vs. yöneticilik yaparak hizmet eden sağcı ve solcu kadroları bir yana bırakarak marjinal, keskin, ‘ilkede katı’ sola da bir iki hatırlatma yapalım.

1. Dünya savaşında Türk Kemalist solcuların anti emperyalist mücadele için örnek gösterdikleri Çanakkale Savaşı'nda Osmanlı ordusunun 5. Ordu Komutanı  bile emperyalist Alman Generali Liman Von Sanders’ti.

İngilizler ve Fransızlar Anadolu’yu işgal ettiklerinde onlara karşı Antep’te, Urfa’da, bu gün ki Güney Kürdistan’da direnen ve savaşan Kürtlerdi. Kürtleri emperyalistlerle görüşmekten men eden Antiemperyalizme şanlı örnek olarak gösterilen Mustafa Kemal ve arkadaşları ise herkesle görüşüp ilişkiler geliştirdi, Rusya’dan kasa kasa altın aldı; İngiliz, Fransız ve İtalyanlar başta olmak üzere emperyalistlerle de, onların isteklerine paralel olarak, Lozan’da anlaştı.

Türk solu, Kürtler de Mustafa Kemal gibi davransın, antiemperyalistliği kendi milli menfaatleri penceresinden görsünler derler mi?

Demezler tabi.
Onlara helal olan, Kürtlere haramdır!

Gelelim daha uç bir örneğe; 
Lenin 1916 yılında  ‘Kapitalizmin en yüksek aşaması EMPERYALİZM’ adındaki kitabını kaleme aldı.

Emperyalizmi tahlil etti, Emperyalistleri yerden yere vurdu.

Yani demem o ki emperyalizme karşı olmak gerektiğini Türk solu da Lenin’den öğrendi.

Her halde ‘ben Lenin’den daha anti emperyalistim’ diyen çıkmaz sanırım…

Emperyalizmin kitabını yazan Lenin, emperyalist Almanya imparatorluğu ile Çarlık Rusya’sı savaştayken yurtdışında sürgündeydi.

Alman emperyalistleri, Rusya’yı iç karışıklıklara sürükleyerek savaştan çekilmesini ve Almanya’nın isteklerini kabul etmesini sağlamak istiyordu.

Hele Allah’ın işine bak!
Lenin  ‘emperyalist Almanya’ ile hem görüşüyor, hem işbirliği içine giriyor.

Diyor ki bu emperyalist savaşta devrimci işçi ve köylülerin görevi kendi hükümetlerini desteklemek değil, savaşta olan hükümetlerini devirmektir!

Lenin’in dediklerine uyarak savaşı iç savaşa çevirin, hükümetinizi devirin demek yerine, Saddam’ın, Esad’ın, Mola rejiminin, hükümetlerinin yanında durulmalı diyen Türk solcularının kulakları çınlasın!

Hani Kürtler, bir batılı ile görüştüler diye kıyamet koparılıyor ya;
Neyse!
Sonrası daha ilginç; Lenin ile birlikte 32  ‘antiemperyalist’ Komünist kadro, 9 Nisan 1917 günü Alman emperyalistlerinin tahsis ettiği mühürlü(diplomatik) bir vagona bindirilir ve 15 saatlik güvenli bir yolculukla İsviçre-Almanya-İsveç-Finlandiya üzerinden Petersburg’a ulaştırılırlar.

Düşünebiliyor musunuz, Lenin ve Emperyalist Almanya karşılıklı çıkraları esas alarak iş birliği yapıyor!

Ve bu olay tarihe mühürlü tren olarak geçiyor!

Lenin ve arkadaşları Almanya’nın da istediği gibi iç karışıklıklara öncülük eder, geçici hükümeti devirir ve Sosyalist devrimi gerçekleştirirler.

Ve 3 Mart 1918 de Brest- Litovsk antlaşmasıyla Rusya Almanya’nın toprak talepleri dahil tüm taleplerini kabul ederek savaştan çekilir.

Demek ki anti emperyalistlik, Tük solunun Kürtlere dikte ettiği gibi, Kürtlere soykırım uygulayan rejimlerin, zalimlerin yanında durmak değil, Lenin gibi akıllı olmak ve kendi hedefleri doğrultusunda tutum almak olmalıdır. Değil mi?

Bu haber toplam 785 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 17:20:02