Kürtlere Akıl Veren Verene?
Türkiye’nin sağcısından alın solcusuna kadar, dincisinden başlayın entelektüeline varırcasına, tek bir sorunla ilgili olduklarını görürsünüz! Bu savaşta Kürtlerin duruşu ve elde edilebilir bir statü beklentisine karşıt “Aman ha aman bu savaş Kürtler analarıyla buluşmasına sebep olmasın’’ hezeyanına tanık olursunuz.

Ortadoğu’da Kürt meselesi her söz konusu olduğunda, Kürt halkına zulüm yapanların hafızası korkuyla kısa devre yapıyor. Kocaman bir Dünya’yı savaşa iten gelişmeler yaşanırken, Kürtlerin umuduna bir katkısı olabilir korkusu harliyor hemen? Hangi TV kanalını açarsan aç, hangi yarım yamalak bir aydını görürsen gör, hangi halkların kardeş lojisini bulursan bul, Kürtlerin statü hakkına sahip olma korkusuyla yanıp tutuşanlara tanık olursunuz! Özellikle Türkiye’de Kürt halkına tanınması gereken statünün şahsa özgü Öcalan’ın statüsüne dönüştüğü bir dönemde.
İran’da olası bir değişimle şahsa değil de Kürt halkına biçilecek bir statü ihtimali, bir çok tarafı hoplatıyor haliyle! Mehmo’nun hak hukuk tanımaz aymazı, Ahmo’nun akıl almaz inkarcısı, Şemo’nun kardeş halklar lojilisi, Ağızbirliği yaparcasına sakın ha sakın diyorlar da başka da bir şey demiyorlar! Gerçi hiçbir zaman yetmeze taşeron olmuş olanların yolu hayra okunması mümkün olmamış. Ortadoğu’da değişime zil çalındığı bu dönemde, Kürtlerin varlığı inkâr eden Mehmo kalkıp Kürtler canımız ciğerimizdir, diyor. On yıllardır Kürt halkının mücadelesini bir sağa bir sola savuran lojili dostlar ise Kürtler adına “Kürtler hiçbir hesabın içinde olmamalıdır!” diye kendi aklına akıl veriyor?
Türkiye’nin sağcısından alın solcusuna kadar, dincisinden başlayın entelektüeline varırcasına, tek bir sorunla ilgili olduklarını görürsünüz! Bu savaşta Kürtlerin duruşu ve elde edilebilir bir statü beklentisine karşıt “Aman ha aman bu savaş Kürtler analarıyla buluşmasına sebep olmasın’’ hezeyanına tanık olursunuz. Çünkü bu savaş kendi arzu ve isteklerinin dışında bir seyir izleyebilir olmasından korkuyorlar. Korkuyorlar çünkü İran’ın kendi içindeki çalkantılar, Amerika ile İran arası savaşta küresel güçlerin kazanmasına çanak tutuyor olmasının farkındalar.
Bu ihtimal bile haliyle var olan korkularını daha da korkutucu hale getiriyor. Kürtlerin kendi çıkarlarına özgü ortaya koyacağı tavır, bu nedenle geniş bir şekilde tartışmaya açılıyor. Evet küresel güçler de kendi çıkarları için, İran’ı dengeleyecek Kürtleri bir güç olarak görmek istiyor. Acık ve net söylemek gerekirse, bahsi edilen bu ikilinin Kürt halkına yaşattıkları tarih sayfaları doldurmuş iki ucu kirli bir değnek misalidir! Kürtler ise haklı olarak, bu savaş kendi varlığına şöyle ya da böyle dokunacak bir fırsat arayışındalar. Lakin yapılacak yanlış bir hamleyle Kürtlerin geleceği bağlamında çok ciddi bir risk taşıdığı da ortadadır?
Çünkü küresel güçlerin çıkara dayalı kaypaklığı olsun, ya da Kürtlerin varlığına çöken egemen devletler olsun, birisi kardeşliğin hançeriyle arkadan hançerlemesine çokça rastlanmış, diğeri de birçok kere Kürt halkını kendi çıkarına kurbanlık adak yaptığı görülmüş! Yani sözün kısası değneğin iki ucu da Kürtleri çok ciddi bir riskle karşı karşıya bırakıyor? Lakin faşizme rahmet okutan İran gibi egemen bir devletin varlığı, Kürtlerin kendine özgü hakların elde edilmesi uluslararası bir destekle mümkün olabilir umudu taşıyor. Çünkü Ortadoğu’yu yeniden şekillenme meselesi İran’la sınırlı olmadığını bilen biliyor.
Dolayısıyla bu savaşın sorunu sadece İran’a şekil vermekle kalmaz, aynı zamanda bölgesel bir düzenlemeye de yönelir. Bu nedenle iki değneğin ucu misali Kürtleri çok zorlu bir sınavla karşı karşıya bırakıyor. Bir tarafta ağasın paşasın diyen egemen güçlere bel bağlamanın doğuracağı sonuçlar, diğer tarafıyla şöyle böyle “müttefik ve dostuz ” diye kendi çıkarına dayalı uzatılan elin sahtekarlığı? Bu nedenle kim ne akıl verirse versin Kürtlerin kendine özgü okuyan aklı bu savaşta çok ciddi bir sınıfla karşı karşıya olduğunun farkında olmalı. En büyük sınavı ise her kimle ittifak yapılırsa yapılsın kendi varlığını kalıcı kılma güvenceye alma sınavıdır.
Evet, Kürtler kimsenin askeri değil ve de olmamalı, ama kart kurt Kürtlerden kendi asaletiyle kendisi olmak istiyor. Evet, Kürtler ne sağın ne de solun binek atı değil ve olmamalıdır, ama dışkı yediren Kürtlerden onuruyla yaşayabilen Kürt olmak istiyor. Evet, Kürtler kimsenin taşeronu değil ve de olmamalıdır, lakin darağacında sallandıran Kürt yerine, ağacın gölgesinde nefes alan Kürt olmak istiyor. Dolayışıyla Kürtlere akıl veren Mehmo’nun da Kürtleri kendi emellerine basamak yapan Ehmo’nun geçmişi de karanlık ve kabarıktır. Çünkü zulümle inkârın en katı tarafını yaşattılar Kürtlere! İnkârın zulmüyle yaşatılan tek bir acı bile Barzan’da Dersim’de kayıp Kürt kızların hikâyesini yazmaya yüz yıl bile yetmiyor maalesef!
Hüseyin Akıncı
Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Son güncellenme: 17:35:41




























































































































































































