Rojhilat: Bir Halkın Onur ve Özgürlük Yürüyüşü

'' Kürtler savaşın ne demek olduğunu çok iyi bilir. Çünkü onların göğünde çoğu zaman barışın kuşları değil, savaş uçaklarının gölgeleri dolaşmıştır. Tepelerinde baskıcı rejimler, çevrelerinde tehditler ve hesaplarla dolu bir coğrafya… ''

6 Mar 2026 - 10:47
6 Mar 2026 - 10:47
 0
Rojhilat: Bir Halkın Onur ve Özgürlük Yürüyüşü

Bazen bir cümle gerçeği gizlemek için kurulur:

“Kürtler saldırıyor.”

Oysa hakikat çoğu zaman bu kadar basit değildir. Çünkü hakikat, çoğu zaman bastırılmış bir tarihin, inkâr edilmiş bir kimliğin ve yıllarca ertelenmiş adaletin derinliklerinde saklıdır. Bugün Rojhilat’ta duyulan ses de böyle bir hakikatin içinden yükseliyor.

Rojhilat Kürtleri yüzyıllardır bu toprakların kadim halklarından biridir. Fakat tarih boyunca çoğu zaman kendi dillerini konuşmanın, kültürlerini yaşatmanın ve siyasi iradelerini ifade etmenin bedelini ağır ödemişlerdir. Kürtçe eğitim hakkının sınırlanması, kültürel faaliyetlerin baskı altında tutulması ve siyasi temsil alanlarının daraltılması, yalnızca bir yönetim meselesi değildir; bu aynı zamanda bir halkın varlığını görünmez kılma çabasıdır.

Bir halkın dili susturulduğunda yalnızca kelimeler kaybolmaz; o dilde anlatılan masallar, ağıtlar, tarih ve hafıza da sessizliğe gömülür. İşte bu yüzden Kürtlerin mücadelesi yalnızca siyasi bir mücadele değildir. O, aynı zamanda hafızayı ve kimliği koruma mücadelesidir.

Bugün Rojhilat’ta yükselen ses, sadece öfkenin sesi değildir. O ses; yıllarca darağaçlarında sallanan gençlerin, zindanlarda kaybolan hayatların ve çocuklarının ardından sessizce ağlayan anaların hafızasından süzülerek gelen ağır bir adalet çağrısıdır.

Kürtler savaşın ne demek olduğunu çok iyi bilir. Çünkü onların göğünde çoğu zaman barışın kuşları değil, savaş uçaklarının gölgeleri dolaşmıştır. Tepelerinde baskıcı rejimler, çevrelerinde tehditler ve hesaplarla dolu bir coğrafya… Böyle bir tarihin içinden geçen bir halk için direniş bazen bir tercih değil, var olmanın son yolu hâline gelir.

Ama bütün bu karanlığın içinde yine de umut vardır. Çünkü tarih bize bir gerçeği defalarca göstermiştir:

Bir halkın kalbinde özgürlük duygusu uyandığında, hiçbir zincir sonsuza kadar sağlam kalamaz.

Rojhilat Kürtlerinin talebi aslında oldukça nettir.

Kendi dillerinde eğitim görmek, kültürlerini özgürce yaşatmak, siyasi iradelerini ifade etmek ve eşit yurttaşlar olarak yaşamak… Bunlar modern dünyanın kabul ettiği en temel insan haklarıdır.

Gerçek barış, bir halkın kimliğini inkâr ederek kurulamaz. Barış ancak kimliklerin tanındığı, dillerin özgür olduğu ve halkların eşit kabul edildiği bir düzenle mümkün olabilir. Bu nedenle Rojhilat’ta yükselen talepler yalnızca Kürtler için değil, bölgenin tamamı için daha adil ve demokratik bir geleceğin işaretidir.

Belki de bugün hatırlanması gereken en büyük hakikat şudur:

Zalimler çoğu zaman göründükleri kadar güçlü değildir.

Bir gün zincirler kırılır.

Bir gün korku geri çekilir.

Ve bir gün dağların üzerinden esen rüzgâr daha özgür eser.

Rojhilat’ta bugün duyulan ses, işte o rüzgârın ilk yankılarından biridir.

Bir halkın özgürlük yürüyüşü bazen tek bir adımla başlar; ama o adım atıldığında artık hiçbir şey eskisi gibi kalmaz.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı toplam 1011 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 12:53:07