Eski CIA Başkanı: İran çatışmayı genişleterek stratejik hata yaptı

Eski CIA Direktörü ve emekli Orgeneral David Petraeus, İran’ın saldırılarını ABD ve İsrail hedeflerinin ötesine taşıyarak Körfez ülkelerini de hedef almasının “büyük bir yanlış hesap” olduğunu söyledi. Petraeus, bu adımın bölgedeki daha geniş bir uluslararası koalisyonu harekete geçirebileceğini belirtti.

3 Mar 2026 - 16:20
3 Mar 2026 - 16:20
 0
Eski CIA Başkanı: İran çatışmayı genişleterek stratejik hata yaptı

Eski CIA Direktörü David Petraeus, İran’ın saldırılarını ABD üsleri ve İsrail hedefleriyle sınırlı tutmayıp Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) ülkelerini de hedef almasının stratejik bir hata olduğunu ifade etti.

Petraeus, Körfez ülkelerinin daha önce doğrudan çatışmaya dahil olmamaya çalıştığını ancak bu saldırıların söz konusu ülkeleri en azından savunma misyonlarına aktif katkı sunmaya zorlayabileceğini söyledi. Bu katkının zamanla saldırı operasyonlarına da dönüşebileceğini belirtti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM), İran’ın mevcut füze ve insansız hava aracı kapasitesinin ne ölçüde zayıflatıldığını değerlendirmeye çalıştığını aktaran Petraeus, son saatlerde saldırı yoğunluğunda azalma görüldüğünü ancak bunun kalıcı olup olmadığının henüz netleşmediğini ifade etti.

Nükleer Tesisler ve Askeri Hedefler Vuruldu

Petraeus, ABD ve İsrail’in İran’ın füze ve İHA kapasitesini ciddi şekilde zayıflattığını, üretim tesislerinin hedef alındığını ve nükleer altyapının ortadan kaldırılmasının amaçlandığını söyledi.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum stokuna işaret ettiğini belirten Petraeus, özellikle yer altındaki tesislerin ağır mühimmatlarla hedef alınmış olabileceğini ifade etti.

Operasyonlarda İran donanmasının etkisiz hale getirilmesinin de hedefler arasında bulunduğunu belirten Petraeus, binlerce hedefin vurulduğunu kaydetti.

Daha Geniş Bir Koalisyon Oluşabilir

İran’ın Kıbrıs’taki İngiliz üssünü hedef almasının ardından daha geniş bir uluslararası koalisyon ihtimalinin arttığını dile getiren Petraeus, İngiltere’nin yanı sıra Fransa ve Almanya gibi ülkelerin de sürece dahil olabileceğini söyledi.

Körfez ülkelerinin ABD tarafından sağlanan Patriot ve THAAD sistemleriyle entegre hava savunma ağına sahip olduğunu belirten Petraeus, ABD’nin bölgeye ek savunma sistemleri ve savaş gemileri konuşlandırdığını ifade etti.

“Rejim Değişikliği İran Halkının Kararı Olmalı”

Washington yönetiminin resmi olarak rejim değişikliğini hedeflemediğini ancak İran’daki mevcut yapının sürdürülebilir olmadığını söyleyen Petraeus, olası bir dönüşümün İran halkı tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

1979 devriminden bu yana İran ekonomisinin ağır darbe aldığını belirten Petraeus, ülkenin büyük doğal gaz ve petrol rezervlerine rağmen ekonomik çöküş yaşadığını ifade etti.

Olası bir geçiş sürecinde adı öne çıkan isimlerden birinin sürgündeki İran Veliaht Prensi olduğunu belirten Petraeus, Pehlevi’nin demokratik seçimle iş başına gelecek bir yönetimi savunduğunu söyledi.

Petraeus, Pehlevi’nin mevcut devlet kurumlarının tamamen tasfiye edilmemesi gerektiğini savunduğunu belirterek, Irak’ta yapılan hatalara atıfta bulundu.

“Hibrit Devrim” İhtimali

Petraeus, hava saldırılarıyla eş zamanlı olarak halk hareketlerinin rejimi değiştirmesinin mümkün olup olmadığı sorusuna, bunun ancak güvenlik güçleri içinde çözülme yaşanması halinde mümkün olabileceğini söyledi.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından yaşanan “renkli devrimler” örneğini hatırlatan Petraeus, ancak silahlı güçlerin en sert unsurlarının genellikle belirleyici olduğuna dikkat çekti.

İran’ın Çöküşü Bölgesel Dengeleri Değiştirir

İran destekli vekil güçlerin Tahran’dan gelen finansman, silah ve eğitim olmadan hareket kabiliyetlerinin ciddi şekilde azalacağını belirten Petraeus, özellikle Hizbullah’ın zor durumda kalabileceğini ifade etti.

Petraeus’a göre İran’ın devrimci dış politika anlayışını terk edip statükocu bir devlet haline gelmesi, hem İran halkı hem de bölge için “olağanüstü bir dönüşüm” anlamına gelebilir.

Eski CIA Direktörü, İran’ın sahip olduğu doğal kaynaklar, genç ve eğitimli nüfus ile büyük ekonomik potansiyelinin bugüne kadar kötü yönetim nedeniyle heba edildiğini sözlerine ekledi.

 

Bu haber toplam 1273 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 17:20:49