Mehmet Uçum’dan Çerçeve Yasa açıklaması: Süreç nasıl işleyecek?
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Çerçeve Yasa olarak bilinen 7595 sayılı düzenlemenin uygulanmasına ilişkin sürecin ayrıntılarını açıkladı. Uçum; silah teslimi, MGK teyidi, altı aylık başvuru süresi ve adli işlemlerin ertelenmesine ilişkin aşamaları anlattı.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, 7595 sayılı “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” Kanunu’nun uygulanma sürecine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Uçum, kanunun olağan bir terörle mücadele düzenlemesi olmadığını, sistematik terörün sona erdirilmesini hedefleyen geçici ve özel bir “geçiş süreci hukuku” oluşturduğunu belirtti.
Uçum’un değerlendirmesine göre süreç, PKK/KCK’nin fiili varlığına son vermesi, silah ve mühimmatın teslim edilmesi, bu durumun güvenlik birimlerince tespit edilmesi ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından teyit edilmesinin ardından yeni bir aşamaya geçecek.
Sürecin kritik eşiği MGK kararı
Kanunun uygulanabilmesi için örgütün fiilen sona erdiği ve silahların teslim edildiğine ilişkin tespitlerin MGK tarafından teyit edilmesi ve kararın Resmi Gazete’de yayımlanması gerekiyor.
Bu kararın ardından kanun kapsamındaki kişiler için 6 aylık başvuru süresi başlayacak. Başvurular kişilerin bizzat kendileri veya avukatları aracılığıyla yazılı olarak yapılabilecek.
Başvuruların ardından savcılıklar, mahkemeler ve infaz hakimlikleri tarafından kişi ve dosya bazında inceleme gerçekleştirilecek. Kanunun kapsamına giren kişi, suç ve şartların birlikte bulunması halinde soruşturma, kovuşturma veya infazın ertelenmesine karar verilecek.
Erteleme süreleri 5 ve 10 yıl
Uçum’un aktardığı çerçeveye göre, üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda soruşturma, kovuşturma ve infaz 5 yıl ertelenecek.
15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda ise erteleme süresi 10 yıl olacak.
Erteleme süresi içinde yeni bir terör suçu işlenmesi ve bu suçtan verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi halinde erteleme kaldırılacak. Soruşturma ve kovuşturmalara devam edilecek; infazın ertelenmesi söz konusuysa cezanın infazına devam edilecek.
Buna karşılık erteleme süresi terör suçu işlenmeden tamamlanırsa soruşturmalar bakımından kovuşturmaya yer olmadığı, davalar bakımından düşme kararı verilecek. Ertelenen ceza bakımından ise ceza infaz edilmiş sayılacak.
Herkes otomatik olarak yararlanamayacak
Kanunun yürürlüğe girmesiyle herhangi bir kişinin otomatik olarak düzenlemeden yararlanması söz konusu olmayacak.
Başvurular dosya ve kişi bazında incelenecek. Kişinin kanunun kapsamına girmesi, işlediği suçun kapsam dahilinde olması ve istisna suçlardan birinin söz konusu olmaması gerekiyor.
Uçum, özellikle kasten öldürme suçlarının istisna kapsamında bulunduğunu belirtti. Ayrıca 1 Haziran 2005’ten önce işlenmiş ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren bazı suçların da kapsam dışında tutulduğunu ifade etti.
Bu istisnalarda kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunması şartı aranmayacak; soruşturma veya kovuşturma yürütülmüş olması da yeterli olabilecek.
Süreci yürütecek kurul oluşturulacak
Kanun kapsamında yürütme içinde bir kurul da oluşturulacak. Kurula Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlık edecek.
Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanlarının yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri yer alacak.
Kurulun temel görevi, örgütün tamamen tasfiyesi sürecini takip etmek, koordinasyonu sağlamak ve dönemsel değerlendirmeler yapmak olacak.
Kurul, idari süreçlerde talimat verebilecek ancak yargı mercilerine ve TBMM’ye talimat verme yetkisine sahip olmayacak. Bu alanlarda yalnızca talepte bulunabilecek.
Kurul ayrıca süreç hakkında TBMM’yi düzenli olarak bilgilendirecek.
TBMM bünyesinde İzleme Komisyonu kurulacak
Kanun, TBMM Başkanlığı tarafından bir İzleme Komisyonu kurulmasını da öngörüyor.
Komisyon, kanun kapsamındaki faaliyetleri izleyecek ve tavsiyelerde bulunabilecek. Komisyonun TBMM’de temsil edilen siyasi partilerin temsilcilerinden oluşturulması mümkün olacak.
Böylece süreç hem yürütme içerisindeki kurul hem de Meclis bünyesindeki İzleme Komisyonu tarafından takip edilecek.
Hak yoksunlukları için 2 ve 3 yıllık eşikler
Kanunda, süreç içerisinde kişilerin ortaya çıkan bazı hak yoksunluklarının kaldırılmasına yönelik mekanizmalar da bulunuyor.
5 yıllık erteleme süresine tabi olanlar bakımından en az 2 yıl, 10 yıllık erteleme süresine tabi olanlar bakımından ise en az 3 yıl geçtikten sonra gerekli şartların oluşması halinde ilgili yargı mercilerinden hak yoksunluklarının kaldırılması talep edilebilecek.
Bu kararlar doğrudan kurul tarafından değil, yetkili yargı mercilerinin değerlendirmesi sonucunda alınacak.
Yeni soruşturmalar kurul iznine bağlanabilecek
Kanun kapsamında, MGK kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş ancak bu tarihten sonra soruşturulması gündeme gelen bazı suçlar için yeni soruşturma açılması kurulun iznine bağlanıyor.
Uçum, bunun sürecin genel amacına aykırı uygulamaların önüne geçmek amacı taşıdığını belirtti. Kurulun soruşturma iznine ilişkin kararlarının da yargı denetimine tabi olacağını ifade etti.
Silahların teslimi kayıt altına alınacak
Örgüt mensuplarının beraberinde getirdiği veya teslim ettiğini beyan ettiği silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı ve diğer malzemeler kayıt altına alınacak.
Buna ilişkin usul ve esaslar, güvenlik kurumlarının görüşleri alınarak İçişleri ve Milli Savunma bakanlıklarınca belirlenecek.
Uçum: Asıl süreç pratik aşamada yürütülecek
Uçum, bundan sonraki dönemde ağırlığın hukuki düzenlemelerden ziyade sürecin sahadaki uygulanmasına kayacağını belirtti.
Buna göre sürecin temel başlıklarını; silah bırakmanın tamamlanması, örgütsel yapıların tasfiyesi, terör pratiğinin sona erdirilmesi, terörün demokratik siyaset üzerindeki etkisinin ortadan kaldırılması ve örgüt mensuplarının toplumla bütünleşmesi oluşturacak.
Uçum, kanunun uygulanmasının geciktirilmemesi gerektiğini belirterek, örgütün bakiye unsurlarının silah bırakma ve tasfiye sürecine ilişkin yükümlülüklerini hızlı şekilde yerine getirmesinin sürecin ilerlemesi açısından kritik olduğunu savundu.
Uçum değerlendirmesinin sonunda, sürecin aşamalı yapısına uyum sağlayanların Türkiye'nin ortak kazanımına katkı sunacağını, buna karşı çıkanların ise Türkiye'nin geleceğinde yer bulamayacağını ifade etti.
Son güncellenme: 13:26:41








































































































































































































