Rojava’da toprak gerilimi: Köylüler arazilerini geri istiyor

Rojava’nın Derik ilçesine bağlı Robariya köyünde, Baas rejimi döneminde el konularak Arap ailelere verilen arazilerini sürmek isteyen köylülere Asayiş güçleri müdahale etti. Köylüler, yaklaşık 50 yıl sonra topraklarına dönerek haklarını geri istediklerini belirtti.

25 Ekim 2026 - 23:44
25 Ekim 2026 - 23:44
 0
Rojava’da toprak gerilimi: Köylüler arazilerini geri istiyor

Rojava'nın Derik ilçesine bağlı Robariya köyünde, Baas rejimi döneminde el konulan araziler nedeniyle yaşanan mülkiyet anlaşmazlığı yeniden gündeme geldi. Köy sakinleri, rejimin yıkılmasının ardından yıllar önce ellerinden alınarak Arap ailelere verilen topraklarına gitti. Arazilerini yeniden sürmek isteyen köylüler ile bölgede yaşayan aileler arasında gerginlik yaşandı.

Rûdaw bültenine konuk olan Robariya köyü sakini ve Bavê Zana olarak tanınan Ebdulhelîm, Dilbixwîn Dara'nın sorularını yanıtlayarak köydeki son durumu ve arazi anlaşmazlığının geçmişini anlattı.

Asayiş güçleri müdahale etti

Bavê Zana'nın aktardığına göre Robariya köyü sakinleri, traktörlerle “Xemer Arapları” olarak anılan ailelerin elinde bulunan arazilere gitti. Köylüler, yaklaşık 250-300 çuval büyüklüğündeki arazileri sürmeye başladı.

Bölgede “Xemer Arapları” olarak adlandırılan ailelerin, Baas rejimi döneminde Suriye'nin orta kesiminde köyleri baraj suları altında kalınca Rojava'ya yerleştirilen Araplar olduğu belirtildi.

Arazi sürme işleminin ardından bölgeye gelen Asayiş güçleri, çatışma ve karışıklık yaşanmaması için köylülerden çalışmayı durdurmalarını istedi.

Müdahaleye ilişkin konuşan Bavê Zana, Asayiş güçlerinin arazi meselesinin yasal yollarla ve ilgili taraflarla birlikte çözüme kavuşturulacağını söylediğini aktardı.

Bavê Zana, “Asayiş, köy halkına davalarını resmî olarak takip edeceği sözünü verdi. Ancak bizim halkımız da kararlılıkla Xemer Araplarının topraklarımızı sürmesine asla izin vermeyeceğini söyledi” dedi.

“Tapularımız var ama arazilerimizi devlet çiftliklerine dönüştürdüler”

Robariya'nın eski ve büyük bir köy olduğunu belirten Bavê Zana, köyde yaklaşık 200 ailenin yaşadığını söyledi. Köyün çevresinde Sencaq, Jêlik ve Kêşkê gibi yerleşimlerin de bulunduğunu aktaran Bavê Zana, toplam arazi büyüklüğünün yaklaşık 3 bin çuval olduğunu ifade etti.

Baas rejiminin 1974 ve 1975 yıllarında arazilere el koyduğunu belirten Bavê Zana, köydeki 64 ailenin resmî mülkiyet belgelerinin bulunduğunu kaydetti.

Bavê Zana, “O dönemde devlet arazilerimizi işgal ederek devlet çiftliklerine dönüştürdü. Köyümüzdeki 64 ailenin resmî mülkiyet belgeleri (tapuları) devlet tarafından düzenlenmişti ve bu belgeler hâlâ elimizde” diye konuştu.

Arazilerin daha sonra bölgeye yerleştirilen ailelere verildiğini öne süren Bavê Zana, “Devlet, bölgemize yaklaşık 104 Arap ailesi getirdi ancak bunlardan yalnızca 40-50 aile burada kaldı, diğerleri gelmedi. Dört Kürt köyünün arazilerini bir Arap köyüne verdiler” ifadelerini kullandı.

“Arazilerimizi satmaya çalışıyorlar”

Bavê Zana, bugün köyde yaklaşık 15-20 Arap ailesinin kaldığını, bu ailelerin arazileri kendilerinin ekip biçmek yerine başka çiftçilere kiraya verdiğini ya da düşük fiyatlarla satmaya çalıştığını iddia etti.

Bölgedeki Kürtlerin söz konusu arazilerin satın alınmaması yönünde karar aldığını belirten Bavê Zana, toprakların zorla alındığını savunarak, “Bunlar Kürtlerin topraklarıdır ve zorla ellerinden alınmıştır” dedi.

Bavê Zana, olası arazi satışlarına ilişkin de “Birisi gizlice satın alsa bile kendi cebinden satın almış olur ve zararı kendisine aittir. O gün geldiğinde bu toprakları onların elinden alacağız ve asıl sahipleri kendi topraklarında geçimlerini sağlayacak” ifadelerini kullandı.

“En verimli toprakları bizden aldılar”

Baas rejimi dönemindeki arazi dağılımına da değinen Bavê Zana, ovanın en verimli ve bereketli topraklarının Arap ailelere verildiğini, Kürtlere ise taşlık alanlar ve yamaçların bırakıldığını ileri sürdü.

Bavê Zana, “En verimli ve bereketli toprakları bizden alıp onlara verdiler. Bize yalnızca taşlık alanlar ve yamaçlar kaldı. Bu taşların arasında ellerimizle ve hayvanlarımızla mercimek ve nohut ekiyorduk. Buna rağmen devlet gelip ürünlerimize el koyuyordu” diye konuştu.

Topraklarına sahip çıkmak isteyen öğretmenlerin ve gençlerin tutuklandığını da iddia eden Bavê Zana, çok sayıda kişinin yıllarca cezaevinde kaldığını söyledi.

Arap kemeri planını hatırlattı

Bavê Zana, 2004 yılında Kamışlo'da yaşanan ayaklanma sırasında köy halkının da direniş gösterdiğini belirterek, o dönemde Xemer Arapları olarak anılan ailelerin büyük bölümünün bölgeden ayrıldığını, bazılarının ise daha sonra yönetimin desteğiyle geri döndüğünü öne sürdü.

Baas rejimi döneminde Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde uygulanan ve “Arap Kemeri” olarak anılan iskân politikası kapsamında topraklarına el konulan köylere birlik çağrısı yapan Bavê Zana, tarihî adaletsizliğe karşı durulmasını ve meşru hakların ihlal edilmesine izin verilmemesini istedi.

Bu haber toplam 708 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 00:44:24