Mustafa Yelkenli: Kürtlerin İnkarı…

Yıllar önce; çok değil 20, 25 yıl kadar önce çoğu prof olan yazarlar Kürtlerin Türk olduğunu, Kürt diye bir milletin olmadığını bilimsellik adı altında yüzlerce kitap yazmışlardı. Ama daha sonra PKK hareketi devleti zorlamaya başlayınca, Kürtler de bu harekete sahip çıkıp mücadeleyi kültürel alana taşımaları özellikle Kürtçenin zengin ve anlatım yönüyle edebi bir dil olduğunu kanıtlamalarıyla devlet inkar siyasetini daha fazla sürdürülemeyeceği anlaşılmış olacak ki Demirel yanına Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş’i de alarak 1993 yılında Kürt realitesini kabul ediyoruz demişti. O günden sonra Kürtler Türktür saçmalığı son bulmuştu ama Türk Tarih Kurumu Başkanı Hilmi Halaçoğlu bu kez Kürtlerin Ermeni Kökenli olduklarını söyleyerek bu inkar siyasetini aklınca devam ettirmeye çalışmıştı. Kürtlerin Türk olduğu söylemi son bulmuştu. Nedense ırkçılıkla malul Türk olmadıkları halde Türklüğe Türklerden daha çok sahip çıkan Hıristiyan kökenli Balkan göçmenlerinin Müslümanlaşmış ve Türkleşmiş torunları bu inkarcılığa şehvetle sahip çıktıklarını bugün bile gözlemek zor değil. Kendilerine bir vatan ve bir devlet veren Mustafa Kemal’e sevgileri ve minnettarlıkları anlaşılır ama yüzyıl sonra bile bu ırkçı zihniyete sahip olmaları, özellikle inkarcılık anlayışı paramparça edildikten sonra bile bunda ısrar edilmesi Kürtlerin karşısında hastalıklı bir zihniyetin azımsanmayacak boyutta olduğunu gösteriyor.
İnkar bitince bu kez devlet Kürtlerin bir statü elde etmemesine yoğunlaştı. Suriye’de Kürtlerin statü değil de entegrasyonunun sağlanılması büyük ölçüde gerçekleştirildi, Kürt güçleri tasfiye edilerek cihatçı, katliamcı Collani’ye teslim edildi. Bizzat Kürtler eliyle Suriye’deki kazanımlar yok edilip Kürtlerin Suriye’de ulusal taleplerinin minimal düzeye düşürüldü. Aynı yöntem Iran’da da uygulanacağı kaçınılmaz görünüyor. Devlet Bahçeli bunun sinyalini vermekte gecikmedi. Sırada Irak Kürdistan Federe devleti var ama onun için Türkiye’deki Kürtlerin bir şekilde iyice dişlerinin sökülmesi bekleniyor.
Kürtler için ayrı bir devlet, federasyon, özerklik talep etmek toplum sosyolojisine uygun değildir diye fetva verildikten sonra Kürtlere demokratik entegrasyon adı altında gönüllü asimilasyonun dayatılmasıyla beraber yavaş yavaş eski inkarcı sözde bilimsel kitaplar da ortaya çıkmaya başladı. Dr. Ahmet Küçükşahin’in yazmış olduğu Türkomania-Kürtler ve Emperyalizmin Dayatması adlı kitap tam da zamanın ruhuna uygun düşercesine piyasaya sürüldü. Bu kitap her ne kadar Kürtler yoktur demiyorsa da ileri sürdüğü argümanlar tam bir facia. Kürtlerin bam teline dokunmak konusunda tam bir pervasızlık örneği. Hele ki bunu bilimsellik adı altında yayınlanması da büyük bir cüret.
Yazarımız şunları bilimsel bir gerçekmiş gibi 257 sayfalık kitabına sindirmiş.
-Kürt, bir ırk değil Arap, Ermeni, Türk, Yahudi, Fars, Gürcü, Nasturi topluluklardan oluşan bir karışımdır.
-Kürt bir ırkın adı değil, yöresel kültürün adıdır.
-Kürtçe diye bir dil yoktur. Birbirini anlamayan yerel lehçeler vardır.
-Kürtçe birbirini anlamayan 44 adet lehçenin bir torbaya konup isimlendirilmesidir.
-Kürt kültürünün önemli özellikleri küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, aşiret yapısı ve konargöçerliğidir.
-Kürtçülüğün köpürtülmesinin nedeni, Türkiye’nin ulus devlet yapısının (Kemalizm) çökertilmesinin amaçlanmış olmasıdır.
Yazara göre Kürt sorunu ise kitapta şöyle tanımlanmakta: “Genel kabul üzerinden Kürtleri etnik bir halk olarak kabul etme, ‘Kürtçe’ diye bir dil varmış gibi algı yaratma sorunudur.”
Bilim dışı ve tamamen ırkçı saiklerle yazılmış bu sözlerle amaçlanan Kürtlerin kendi kimliğinden utanması ve ulusal kimliğinden kaçışı sağlamaktır. Ulus olarak görülmeyen ve dili olmayan Kürtlerin devlet peşinde koşmalarının ham bir hayal olduğunu dayatmak, Kürtleri entegrasyona bir şekilde ikna etmeye yöneliktir. Bir halkı topyekûn imha edilmeyeceğini anlayan güçler bu kez bu tür kitapları bilimsellik adı altında devreye sokacakları anlaşılıyor. Tıpkı Kürtlerin kendi tarihlerine yönelik araştırma ve incelemelerin yoğunlaştığı dönemde ısmarlama olarak yazdırılan ve yüzbinlerce kitabı Genelkurmayının satın alıp bedava dağıttığı Şu Çılgın Türkler kitabının piyasaya sürüldüğü gibi... Kürtlerin olmadığına dair bu tür yayınların yakın gelecekte çoğalacağı ve bedavaya dağıtılacağını öngörmek için kahin olmaya gerek yok.
Yazar öyle anlaşılıyor ki bu deli saçması kitabını yayınlamak için meydanın çok uygun olduğunu görmüş. Demokratik entegrasyon ve Türkiyeleşmek kavramlarının içerdiği gerçek anlamını çözüvermiş. Daha önce Prof. Metin Heper Devlet ve Kürtler adlı sözde bilimsel kitabında Türkler Kürtleri değil, aksine Kürtler Türkleri asimile ediyor diyerek Kürtleri asimilasyoncu olarak suçlamıştı. Dr. Ahmet Küçükşahin daha önce bu tür saçmalıkları yazan onlarca prof yazarın ardından gidiyor. Boğaziçi yayınevinin bu konuda zengin bir külliyatı vardı zaten. Kürtlerin Türk olduklarını sözde kanıtlayan yüzlerce kitap Kürtleri ve devleti ikna edemediği halde bugün bu cüreti bulan sözde yazarların güvendiği tek şey Kürtlere dayatılan demokratik entegrasyon ve Türkiyeleşmeyi gönüllüce benimseyenlerin seslerinin çıkmıyor olmasıdır. Bu zor zamanlar geçip gittiğinde bu sözde yazar da öncülleri gibi kitabıyla beraber tarihin çöplüğüne atılacağından kimsenin kuşkusu olmamalıdır.
Bu kitaba karşılık yarın birileri de Türk diye bir milletin olmadığını Türk denilen ahalinin Balkanlarda Osmanlı ağır bir yenilgi alarak Edirne’ye kadar çekilmesiyle beraber sonradan Müslümanlaşmış yerli Hıristiyan halkın kendi soydaşları tarafından hain diyerek kovulması üzerine Anadolu’ya gelerek devşirildiklerini de yazmanın yolu açılmış olacak. Türk denilen ahali Balkanlardan gelen Müslümanlaşmış Yunan, Bulgar, Arnavut, Romen ve Sırplardan, Kafkaslardan gelen Çerkesler, Abhazlar vs. ve Karadeniz bölgesinde yerleşik Rum Pontus halkının korkudan Müslümanlaşmış olanlarından oluşmuştur. Bu yazarın argümanlarından yola çıkarsak asıl Türk diye bir milletin olmadığını görüyoruz. Farklı Avrupa halklarından, Kafkasya’dan göçenlerden ve yerli Rum Pontuslulardan oluştuğu anlaşılır. Dil olarak da Türkçe diye bir dil olmadığını söylemek mümkün. Sadece konutlarla ilgili Fransızca sözcükleri kullanımdan kaldırsak insanlar kendilerini ifade edemez duruma düşerler. Örneğin apartman, koridor, asansör, balkon, salon, banyo, duş, kabin, sabun, şampuan, kalorifer, kombi, radyatör, aspiratör, lamba, elektrik, fiş, priz, radyo, televizyon, modem, internet, e-mail, hoperlör, ampul gibi sözcükleri kullanımdan çıkarsak ev ile alakalı hiçbir şey anlatamayız. Hele hukuk dilindeki Arapça ve Farsça sözcükleri dağarcığımızdan silersek savcı sözcüğünden başka Türkçe sözcük kalmaz. Sokağa çıktığımızda, pano, afiş, trafik, polis, otobüs, minibüs, taxi, bisiklet, traktör, bilet, şoför, muavin, hız, direksiyon, fren, pedal, market, süpermarket, eczane, bakkal, bisküvit, çukulata, gofret, çay, su, mühendis, doktor, avukat, eczacı, kasap ve yine hoş, sarhoş, serhat, terzi, dürbün, hanım, hatun gibi Kürtçe sözcükleri çıkarırsak ortada Türkçe diye bir dil kalmamış olur. Ayrıca c, f, h, ğ, j, l, m, n, r, v, z, harfleriyle başlayan bütün sözcükler de Türkçe değil. Bu 11 harfle başlayan bütün sözcükleri Türkçeden çıkarırsak topu topu 3500 sözcük kalır Türkçede.
Oysa Kürtçe, Wikipedia’nın dijital sözcük projesi konumumda olan Wiktionary’de Kurmanci ve Sorani lehçelerinde 918.123 sözcük olduğunu söyleyerek dünyanın en çok sözcüğe sahip olan 8. dil konumunda olduğunu yazar. Bunlara Kürtçenin diğer lehçeleri, bölgesel ağızları ve deyimsel ifadeleri de katarsak Kürtçenin toplam sözcük sayısının 1.2 milyon civarında olduğunu belirtir. Bu nedenle Kürtçe küresel ölçekte sözcük çeşitliliği en yüksek diller arasında üst sıralarda yer alır. (Bakınız: www.wictionary.org)
Kürtlerin ve Kürtçe diye bir dilin olmadığını söyleyenlerin dönük kendilerine bakmaları gerekir önce.
Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Son güncellenme: 09:57:44

































































































































































































