Netanyahu’dan Mossad şefine son dakika sorusu: “Ya işe yaramazsa?”

Eski Mossad Başkanı David Barnea, İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarında görev alan ajanların bir bölümünün hâlâ Tahran’da yaşadığını öne sürdü. Barnea, İran’a gönderilen her ajanı bizzat onayladığını belirtirken, Hizbullah’a yönelik çağrı cihazı operasyonundan 10 dakika önce Netanyahu’nun kendisine “Ya işe yaramazsa?” diye sorduğunu açıkladı.

25 Ekim 2026 - 13:58
25 Ekim 2026 - 13:58
 0
Netanyahu’dan Mossad şefine son dakika sorusu: “Ya işe yaramazsa?”

İsrail dış istihbarat servisi Mossad’ın eski Başkanı David Barnea, perşembe günü düzenlenen Priority Summit konferansında, İsrail’in İran ve Lübnan’daki operasyonlarına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Barnea, İran’daki ajanların kimliklerini korumak amacıyla operasyonun ilk günü görüntü yayımladıklarını, İran’da çok sayıda kişinin gözaltına alınmasının gerçek istihbarat görevlilerinin ayırt edilmesini zorlaştırmayı amaçladığını söyledi.

Barnea, İsrail’in İran’da görev yapan ajanlarının bir bölümünün bugün de Tahran’da yaşamayı sürdürdüğünü iddia etti. İran’a gönderilen her operasyon görevlisini şahsen onayladığını belirten eski Mossad Başkanı, ajanların güvenilirliği konusunda kişisel sorumluluk üstlendiğini ifade etti.

“21 bin kişi gözaltına alındı”

Barnea, İsrail’in “Yükselen Aslan Operasyonu”nun başladığı sabah Mossad logosunu taşıyan resmî bir video yayımlamasının nedenlerinden birinin, İran’daki ajanları korumak olduğunu söyledi.

Barnea, İran güvenlik güçlerinin çok sayıda kişiyi gözaltına alarak gerçek ajanları diğer kişilerden ayırt edememesini hedeflediklerini belirterek, “Bu tam olarak gerçekleşti” dedi.

İran makamlarının çatışmaların ikinci gününde 21 bin kişiyi gözaltına aldığını öne süren Barnea, bu kadar çok kişinin tutulmasının ardından yetkililerin şüphelileri birbirinden ayırmakta zorlandığını ve sonunda gözaltına alınanların serbest bırakıldığını iddia etti. Ancak söz konusu gözaltı sayısı bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı.

“Ajanların yüzde 99,9’u açığa çıkmadı”

İran’daki operasyonlarda görev alan bazı Mossad ajanlarının hâlâ Tahran’da yaşadığını ileri süren Barnea, ajanların yüzde 99,9’unun kimliğinin açığa çıkmadığını iddia etti.

Barnea, İran’da İsrail adına casusluk yapmakla suçlanarak idam edilen bazı kişilerin Mossad ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını da öne sürdü. Eski Mossad Başkanı, bu kişilerin bazılarının başka herhangi bir istihbarat kuruluşu için de çalışmamış olabileceğini söyledi.

“Her ajanı bizzat ben onayladım”

Barnea, İran operasyonunda görev alan her ajanın görevlendirilmesine bizzat onay verdiğini belirtti.

Ajanlarla tek tek görüştüğünü, onları cesaretlendirdiğini ve güvenilirliklerini değerlendirdiğini anlatan Barnea, gizli bir operasyonun başarıya ulaşması için bilgilerin sızdırılmamasının hayati önem taşıdığını vurguladı.

Barnea, her ajan için kişisel onay verdiğini belirtirken, “Bunun sorumluluğunu kendi başıma alıyorum” anlamına gelen ifadeler kullandı.

Netanyahu’dan operasyona 10 dakika kala kritik soru

Barnea, Eylül 2024’te Lübnan’da Hizbullah mensuplarının kullandığı çağrı cihazlarının eş zamanlı olarak patlatıldığı operasyonun öncesine ilişkin de ayrıntılar paylaştı.

Eski Mossad Başkanı, operasyonun başlamasına 10 dakika kala İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, savunma bakanı, Genelkurmay Başkanı ve askerî istihbarat şefiyle birlikte yer altındaki komuta merkezinde bulunduğunu söyledi.

Operasyonun saat 15.30’da başlamasının planlandığını belirten Barnea, saat 15.20’de Netanyahu’nun kendisine dönerek, “Bana söyle, ya işe yaramazsa?” diye sorduğunu aktardı.

Bu soruyu daha önce ciddi biçimde düşünmediğini söyleyen Barnea, Netanyahu’ya “Böyle bir ihtimal yok. Her şey yolunda” yanıtını verdiğini belirtti. Ancak ardından verdiği cevabı sorguladığını dile getiren Barnea, operasyon öncesindeki son 10 dakikada büyük bir baskı hissettiğini anlattı.

“Patlayıcı miktarını azaltın” talimatı

Barnea, çağrı cihazı operasyonundan önce Mossad’ın insan vücudunu taklit eden mankenler kullanarak yüzlerce deney gerçekleştirdiğini söyledi. Operasyonun çevredeki sivillere verebileceği zararı azaltmak amacıyla patlayıcı miktarının düşürülmesini defalarca istediğini belirtti.

Hizbullah mensuplarını hedef alan bir saldırıda aile üyelerinin zarar görmesini kabul edemeyeceğini söyleyen Barnea, “İsrail devleti adına, bir Hizbullah mensubunu ortadan kaldırmak isterken onun kızının, oğlunun ya da eşinin zarar görmesi ihtimalini kabul edemem” dedi.

Ekibinin, patlayıcı miktarına getirilen sınırlamaların cihazların etkinliğini azaltabileceği konusunda kendisini defalarca uyardığını belirten Barnea, buna rağmen belirledikleri sınırları koruduğunu ifade etti.

Barnea ayrıca, Hizbullah’ın Beyrut’un güneyindeki kalesi Dahiye’de uzuvlarını kaybetmiş 4 bin 500 kişinin yaşadığını iddia etti. Bu sayıya ilişkin bağımsız doğrulama ise paylaşılmadı.

“Üçüncü bir operasyon var mı?” sorusuna yanıt vermedi

Barnea, çağrı cihazları ve telsizlere yönelik operasyonların ardından, ele geçirilmiş ya da değiştirilmiş cihazlarla üçüncü bir operasyon planlanıp planlanmadığı sorusuna yanıt vermekten kaçındı.

Belirsizliğin başlı başına stratejik bir amaç taşıdığını söyleyen Barnea, Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarının ardından yaşadığı belirsizliği örnek gösterdi. Barnea, ilk saldırının ardından bunun tek saldırı olabileceğinin düşünüldüğünü, ikinci saldırıdan sonra ise üçüncüsünün gelip gelmeyeceğinin bilinmediğini belirtti.

“İran’ın saldırılarından önce İsrail caydırılmıştı”

Barnea, İran’ın Nisan ve Ekim 2024’te İsrail’e doğrudan saldırılar düzenlemesinden önce İsrail’in İran’ın askerî kapasitesi karşısında caydırıldığını da kabul etti.

İran’ın uzun menzilli ve hassas güdümlü füzelerinin kapasitesi ile İsrail ve ABD’nin hava savunma sistemlerinin büyük çaplı bir saldırıya karşı koyup koyamayacağı konusunda belirsizlik yaşadıklarını söyleyen Barnea, İran’ın gerçekleştirdiği iki saldırının Tahran açısından stratejik hata olduğunu savundu.

Barnea’ya göre bu saldırılar, İsrail’in daha önce tam olarak değerlendiremediği İran’ın askerî kabiliyetlerini ortaya çıkardı ve İsrail’in tehdit algısını değiştirdi.

Bu haber toplam 26 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 13:59:00