Batılı diplomattan Lübnan ve Irak’a uyarı: 'Silahlı gruplar değil devletler çağı başlamalı'
Batılı bir diplomat, Ortadoğu’daki krizlerin durdurulması için Lübnan ve Irak’ın silahlı grupların etkisini sonlandırarak devlet kurumlarını güçlendirmesi gerektiğini söyledi.

Beyrut’ta görev yapan üst düzey bir Batılı diplomat, bölge ülkelerini Ortadoğu’nun içinden geçtiği hassas dönemin ciddiyetini kavramaya çağırdı. Yetkili, 7 Ekim Gazze saldırılarının ardından başlayan savaşların sürmesini engellemek için “bölgenin, Başkan Donald Trump’ın barış yapıcı rol üstlenme isteğinden yararlanması gerektiğini” belirtti.
Şarku’l-Avsat’a konuşan diplomat, “silahlı faksiyonların (devlet dışı silahlı gruplar) başkentlerin kararlarını kontrol etmesine izin vermenin yıkıcı sonuçlar doğurduğunu” söyledi ve örnekleri şöyle sıraladı:
• Hamas, El-Aksa Tufanı operasyonunu tek başına başlattı; sonuçları Gazze için olduğu kadar, sürekli İsrail baskısıyla karşı karşıya olan Batı Şeria için de yıkıcı oldu.
• Hizbullah, Lübnan adına tek taraflı adım attı ve savaşa dahil oldu; sonuçları bugün sahada görülüyor.
• İsrail, Lübnan topraklarında yeni mevziler ele geçirerek fiili bir güvenlik kuşağı oluşturdu—bunun mümkün olmasında Lübnan’ın meşru kurumlarının etkisiz bırakılmasının payı büyük.
• Suriye, İran destekli silahlı gruplara hareket alanı tanımasının bedelini “rejimin çöküşüyle” ödedi.
• Suriye’nin yeni Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, dünyanın artık faksiyon değil devlet görmek istediğini kavradı.
Diplomat, önümüzdeki haftaların “Lübnan için belirleyici olabileceğini” söyleyerek, ülkenin yeni bir İsrail saldırısından korunmasının, Lübnan devletinin savaş ve barış kararlarında tek yetkili merci olduğunu kanıtlamasına bağlı olduğunu vurguladı. Yetkili, “Şii toplumundaki ılımlı çizginin güçlenmesi ve Meclis Başkanı Nebih Berri’nin kurtarıcı rol oynayabilmesi” umudunu dile getirdi.
Diplomat, “silahların tek elde toparlanmadığı bir Lübnan’ın ciddi tehlikelerle karşılaşacağı” uyarısında bulunarak, benzer bir geçiş sürecinin Irak’ı da beklediğini ifade etti. İran ile Batı arasındaki gerilimin sürdüğünü hatırlatan yetkili, Tahran’ın “bölgenin yeni döneme girdiğini ve faksiyon siyasetinde ısrarın İran’ı da kaçınılmaz çatışmalara sürükleyeceğini” anlaması gerektiğini söyledi.
Yeni hükümet arayışındaki Irak’ın, Gazze, Lübnan ve Suriye’de yaşananlardan ders çıkarması gerektiğini belirten diplomat, “Suriye artık Esad yönetimi olmadan şekilleniyor; Hizbullah, Hasan Nasrallah’sız; İran ise Kasım Süleymani dâhil birçok komutanını kaybetti” dedi.
Yetkili, Irak’ın bundan sonraki aşamada devlet aklını faksiyon aklının önüne koyması gerektiğini vurguladı. Koordinasyon Çerçevesi içinde devlet kurumlarını güçlendirecek bir orta yol bulunmasının, ülkenin gereksiz krizlerden uzak durmasına katkı sağlayacağını söyledi.
Diplomat, “Bölgenin yeni bir İsrail–İran savaşı ihtimaliyle karşı karşıya olduğu bir dönemde, Trump yönetiminin tarafsız kalmasının zor olacağı” değerlendirmesinde bulundu. Son olarak, Bağdat ve Beyrut’taki liderlere, “faksiyonlardan gelen Ahmed Şara’nın bile ülkesini yalnızlıktan çıkarmak için devlet yoluna yöneldiği” hatırlatılarak, aynı yaklaşımı benimsemeleri çağrısı yapıldı.
Son güncellenme: 11:02:33


































































































































































































