‘Karşıt Kürd’ Güyalığı

Öcalan’ın ''Türk ne kadar devletsiz yaşayamazsa, Kürd de devleti olsun istemez.'' sözüne itiraz eden Kürdler acaba Bakur’da Öcalan’ı haksız çıkaracak ne yapmış?

15 Mar 2026 - 12:50
15 Mar 2026 - 12:50
 0
‘Karşıt Kürd’ Güyalığı

Öcalan’ın ''Türk ne kadar devletsiz yaşayamazsa, Kürd de devleti olsun istemez.'' sözüne itiraz eden Kürdler acaba Bakur’da Öcalan’ı haksız çıkaracak ne yapmış? 

Eğer Öcalan’ın Küdlerin devlete mesafeli olduğu yönündeki görüşüne karşı çıkıyorsanız, bunu pratikte nasıl yanlışladınız?

Mesela federe yönetim modeli talebi etrafında mı kenetlenilmiş, modelin çerçeve taslağı mı ortaya konulmuş, tanıtılması, yaygınlaşması için çalışma mı yapılmış?

Karşıt olan yeniyi, karşıtlığından arınmış ve farklı olanı önerip hareketlenmiyorsa; karşıtı olduğuna gerçekte o kadar da karşıt olmadığı anlamına gelmez mi, razı olduğu, belki de kabullendiği, katlanabildiği anlamına gelmez mi?

Elbette karşıtlığın samimiyeti ciddi ancak arkası gelmeyince, hareketlenmeyince sadece karşıt olmak için karşıt olunduğu gibi yansıyor. 

Onlarca yıl sürmüş PKK’nin bölgeye zarar veren politikalarını, şiddet, illegalite ve terör kapsamındaki eylemlerini tanımlayamamış, açıkça ifade edememiş çoğu kişi ve yapıdan yeni, güvenli, kapsayıcı ve ilerlemeci bir model önermesi nasıl beklenebilir. 

Eğer federe yönetime (ya da diğer modellere) dair herhangi bir emek harcamamışsanız, bölge ve toplumunuzun herhangi bir (örneğin kentsel) sorununa dair en küçük bir önleme ya da iyileştirme önerisi, çalışması yapmamışsanız, çabaya girmemişseniz Öcalan’a itiraz ederken rahatsız olmanız gerek! 

Nadiren de olsa kelimelerinizin arasına ne anlama geldiği belli olmayan, belli edilmeyen, belirsizliğinden gocunulmayan ‘statü’yü almışsanız bu Öcalan’a itiraz ederken ve toplumunuza onu şikayet ederken dikkatli ifade etmenizi gerektirir.

Federe yönetim modelinin geniş bir toplumsal program veya ortak taslak haline gelmemesinin nedenini Öcalan karşıtlarının hazır bulunuşluğuna yoruyorum, bu iddiama itiraz edilse ya?

Örgütsel olarak güçlü olan Öcalan’dır. Ona bir taraftan itiraz ederken diğer taraftan da güç oluşturmaya çalışmak gerekir. Federe yönetim modeli gibi rasyonel, çağcıl önerilerden birinin kurumsallaşması stratejisini fark etmemeyi, sağlamamayı sahiplenmeyen, üstlenmeyen bir sorumsuzluk var! 

Karşıtlık kişiliği olmuş kesimlerden programatik, inşacı kişilik beklentim çoktandır devam etmiyor.. Herhangi bir kırılma ya da sakinlik dönemi artık kimseye yani örgütlenmemiş olanlara örgütlü güç olma olanağı ve alanı tanımayacak, tanımıyor (70’lerde ve 80’lerde olduğu gibi). Bu; fikirlerle ve emekle, kapasiteyle, vizyonla, evrensel olmakla hak edilecek; sürdürülebilirliği bu temele bağlı olacak. Örgütlü gücün ne demek olduğu ve neleri değiştireceği biliniyor ama nasıl sağlanacağı hakkında önceliğiniz, ciddiyetiniz, samimiyetiniz, fikirsel ve örgütleme emeğiniz yoksa, ki öyle bir işaret yok, o halde Öcalan’a itiraz ederken biraz mahcubiyet de gerekiyor..

Alternatif model üretmeyenlerin eleştirme hakkı zayıftır ya da yoktur demiyorum çünkü eleştiri olmadan alternatif üretilmez. Sadece, onlarca yıldır eleştiriden bıkmayan ve gerçekte eleştirinin asıl kişilik haline geldiğini yada bundan ibaret olduğunu ifade etmeye çalışıyorum. 

Çağımız şiddet karşıtı, sivil, şeffaf, demokratik, çoğulcu, katılımcı örgütlülük çağıdır ve bu içerikle örgütlü olmayan kaybetmeye ya da koruyamamaya razıdır.

Bakur’da pozisyon almak, yalnızca birilerine karşı çıkmakla değil, somut bir model üretmekle mümkündür ya da üretilen modeli fark edip hareketlenmekle mümkündür..

Alternatif model üretemeyenler, üretilenin farkında olmayanlar Bakur’un her bir alanında metodolojik ve pratik temelden yoksundur. 

Bu konuda yılların yazınsal, tepkisel, temas birikimine sahip biri olarak; Öcalan’a ve Apoculara karşı ahkam keserek, küçümseyerek, akıl vererek yaşamını sürdürenlere Bakur’un sorumluluğu konusunda ciddiyet ve metodoloji tavsiye ediyorum.

Sadece, karşıtlık kişiliği olmuş kimi Kürdü tanımak o kadar da zor değil. Bu karşıt kişilik sadece politik değil, her alanda kendini gösteriyor ve belirliyor. 

Bu karşıt kişilik Öcalan’la başlamadı (hatta Apocular arasında da baskın olsa da farklı biçimde kontrol altına alınıp, engelleniyor olabilir). Benzer ‘güya’ itiraz daha önce Osmanlı’ya, sonra en az yüz yıldır da Ankara’ya yapılıyor. Yani süren bu kültürel ve politik kişilik yapısıdır ve bu yaygın kişiliğin devam etmesi ya da değişmesinden, değişmemesinden bireyin kendisi sorumludur. Dolayısıyla, bireyler kendi karşıtlık karakterini ve bunun toplumsal sonuçlarını sahiplenmekten, yönetmekten sorumlu.

Bu kararlı ve kendinden emin kültürel kişilik bireysel ve toplumsal tercihleri belirliyorsa, yönlendiriyorsa farklı bir tartışma yapmayı, makul bir mesafeye çekilmeyi, had bilmeyi gerektirir. Bu, tarihsel deneyimli dinamik bilinç kendinden razı ise (ki, öyle görünüyor) anlayışla karşılamak ve bunları gözeterek ilişkilenmek gerekir. 

Kısacası, Öcalan’a itiraz eden Kürd çevreleri, eleştirilerini Bakur pratiğinde doğrulayacak, Öcalan’ı yanlışlayacak somut bir model üretip örgütleyemedikleri için eleştirileri lafta ve etkisiz kalmaktadır.

(Aşırı genelleyici olmaktan kaçınarak, ‘Bakur Kültürü ya da Bakur Kişiliği’ olarak ifade ettiğim, çok yönlü ve daha detaylı veri ve analizle ortaya koymayı ve tartışmayı belki deneyeceğim bu yapı yüzlerce yıllık bir dinamik..)


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı toplam 3954 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 18:13:52