Kavramların İçlerinin Boşaltılması ve Hiçleştirilmesi (2)

2 Mayıs 2026 - 12:28
2 Mayıs 2026 - 12:28
 0
Kavramların İçlerinin Boşaltılması ve Hiçleştirilmesi (2)
Yapay Zeka

Makalemizin 2. devamında insani ve Erdemli kavramların özellikle Ortadoğu ve İslam toplumlarında erdemli olmanın kriteri kavramların bu ülke rejimleri tarafından nasıl dinsel, mezhepsel ve ideolojik meşreplerine göre sulandırılarak içlerinin boşaltıldığı üzerinde bunları somutlaştırmaya devam etmeye çalışacağız. Şimdi de dünya ya açılıp farklı rejimler ve ideolojik yapıların bu kavramlara yaklaşımları üzerinde bir kaç şey söyleyelim. Demokrasi ve özgürlük adına yola çıkıp belli bir güce ulaşan yapılar, askeri darbe veya silahlı ayaklanmalarla iktidarı ele geçirerek devlet aygıtını kendi ideolojik duruşlarına göre dizayn etmek suretiyle kendi düşünce ve inanç yapıları dışında kalanları baskı altına alma, ezme yoluna saptıkları bilinen bir gerçekliktir. 

Adını andığımız bu rejimlerin tamamı, otoriterliği de aşarak, birer totaliter diktatörlük haline geldiler. Ülke yöneten sosyal ve sınıfsal bir azınlık dışındaki Ezilen topluluk ve halkların en basit insani taleplerini “hain” “Karşı-devrimci” lik ile suçlayarak itibarsızlaştırma sürgün ve hapse atılmak suretiyle ülkeyi açık hapishaneye çevirdikleri sır değildir. Bu türden gerek dinsel-mezhepsel ve gerekse ideolojik saiklerle, toplum ve bireyler inim inim inletildi. Irak'ta Saddam Hüseyin, Suriye de Esat ailesi, Türkiye de Kemalist ve Neo-Osmanlıcı otokrat rejim, İran'da Şia teokratik idam rejimi, Venezuela da seküler-solcu Maduro diktatörlüğü, Afrika ve Latin Amerika’da solculuk adına ortaya çıkan, iktidar olduklarında eski askeri diktatörlüklere rahmet okutan keyfi yönetim rejimlerinin birbirlerinin ikizi rejimlerdir. Amerika, soğuk savaş eseri olan bu dinci ve ideolojik totaliter rejimleri zamanında Sovyet yayılmacılığına karşı kendisi de kullandığını burada belirtelim. Sovyetlerin yıkılmasıyla Amerika, bu vekil örgütleri silahsızlandırma ve tasfiye kararına, palazlanmış ve güç kazanmış bu fundamentalist dinci örgütler karşı çıkarak silahları bu kez Amerika’ya çevirmişlerdi.

Soğuk savaş Sovyet ideolojik örgütsel artıklar, kin ve nefret besledikleri Amerika’ya karşı ayaklanan bu çağdışı kafa kesen fundamentalist yapıları desteklemeye, onlar adına eylem yapmaya, slogan atmaya başladılar. Bunu yaparken eski soğuk savaş ütopik sloganlar tekrarlamaktan geri kalmamaları çok ilginçtir. Tamamen Amerika’ya karşı duyulan duygusal bir kinin refleksiyle hareket eden ve gittikçe de toplumlardan soyutlanan ve marjinalleşen sosyalist/komünist yapılar, düşman ortaklaşmasında birleştikleri vahşi kafa kesen fundamentalistlerin yaptıkları karşısında çıt çıkaramıyorlar. Sahip oldukları ideolojik argüman ve paradigmaları gereği iktidara geldiklerinde bu ülke insanlarının nasıl bir felaketle karşılaşacakları daha önceki Sovyet v diğer totaliter yönetimlerde karşılaştığımız manzaralardan farklı olmayacaktır. Dünyadaki sol, bir karanlık tünelde el yordamı ile hareket ediyor. Dünya üzerinde ne kadar anti-demokrasi, özgürlük ve empati yoksunu ırkçı, faşist ve dinci örgüt ile parti varsa kol kola yürüyüp aynı sloganları haykırıyorlar. “Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi" ve "Kahrolsun İsrail siyonizmi"

İnancımıza göre, mazlum halklara ve topluluklara kan kusturmuş dinsel-mezhepsel ve ideolojik yapı ve rejimlerin, kimler tarafından yıkılacağı konusu, bu zulüm ve mağduriyetleri yaşayan kesimler için hiç ama hiç bir önemi ve anlamı yoktur, olamaz. Kendi halklarına ve diğer farklı inanç ve toplumlara kan kusturan rejimlerin kendilerinin uyguladıkları zorbalıklara karşı daha güçlü zorbalıklar tarafından yıkılmasına Amerika veya İsrail sebep oluyorsa olumludur ve hayırlıdır. Buna karşı çıkmak, bu zulüm ve vahşetlerin devamını istemekten başka bir şeye hizmet etmez. Onun içindir ki insani ölçülerdeki kavramları kendi totaliter amaçları uğruna tersyüz ediyorlar. İnancımıza göre Amerika'nın Irak, Suriye, Venezuela da yüzbinlerce insanın kanına girmiş rejimlerin değişmesine ön ayak olmak son derece isabetli olmuştur. Şimdi de İran idam rejimini zayıflatması ve yıkması hangi saiklerle olursa olsun, insanlığın erdemli geleceği için ön açıcıdır, faydalıdır. Amerika'nın yanlışı bize göre şurdadır: Yıkılmasına sebep oldukları bu zalim otoriter rejimlerin o ülke halklarının barış içinde ve demokratik kurallar içinde yaşamalarına yardımcı olacak mekanizmaları da harekete geçirmeleri gerekir. Amerika burada, diğer devletlerin de yaptığını yaparak kendi devlet çıkarını öncelliyor. Bu durum bir nebze de olsa anlaşılır bir şey olsa da bu diktatörlükler altında yıllarca inleyen halkların ve toplumların biraz soluk almaları ve toplumsal bir güç haline gelmeleri için daha fazla bir çabaya ihtiyaç vardır.

 


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı toplam 972 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 23:14:13