İranlı Kürt muhaliflerden Bağdat’ın nakil planına tepki
İranlı iki Kürt muhalif parti, Kürdistan Bölgesi’nden ülkenin başka bölgelerine taşınmaları yönündeki önerileri reddederek, iddiaların İran’ın psikolojik savaşının parçası olabileceğini savundu.

Irak'ta İranlı Kürt muhalif grupların Kürdistan Bölgesi’nden ülkenin başka bölgelerine taşınması gündeme gelirken, Demokratik İran Kürdistan Partisi (KDPI) ve Komala temsilcileri bu önerilere karşı çıktı. Gruplar, söz konusu girişimlerin İran’ın psikolojik savaşının parçası olabileceğini savundu.
Iraklı siyasi aktörlerin, İranlı Kürt muhalif grupları Kürdistan Bölgesi’nden ülkenin başka bir bölgesine nakletme planını görüştüğü öne sürüldü. Şafak News’a konuşan siyasi kaynaklar, ülkenin güneyindeki Müsennâ vilayetine bağlı Samava kentinin olası yerleşim noktaları arasında değerlendirildiğini aktardı.
Henüz inceleme aşamasında olduğu belirtilen plan kapsamında, grupların üyelerinin İran’a teslim edilmesi seçeneğinin ise şimdilik gündemde olmadığı ifade edildi. Irak federal hükümeti ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY), grupların taşınmasına ilişkin resmî bir karar açıklamadı.
“Kürtlerin hak mücadelesi teslimiyetle sona ermeyecek”
Demokratik İran Kürdistan Partisi (KDPI) yöneticilerinden Kerim Pervizi yaptığı açıklamada, Kürtlerin ulusal hakları için yürüttüğü mücadelenin baskı ve teslimiyetle sona ermeyeceğini söyledi.
Pervizi, mücadelenin İran İslam Cumhuriyeti kurulmadan önce başladığını ve rejimin sonrasında da devam edeceğini belirtti. Grupların geleceğine ilişkin tartışmaların önemli bir bölümünü İran’ın propagandası olarak değerlendiren Pervizi, partisine resmî olarak iletilmemiş öneriler hakkında tutum belirleyemeyeceklerini kaydetti.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile temas ve iş birliğinin sürdüğünü belirten Pervizi, KBY’nin Kürtlerin siyasi faaliyetlerini sonlandırmalarını istemediğini ve muhalif partilerin faaliyetlerini engellemediğini ifade etti.
Pervizi ayrıca, KDPI’nin askerî kampları bulunduğu yönündeki iddiaları reddederek üyelerinin ve ailelerinin sivil kamplarda yaşadığını söyledi. Bu kamplardan bazılarının İran tarafından bombalandığını öne süren Pervizi, partinin Washington ile siyasi ve diplomatik temaslarının da devam ettiğini bildirdi.
Komala’dan tecrit planına tepki
İran Komünist Partisi’nin Kürdistan kolu Komala’nın merkez komite üyelerinden Hasan Rahman Pana da İranlı Kürt muhalifleri, ailelerini ve bölgedeki mültecileri hedef alan medya ve psikolojik kampanyalara dikkat çekti. Rahman Pana, açıklamasını kişisel görüşü olarak dile getirdi.
İran yönetiminin uzun yıllardır Kürt muhaliflere yönelik suikastlar ile güvenlik ve medya baskısı yürüttüğünü savunan Rahman Pana, 1990’lardan bu yana İranlı Kürt partilerinin 350 ila 400 üye, aktivist ve yöneticisinin öldürüldüğünü tahmin ettiğini söyledi.
Irak’ın daha önce grupların taşınmasına yönelik bir plan bulunduğunu reddettiğini hatırlatan Rahman Pana, yeni nakil önerilerinin İran istihbaratının muhalefeti zayıflatma ve saflarında endişe yaratma çabalarını yansıttığını ileri sürdü.
Rahman Pana, sıkı güvenlik önlemleri altındaki kampların kapatılmasına da karşı çıkarak İranlı Kürt partilerinin, Irak’ta yıllarca kamplarda tutulan Halkın Mücahitleri Örgütü (MEK) ile aynı durumda olmadığını belirtti.
Grupların Haşdi Şabi veya İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı yapılar tarafından korunan, izole bölgelere kapatılmasını kabul etmeyeceklerini söyleyen Rahman Pana, böyle bir uygulamanın siyasi faaliyetler için gerekli olan hareket özgürlüğünü ve toplumsal bağları ortadan kaldıracağını savundu.
Bölgedeki Kürt toplumuyla bağların koparılmasının da zor olduğunu belirten Rahman Pana, onlarca yıllık tarihsel ve sosyal ilişkilerin yanı sıra Kürt ailelerin muhaliflere sağladığı desteğe işaret etti.
Bağdat-Tahran hattında güvenlik baskısı
İranlı Kürt muhalif grupların Kürdistan Bölgesi’ndeki varlığı, uzun süredir Bağdat ile Tahran arasında gerilim konusu olmaya devam ediyor. İki ülke, Mart 2023’te sınır güvenliğinin sağlanması ve Irak topraklarının komşu ülkelere yönelik saldırılarda kullanılmasının önlenmesi amacıyla bir güvenlik anlaşması imzalamıştı.
Iraklı yetkililer, Eylül 2023’te grupların sınır hattından Kürdistan Bölgesi’nin daha iç kesimlerine taşındığını ve sivil statüsünde değerlendirilmelerinin öngörüldüğünü açıklamıştı. İran ise grupların beş ayrı kampa yerleştirildiğini bildirmişti.
Tahran, muhalif grupların silahsızlandırılması talebini sürdürürken konu, Mayıs 2026’da Bağdat’ta düzenlenen iki ülkenin ortak üst düzey güvenlik komitesinin toplantısında da gündeme geldi.
Kamplar füze ve İHA saldırılarının hedefi oldu
28 Şubat’ta ABD ile İran arasında savaşın başlamasından bu yana Erbil ve Süleymaniye vilayetlerindeki muhalif grupların üsleri ve kampları çok sayıda füze ve insansız hava aracı saldırısına maruz kaldı.
Saldırılarda KDPI, Komala’nın bazı fraksiyonları ve Kürdistan Özgürlük Partisi’ne (PAK) ait noktaların hedef alındığı bildirildi. İran Devrim Muhafızları bazı saldırıları üstlenirken, üyelerin ailelerinin de yaşadığı kamplarda can kayıpları ve yaralanmalar meydana geldi.
Komala temsilcisi Rahman Pana, ABD’ye aşırı güvenilmemesi gerektiğini de belirterek Washington’un politikalarını öncelikle kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirdiğini savundu. Pana, IŞİD’e karşı mücadelede Peşmerge güçlerinin verdiği kayıplara rağmen ABD’nin Kürt müttefiklerine kalıcı güvence sunmadığını ileri sürdü.
İranlı Kürt muhalif grupların başka bölgelere taşınmasına ilişkin tartışmalar sürerken, Irak federal hükümeti ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından henüz resmî bir karar duyurulmadı.
Son güncellenme: 19:42:23



































































































































































































