Samer’in çerçeve yasa araştırmasında dikkat çeken sonuç

Samer Saha Araştırmaları Merkezi'nin çerçeve yasaya ilişkin yaptığı çevrim içi ankette, katılımcıların yüzde 77.7'si yasayı desteklediğini belirtti.

26 Ağustos 2026 - 13:08
26 Ağustos 2026 - 13:08
 0
Samer’in çerçeve yasa araştırmasında dikkat çeken sonuç

Samer Saha Araştırmaları Merkezi, yeni çözüm süreci kapsamında Meclis’te kabul edilerek yürürlüğe giren çerçeve yasaya ilişkin kamuoyu araştırması yaptı. 8-20 Ağustos 2026 tarihleri arasında çevrim içi gerçekleştirilen araştırmaya Diyarbakır, İstanbul, Van, Mardin, Ankara, İzmir, Batman, Şırnak, Hakkari ve diğer kentlerden toplam 1166 kişi katıldı.

Araştırma, kamuoyunun yasaya ilişkin bilgi düzeyinin yanı sıra düzenlemeye yönelik destek ve eleştirileri, uygulama sürecine ilişkin kaygıları ve kalıcı barışa yönelik beklentileri ortaya koymayı amaçladı.

Yasa tek başına yeterli değil

Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 77,7’si çerçeve yasayı desteklerken, yüzde 4,7’si karşı çıktı. Yüzde 17,6’lık kesim ise ne desteklediğini ne de karşı olduğunu belirtti.

Katılımcıların yüzde 71,2’si düzenlemenin çözüm sürecini olumlu etkileyeceğini düşünürken, yüzde 24,1’i bu konuda kararsız kaldı. Buna karşın yüzde 78,7’si yasanın Türkiye’de kalıcı barışı sağlamak için tek başına yeterli olmadığını ifade etti.

Yasa hakkında bilgi düzeyi yüksek

Katılımcıların yüzde 76’sı çerçeve yasa hakkında “çok bilgi sahibi” veya “bilgi sahibiyim” yanıtını verdi. Yasaya ilişkin bilgilerin en önemli kaynakları arasında yüzde 28,2 ile siyasi partiler ve siyasetçiler, yüzde 27,6 ile internet haber siteleri ve yüzde 25,3 ile sosyal medya öne çıktı.

Araştırmanın örnekleminde 2023 seçimlerinde YSP/HDP’ye oy verenlerin yüzde 60,4 ile belirgin ağırlığa sahip olduğu, AKP ve CHP seçmenlerinin de önemli oranlarda temsil edildiği belirtildi.

Yasanın kalıcı barış için yeterli olup olmadığına ilişkin değerlendirmelerde yetersizlik görüşü farklı seçmen gruplarında da öne çıktı. Düzenlemeyi bu açıdan yetersiz bulanların oranı CHP seçmenlerinde yüzde 91,4, YSP/HDP seçmenlerinde yüzde 89,6 ve diğer parti seçmenlerinde yüzde 80 olarak ölçüldü.

AKP seçmenlerinde ise yüzde 37,5 oranında “yetersiz”, yüzde 37,5 oranında “kararsız” yanıtı verildi.

Uygulama sürecine yönelik kaygılar ve devam yasalarının çıkarılması talebi dikkat çekiyor

Katılımcıların yüzde 47,1’i çerçeve yasanın uygulamada sorun yaşayacağını düşünürken, yüzde 33,1’i sorunların kısmen yaşanabileceğini belirtti. Uygulamada sorun yaşanabileceğini düşünenlerin önemli bir bölümü yasanın kapsayıcı ve yeterli olmadığını, hükümetin süreci bozabileceğini veya uygulayıcılara güvenmediğini ifade etti.

Devam yasalarının ne zaman çıkarılması gerektiği sorusuna katılımcıların yüzde 66,8’i “ilk yasanın uygulanmaya başlamasından sonraki en kısa zaman diliminde” yanıtını verdi. Ayrıca yüzde 52,6’sı devam yasalarının çıkarılmayacağı yönünde kaygı taşıdığını belirtti.

MGK'nin teyit-tespit şartına destek sınırlı kalırken karşı çıkanların oranı daha yüksek

PKK mensuplarının düzenlemeden yararlanmasının, silahların tamamen bırakıldığına ilişkin MGK’nin teyit-tespit raporu şartına bağlanmasına yönelik soruda destek yüzde 20,5’te kaldı. Katılımcıların yüzde 45,4’ü ise söz konusu şarta karşı olduğunu belirtti.

YSP/HDP seçmenlerinde şartı desteklemeyenlerin oranı yüzde 55,9’a ulaşırken, destekleyenlerin oranı yüzde 15,6 oldu. CHP seçmenlerinde de karşı çıkanların oranı yüzde 38,4 olarak ölçüldü.

Kamuoyu yasanın Kürt meselesini tek başına çözemeyeceğini düşünüyor

“Bu yasanın Kürt meselesini çözebileceğini düşünüyor musunuz?” sorusuna katılımcıların yüzde 42,3’ü “çözemez”, yüzde 46,5’i ise “kısmen çözebilir” yanıtını verdi. Yasanın sorunu çözebileceğini düşünenlerin oranı yüzde 11,1’de kaldı.

Bu sonuçların, çerçeve yasaya verilen desteğin yasanın bütün sorunları çözeceği yönünde bir beklenti anlamına gelmediğini gösterdiği belirtildi.

Yasanın bağımsız izlenmesine ve Meclis'e düzenli rapor sunulmasına yüksek destek

Araştırmada yasanın uygulanmasının bağımsız biçimde izlenmesi ve sonuçların Meclis’e düzenli olarak raporlanmasına yönelik destek yüzde 90,1 olarak ölçüldü.

Katılımcıların yüzde 59,6’sı bu mekanizmayı “kesinlikle desteklediğini”, yüzde 30,5’i ise “desteklediğini” ifade etti. Araştırmaya göre bu sonuç, uygulama sürecinde şeffaflık ve bağımsız denetimin kamuoyu açısından önemli bir güven unsuru olduğunu ortaya koydu.

Meclis ve sivil toplum sürecin en önemli aktörleri olarak görülüyor

Bundan sonraki süreçte en etkili olması gereken kurum, yapı ve kişiler arasında Meclis yüzde 69,8 ile ilk sırada yer aldı. Meclis’i yüzde 52,4 ile sivil toplum, yüzde 51 ile Abdullah Öcalan ve yüzde 39 ile siyasi partiler takip etti.

Hükümet yüzde 18,4, PKK yüzde 16,6 ve MGK yüzde 4,5 oranında yanıt aldı.

Kamuoyu çözüm sürecinin demokratik ve hukuki reformlarla genişletilmesini bekliyor

Araştırmada, anadilde eğitim hakkı, Kürt kimliğinin anayasal güvenceye alınması, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, Terörle Mücadele Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’nda değişiklik yapılması, düşünce ve örgütlenme özgürlüğünün genişletilmesi, seçme ve seçilme hakkının güçlendirilmesi ve kayyım uygulamasının kaldırılması gibi başlıklara verilen desteğin, kamuoyunun çözüm sürecini daha kapsamlı demokratikleşme adımlarıyla birlikte değerlendirdiğini gösterdiği belirtildi.

Yasa önemli bir başlangıç, ancak sürecin başarısı uygulamaya bağlı

Samer Saha Araştırmaları Merkezi, araştırmanın sonuçlarında çerçeve yasanın kamuoyu açısından önemli bir başlangıç zemini oluşturduğunu, ancak kalıcı barış ve Kürt meselesinin çözümü için tek başına yeterli görülmediğini belirtti.

Araştırmada, devam yasalarının zamanında çıkarılması, uygulamanın bağımsız biçimde izlenmesi, sürecin şeffaf yürütülmesi ve taraflar arasında güven oluşturulmasının kritik önem taşıdığı vurgulandı. Kamuoyunun çözüm sürecinin yalnızca güvenlik perspektifiyle yürütülmesini değil, hukuki güvenceler, demokratik reformlar ve toplumsal uzlaşı temelinde ilerletilmesini beklediği ifade edildi.

 

Bu haber toplam 1 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 13:08:58