ABD-İran savaşı yeniden başlarsa Irak’ı ne bekliyor?

Washington ile Tahran arasında çatışmaların yeniden başlaması ihtimali, Irak’ta güvenlik ve ekonomi kaygılarını artırıyor. Petrol ihracatındaki olası düşüş, dolar krizinin derinleşmesi ve İran yanlısı silahlı grupların savaşa katılma riski, Bağdat yönetimini birden fazla cephede baskı altında bırakıyor. Iraklı siyasi çevreler, yeni bir çatışmanın ülkede ekonomik krizi ve toplumsal gerilimi daha da ağırlaştırmasından endişe ediyor.

20 Ekim 2026 - 09:42
20 Ekim 2026 - 09:42
 0
ABD-İran savaşı yeniden başlarsa Irak’ı ne bekliyor?

ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın yeniden alevlenebileceği yönündeki kaygılar Irak’ta yeniden gündeme geldi. Çatışmalar sırasında tarafsız bir tutum benimsemeye çalışan Irak, Hürmüz Boğazı’nın kapanması, petrol ihracatının gerilemesi ve İran yanlısı silahlı grupların saldırıları nedeniyle güvenlik ve ekonomi alanlarında ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Halid el-Yakubi, yaptığı açıklamada ABD ile İran arasında yeni bir çatışma yaşanmasının Irak’ı olayların merkezine çekebileceği uyarısında bulundu. El-Yakubi, ülkeyi olası bir savaşın dışında tutmanın zorlaşabileceğine dikkat çekti.

Suudi haber ajansı Şarku’l Avsat’a konuşan bilgi sahibi kaynaklar da savaşın yeniden başlaması ihtimalinin siyasi çevrelerde ciddi kaygılara yol açtığını belirtti. Özellikle Koordinasyon Çerçevesi içindeki siyasi güçlerin, ekonomik sorunların yanı sıra toplumsal gerilimin tırmanmasından endişe duyduğu aktarıldı.

Dolar krizi ve protesto endişesi

Irak’ta serbest piyasada dolar kurunun yükselmesi ve temel tüketim ürünlerinin fiyatlarındaki artış, ekonomik kırılganlığı derinleştiriyor. Kaynaklara göre fiyat artışlarının ardından protesto çağrılarının yapılması, siyasi çevrelerde yeni bir toplumsal hareketlilik yaşanabileceği endişesini artırdı.

Kaynaklar, mevcut ekonomik sorunların hükümet ve siyasi güçler tarafından yönetilebileceğini ancak ABD ile İran arasında savaşın yeniden başlaması halinde koşulların çok daha ağırlaşabileceğini belirtti.

Seyyidü’ş Şüheda Tugayları Genel Sekreteri ve Koordinasyon Çerçevesi’nin önde gelen isimlerinden Ebu Alâ el-Velai de geçen hafta yaptığı açıklamada, Irak’ta protestoların yeniden başlaması ve şiddetlenmesi ihtimaline ilişkin ciddi kaygılar bulunduğunu dile getirdi.

Petrol ihracatı ve bütçe riski

Irak’ın karşı karşıya olduğu en önemli risklerden biri, kamu gelirlerinin büyük bölümünü oluşturan petrol ihracatında yaşanabilecek düşüş.

217 trilyon Irak dinarı, yaklaşık 165,6 milyar dolar olarak belirlenen federal bütçede petrolün varil fiyatı 58 dolar, günlük ihracat miktarı ise 4 milyon varil olarak öngörüldü. Ancak çok sayıda ekonomist, özellikle ihracat hedeflerinin gerçekçi olmadığı görüşünü dile getirdi.

Savaşın yeniden başlaması halinde petrol ihracatının günlük 1 milyon varilin altına düşebileceği tahmin ediliyor. Böyle bir gerileme, hükümetin kamu çalışanlarının maaşlarını ödemekte zorlanmasına veya ödemeleri geciktirmesine yol açabilir. Irak’ta benzer bir durumun iki ay önce de yaşandığı belirtiliyor.

Başbakan Zeydi, pazar günü Bağdat’taki Petrol Bakanlığı merkezini ziyaret ederek petrol üretim kapasitesinin artırılması ve gelirlerin yükseltilmesi için çalışmaların sürdürülmesi talimatını verdi. Başbakanlık açıklamasında, hedeflere ulaşmak için kararlılık ve sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi gerektiği vurgulandı.

Zeydi, Irak’ın bölgesel gelişmelerden olumsuz etkilenen ülkeler arasında yer aldığını belirterek petrol gelirlerini artırmaya yönelik yeni tedbirler alınacağını ifade etti.

İran yanlısı silahlı gruplar yeni bir risk oluşturuyor

ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun Irak’taki askeri misyonunun geçen eylül ayı sonunda sona ermesine rağmen, İran yanlısı silahlı grupların olası bir savaşta yeniden harekete geçmesi Bağdat’ın temel güvenlik kaygıları arasında yer alıyor.

Hizbullah Tugayları ve Nuceba Hareketi de dahil olmak üzere İran yanlısı gruplar, ABD’nin İran’a saldırması halinde Tahran’ın yanında savaşa katılacaklarını açıklamıştı. Bu grupların geçmişte Irak içinde ve dışında yüzlerce saldırı gerçekleştirdiği belirtiliyor.

Silahlı grupların silahsızlandırılmasına yönelik sürecin tıkanması ve Irak hükümetinin bu konuda atılması beklenen adımları ertelemek zorunda kalması, yeni bir çatışma durumunda grupların savaşa dahil olabileceği endişesini artırıyor.

Böyle bir senaryoda Irak, kaçınmaya çalıştığı çatışmanın içine çekilmenin yanı sıra ABD’nin saldırıları ve yaptırımlarıyla da karşı karşıya kalabilir.

Kaynaklar, Irak’ın mevcut koşullarının alternatif planlar geliştirmek için elverişli olmadığını belirtti. Buna rağmen İran’a karşı savaşın yeniden başlaması durumunda silahlı grupları itidalli davranmaya ikna etmek için girişimlerde bulunulduğu, Hürmüz Boğazı dışındaki güzergâhlar üzerinden petrol ihracatını artırmaya yönelik çalışmaların da sürdüğü aktarıldı.

ABD’den vatandaşlarına güvenlik uyarısı

ABD’nin Irak Büyükelçiliğinin Ortadoğu’daki Amerikan vatandaşlarına yönelik güvenlik uyarısı da ülkedeki kaygıları artırdı.

Büyükelçilik, vatandaşlarından uçuş saatlerini doğrudan hava yolu şirketlerinden teyit etmelerini ve Bağdat, Erbil, Basra ile Süleymaniye havalimanlarındaki uçuş durumunu takip etmelerini istedi.

Açıklamada, İran ve İran destekli grupların yurt dışındaki Amerikan çıkarlarını, şirketlerini, kurumlarını ve ABD ile bağlantılı tesisleri hedef alabileceği uyarısında bulunuldu. Ortadoğu dışındaki bazı Amerikan diplomatik tesislerinin de daha önce saldırılara maruz kaldığı hatırlatıldı.

ABD yönetimi, vatandaşlarına gösterilerden, büyük kalabalıklardan ve güvenlik güçlerinin yoğun bulunduğu bölgelerden uzak durmaları, yerel medyayı takip etmeleri ve yetkililerin talimatlarına uymaları çağrısında bulundu. Ayrıca acil durum bildirimlerini alabilmeleri için Akıllı Yolcu Kayıt Programı’na (STEP) kaydolmaları tavsiye edildi.

Bağdat birden fazla riskle karşı karşıya

Irak yönetimi, bir yandan petrol gelirlerini korumaya ve ekonomik krizin etkilerini sınırlamaya çalışırken diğer yandan İran yanlısı silahlı grupların olası bir bölgesel çatışmaya katılmasını önlemeye çalışıyor.

ABD ile İran arasında yeni bir savaşın başlaması, bu iki sorunu aynı anda ağırlaştırabilir. Petrol ihracatının düşmesi bütçe ve maaş ödemeleri üzerinde baskı oluştururken, silahlı grupların saldırıları Irak’ı doğrudan çatışmanın tarafı haline getirebilir.

Bağdat açısından temel mesele, bölgesel savaşın dışında kalırken ekonomik istikrarı ve iç güvenliği koruyabilmek. Ancak mevcut kırılganlıklar, yeni bir çatışma halinde Irak’ın bu dengeyi sürdürmesini zorlaştırabilir.

 

Bu haber toplam 1 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 09:43:03