Analiz-Hürmüz Boğazı Kapanırsa Ne Olur: “Kontrollü Gerilim” Senaryosu
Hürmüz Boğazı’nın kapanması küresel enerji arzının yaklaşık beşte birini riske atar. Ancak uzmanlara göre ilk iki haftada tam ölçekli savaş değil, sert ekonomik şok ve kontrollü askerî tırmanma daha olası görünüyor.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırıları sonrası İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri kapattığı iddia edildi ve bazı gemilerin geri döndüğü bildirildi. İran'ın böyle bir karar alması dünyada ekonomik bir krize yol açabilecek domino etkisine sahip bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ni Umman Denizi’ne bağlayan dar geçit olarak dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20’sine ev sahipliği yapıyor. Bu nedenle burada yaşanacak bir kesinti yalnızca bölgesel değil, doğrudan küresel kriz anlamına geliyor.
Ancak kriz simülasyonları, ilk 15 gün içinde doğrudan büyük savaş yerine “kontrollü gerilim ve ekonomik şok” ihtimalinin daha yüksek olduğuna işaret ediyor. Bu senaryoya göre kapatma kararının ardından yasanabilecek olası gelişmeler şöyle ongorulebilebilir:
Gün 1–3: Finansal Şok ve Lojistik Donma
Krizin ilk etkisi askerî değil, ekonomik olur.
• Petrol fiyatları sert sıçrar
• Tankerler beklemeye geçer veya rotayı değiştirir
• Sigorta şirketleri Körfez sevkiyatlarını askıya alır
• Küresel borsalarda sert düşüş görülür
Amerika Birleşik Devletleri donanması bölgeye yoğunlaşırken, Avrupa ve Asya başkentlerinde acil enerji güvenliği toplantıları yapılır.
LNG fiyatlarında hızlı yükseliş başlar.
Gün 4–7: Askerî Yığınak, Ancak Doğrudan Savaş Yok
Bu aşamada tansiyon yükselir ancak taraflar doğrudan geniş çaplı çatışmadan kaçınmaya çalışır.
• ABD mayın temizleme ve deniz güvenliği operasyonlarını başlatır
• Körfez’de askerî varlık artar
• İran kıyı savunma sistemlerini aktive eder
• Petrol 130–150 dolar bandı konuşulmaya başlanır
Ancak burada kritik nokta şu:
Washington’ın ilk tercihi geniş çaplı hava harekâtı değil, uluslararası deniz güvenliği koalisyonu oluşturmak olur.
Gün 8–10: Siber Cephe ve Dolaylı Gerilim
Bu evre “gölge savaş” riskinin arttığı dönemdir.
• Enerji altyapılarına yönelik siber saldırılar
• Liman ve bankacılık sistemlerinde kesintiler
• Bölgesel vekil güçlerin hareketlenmesi
İsrail savunma seviyesini yükseltir ancak doğrudan çatışmaya girmez. Bölgesel aktörler alarm durumuna geçer.
Küresel ticaret akışında belirgin yavaşlama görülür.
Gün 11–15: Diplomasi Baskısı ve Sınırlı Askerî Risk
Bu aşamada iki paralel süreç işler:
ABD ve müttefikleri deniz koridorunu açma hazırlıklarını artırır.
Avrupa ve Asya ülkeleri yoğun diplomatik baskı başlatır.
Stratejik petrol rezervleri devreye girer. Bazı ülkelerde akaryakıt sınırlaması gündeme gelir.
En olası tablo:
• Sınırlı deniz gerilimi
• Karşılıklı uyarı atışları veya küçük çaplı çatışma riski
• Ancak topyekûn bölgesel savaşın ertelenmesi
Çünkü tam ölçekli savaş;
İran ekonomisini ağır şekilde sarsar
Körfez ülkelerini doğrudan hedef haline getirir
ABD için küresel ekonomik maliyeti büyütür
Çin ve Avrupa’yı enerji kriziyle karşı karşıya bırakır
Bu nedenle rasyonel aktör davranışı, kontrollü kriz ve diplomatik çıkış arayışı yönünde olur.
En Olası Senaryo “Sert Kriz, Sınırlı Çatışma”
İlk 15 gün içinde:
✔ Küresel enerji şoku
✔ Finansal piyasalarda dalgalanma
✔ Askerî yığınak ve sınırlı gerilim
✔ Siber cephede karşılıklı hamleler
Ancak hızlı ve tam ölçekli bölgesel savaş en olası seçenek değil.
Hürmüz Boğazı’nda yaşanacak bir kriz, büyük güçlerin doğrudan savaşından ziyade yüksek tansiyonlu, ekonomik olarak yıkıcı fakat diplomasiye açık bir süreç şeklinde ilerleme eğiliminde olacaktır
Son güncellenme: 02:00:27






































































































































































































