Küresel Kürd Birliği için Ortak Kürd Aklı

''Türkiye, Suriye ve İran’da bölgesi dışında yerleşik Kürdler için anayasal eşit vatandaşlık, bölgesi için federe yönetim ‘ortak akıl’ demektir. Ortak değerleri, ortak dertleri olan Kürdlerin ortak amaçta özgüvenli ‘küresel Kürd birliği’ demektir.''

23 Ocak 2026 - 12:07
23 Ocak 2026 - 14:35
 0
Küresel Kürd Birliği için Ortak Kürd Aklı

Rojava’da IŞİD’e, cihadçılara karşı 15 bin gencimizi kaybettiğimizi dünyada kim inkar ediyor? Dünya genelinde demeçlerde, toplantılarda, filmlerde, dizilerde, romanlarda saygıyla, şükranla anılıyor.

Bu, selefilere karşı bir ilk değildi. 90’larda Türkiye Hizbullah’ını toplumumuz reddetti ve yalnızlaştırdı ancak sol selefiliği fark edemedi.

Güney’de de selefilerle savaşıldı. Bu tehdit hala varlığını koruyor..

ABD ve AB gibi koalisyon güçleri Rojava için elinden geleni yaptı, ancak Apoculuk bunu değerlendirmezdi ve son günlerde yaşananlar da beklenen sonuçtur, sorumlusu Apoculuktur. Diğer sorumlular ise ENKS ve Roj peşmergeleridir.

18 yaşın altındaki çocuklarımızın ‘genç’ adı altında öldürülmesine, öldürtülmesine sessiz kalmak, durduramamak ulusal suçumuzdur..

Olasılıkları öngöremeyen bir birey ya da toplum nasıl yaşar?

2014 yılında ya da Esad sonrasında Rojava’da federe yönetim ilan edilseydi dünyadaki hangi ülkeler, partiler, devlet dışı kuruluşlar ya da toplumlar buna açık destek vermezdi? Federe yönetimi kurumsallaştırmak, güçlendirmek için kim, hangi destekleri verirdi? Bana göre dünyanın göz bebeği olarak kabul edilir, korunurdu.

Defalarca kez Apoculara sembol ve anlayışınızı değiştirin dedim. KBY gibi ılımlı, kapsayıcı, gelişmeye açık bir rejim oluşturmak istemediler, aksine küçümsediler, ‘rakip’ gördüler.

Roj peşmergelerine kritik dönemlerde izinsiz, hızla Rojava’ya gitmelerini önerdim, ENKS’ye ciddiyeti, sorumluluk almayı önerdim ama sonuçsuz kaldı.

Defalarca kez somut bir federe yönetim sistemi inşa edin dedik. Kendi içinde küçük bir örneklemde bir ekol olarak deneme yapacaklarına Rakka’da bile Öcalan ve Kandil’i gerçeklemek istediler.

Neden yapılmadı?

Demokratik Suriye Güçleri (DSG) yerine Demokratik Rojava Güçleri (DRG) ya da Rojava Bölgesel Yönetimi (RBY) ve hatta Rojava Federe Bölgesi (RFB) ismi alınabilir mi(ydi)?

Neden alınmadı, almadılar?

Özal’ın ‘federasyonu tartışabiliriz’ cümlesi bölücülük değildi. Kim Özal’ın Türkiye’nin toprak bütünlüğüne karşı olduğunu iddia edip bunu kanıtlayabilir? Hiç kimse! MDD’ci Apocular ne o günlerde bu yaklaşıma uygun pozisyon aldı ve ne de 2014’te ve sonrasında Rojava’da. PJAK’ın eline fırsat geçerse benzer sonucu yaşatacaktır. Çünkü Apoculuk Kürdler için inşacı değil operasyoneldir.

Apocular ‘Rojava devrimi’ adı altında kitleleri uyuttular, oyaladılar. Yetmedi, kapsamı açısından SDG’deki ‘S’ akıllarını başlarından aldı: Sadece Rojava’yı değil, tüm Suriye’yi, Ortadoğu’yu demokratikleştirmek..! Böylece Rakka’ya ve diğer yerlere ‘devrim ihracı’ günleri başladı! Türkiye’de de benzer ihtirasla aynı samimi amaca inançla bağlılar..

Yanlış bir algı var. Apocular süreçleri ideolojik yürütmez, ideolojik körlüğe saplanmamıştır, kişiyi ve ideolojisini tekleştirmez; aksine, tüm bunlar totaliter yönetime toplumun koşulsuz rızası içindir; öncelikle bunu bilmek ve ikna olmak lazım. MDD’ci ileri Apocular ulusalcı sosyalisttirler ancak Kürdler o ulusun alt bileşenidir.

Bu nedenle Apocular Kürdlere kazandırmadı, kazandırmayacak ama kaybettirmeseydi de. Apoculuk ideolojik kılıf altında statü olanağını değerlendirmez, karşıtlaştırır, unutturur.

Yani Diyarbakır ya da Kobani’de gerçeklikten kopuk, totaliter ‘demokratik özerklik’ yerine tutarlı bir özerklik ya da özgürlükçü, çağcıl bir federe yönetim Apocuların izin vermeyecekleri, anmadıkları bir sistemdir.

Kimin eliyle olursa olsun bölgemizde sebep olunan yıkıma, iflah etmemeye, kötüleştirmeye demokratik biçimde itiraz edilir. KBY’ye de çoğu kez itirazım ve önerilerim oldu.

Diyarbakır ve Haseke’de olanların ve olmayanların nedenlerini anlayarak; bir yandan destek verirken diğer yandan eş zamanlı olarak telafi edilmesini, devam edilmemesini istemek gerekiyor.

Bir zamanlar Dersimliler isyan etmiş bir toplumun evladı gibi davranırdı, böbürlenirdi ve saygı görürdü.. Sonra milletçe anladık ki, aslında korkunç bir katliama uğramış bir toplumun evlatlarıyız ve bu, daha öncekine nazaran hiç de iyi bir duygu değildi.. Bunu kabullenme, idrak etme sürecinde birey zorlanıyor. Günümüzde Apocular kendilerini isyan etmiş ve hep kazanmış bir hareketin evladı gibi görüyor, gösteriyor. 1970’lerde yükselen Kürd itirazına el koyarak, gasp ederek yönlendirilen isyan kısmı doğru ama kazanma kısmı gerçek dışı.. Kürdler namına bırakın kazanımı, koruma yok. Bu ‘kahramanlık’ algısının etkisi altındaysanız bundan kurtulmanız gerekmez mi?

Gerekmiyorsa, Diyarbakır ve Kobani’nin pazarı çöktü, buyrun sıra Mahabad’da (ve asıl Hewler’de)..

Türkiye, Suriye ve İran’da bölgesi dışında yerleşik Kürdler için anayasal eşit vatandaşlık, bölgesi için federe yönetim ‘ortak akıl’ demektir. Ortak değerleri, ortak dertleri olan Kürdlerin ortak amaçta özgüvenli ‘küresel Kürd birliği’ demektir. Bu ortak amaç hem değerleri korur, hem de de seni korur.. Ankara, Tahran ve Şam’ın değerlerine ve kaynaklarına zarar vermez, kazandırır; tıpkı Bağdat’ta olduğu gibi..

Kürdün sorunu birlik değildir. Kürdün sorunu ayrışamamaktır.. Ayrışmak alandan çekilmek değildir. Ayrışmak, Kürdleri çatışma, tutuklanma, ceza alma riskine karşı uyarmakla başlar; o alanda olunsa da şiddete, suça ortak, alet olmamakla başlar.. Ayrışması gerekenler ortak amaca dair çağcıl ‘araç ve yöntem, ilişkilenme ve söylemi’ somutlaştırırsa, insanlar da buna ikna olursa dikkatini size verebilir..


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı toplam 3017 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 15:17:35