İran savaşı, Rusya’nın 'Sibirya’nın Gücü-2' projesine yeşil ışık mı yakıyor?

İran’daki savaşın tetiklediği enerji krizi ve Hürmüz Boğazı’ndaki kesintiler, Çin’i enerji stratejisini yeniden gözden geçirmeye zorluyor. Uzmanlara göre bu durum, Rusya ile uzun süredir askıda olan dev doğalgaz hattı projesini yeniden gündeme taşıyabilir.

25 Mar 2026 - 11:31
25 Mar 2026 - 11:31
 0
İran savaşı, Rusya’nın 'Sibirya’nın Gücü-2' projesine yeşil ışık mı yakıyor?

İran’da devam eden savaşın küresel enerji piyasalarında yarattığı şok dalgası, Çin’in enerji güvenliği stratejisinde önemli bir kırılmaya yol açabilir. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) akışının kesintiye uğraması, Pekin yönetimini alternatif kaynaklara yönelmeye itiyor.

Uzmanlara göre bu gelişmeler, Rusya ile Çin arasında yıllardır müzakere edilen ancak bir türlü hayata geçirilemeyen “Sibirya’nın Gücü-2” doğalgaz boru hattı projesini yeniden ön plana çıkarabilir. Yaklaşık 2 bin 600 kilometre uzunluğundaki bu hat, Rusya’nın Yamal Yarımadası’ndan çıkarılacak gazı Moğolistan üzerinden Çin’e taşımayı hedefliyor.

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, Çin açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Zira ülkenin petrol ithalatının yaklaşık yüzde 40’ı ve LNG ithalatının yüzde 30’u bu dar geçiş noktasından sağlanıyor. Aynı zamanda Çin, indirimli İran petrolüne erişimini kaybetme ihtimaliyle de karşı karşıya.

Enerji uzmanları, bu koşullar altında Çin’in deniz yoluna bağımlılığını azaltmak için kara üzerinden gelen doğalgaz tedarikine daha fazla önem verebileceğini belirtiyor. Columbia Üniversitesi Küresel Enerji Politikaları Merkezi’nden Erica Downs’a göre, küresel LNG arzındaki aksaklıklar ve artan fiyatlar, söz konusu boru hattını Pekin için daha cazip hale getiriyor.

Katar’ın LNG ihracatının da savaş nedeniyle sekteye uğraması, bu eğilimi güçlendiren bir diğer faktör. Dünya LNG üretiminin önemli bir bölümünü karşılayan Katar’daki tesislere yönelik saldırılar, Asya ve Avrupa’da gaz fiyatlarının hızla yükselmesine yol açtı.

Buna karşın “Sibirya’nın Gücü-2” projesi hâlâ ciddi belirsizlikler barındırıyor. Taraflar arasında gaz fiyatı, kapasite kullanımı ve finansman gibi konularda uzun süredir anlaşmazlık yaşanıyor. Çin’in, Rusya’nın iç piyasa fiyatlarına yakın bir seviyeden gaz almak istemesi ve hattın tam kapasitesini kullanma konusunda çekinceleri, müzakereleri zorlaştıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor.

Öte yandan Rusya için proje, Avrupa pazarını kaybettikten sonra hayati bir alternatif olarak görülüyor. Ancak Moskova’nın ekonomik durumu ve projenin yüksek maliyeti, finansman konusunda soru işaretleri yaratıyor.

Tüm bu gelişmelere rağmen Çin, kısa vadede enerji krizine karşı tamamen savunmasız değil. Ülkenin yüksek petrol stokları, çeşitlendirilmiş tedarik kaynakları ve artan elektrikli araç kullanımı, talebi kısmen dengelemeye yardımcı oluyor. Bununla birlikte Pekin yönetimi, uzun vadede daha güvenli ve sürdürülebilir enerji tedariki için hem iç üretimi artırmayı hem de alternatif boru hattı projelerini devreye almayı hedefliyor.

Uzmanlara göre sürecin kaderini belirleyecek en önemli unsurlar, Rusya’nın fiyat ve kapasite konusunda ne ölçüde taviz vereceği ve Çin’in projeye ne düzeyde finansal katkı sağlayacağı olacak. Eğer taraflar bu konularda uzlaşabilirse, “Sibirya’nın Gücü-2” hattı Çin için kritik bir enerji sigortasına dönüşebilir.

 

Bu haber toplam 503 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 12:31:09