Norman Ricklefs: Irak savaş alanı değil, arabulucu olmalı

Ortadoğu uzmanı Dr. Norman Ricklefs, ABD öncülüğündeki Koalisyon güçlerinin çekilmesinin ardından Irak ve Kürdistan Bölgesi’nin karşı karşıya olduğu güvenlik risklerini değerlendirdi. Ricklefs, Irak’ın İran ile ABD arasında arabulucu rolü üstlenmesi gerektiğini belirtirken, Kürdistan Bölgesi’nin de tarafsızlığını ve dengeli dış politikasını sürdürerek bölgesel çatışmalardan uzak durması gerektiğini söyledi.

17 Ekim 2026 - 15:55
17 Ekim 2026 - 15:55
 0
Norman Ricklefs: Irak savaş alanı değil, arabulucu olmalı

Ortadoğu politikaları ve Batılı güçler uzmanı, Namea Danışmanlık Grubu İcra Direktörü Dr. Norman Ricklefs, Rûdaw’a verdiği röportajda Irak ve Kürdistan Bölgesi’nin güvenlik, siyaset ve ekonomi alanlarında karşı karşıya olduğu sorunları değerlendirdi.

ABD öncülüğündeki Koalisyon güçlerinin çekilmesinin bölgedeki dengelere etkisine değinen Ricklefs, Erbil, Süleymaniye ve Bağdat’ın ortak tehditlere karşı daha yakın iş birliği geliştirmesi gerektiğini belirtti. Devlet kontrolü dışındaki silahlı grupların Irak’ın istikrarını ve ekonomik kalkınmasını olumsuz etkilediğini kaydeden Ricklefs, bu sorunun çözümünün zaman ve uzlaşı gerektireceğini ifade etti.

Irak’ın jeopolitik konumu nedeniyle uzun süredir bölgesel çatışmaların ortasında kaldığını belirten Ricklefs, ülkenin savaş alanı olmak yerine bölgesel aktörler arasında arabuluculuk yapabileceğini söyledi.

‘Irak, Doğu ile Batı arasında arabulucu olabilir’

Irak’ın İran ve ABD ile ilişkilerini birlikte yürütmesinin mümkün olduğunu belirten Ricklefs, ülkenin geçmişte de bu yönde olumlu bir rol oynadığını ifade etti.

Ricklefs, Irak’ın İran ile ABD ve Avrupa ülkeleri arasında köprü görevi üstlenebileceğini belirterek, “Irak, Doğu ile Batı arasında doğal bir arabulucu konumunda” dedi.

2015 yılında İran ile imzalanan nükleer anlaşma sürecini örnek gösteren Ricklefs, Irak’ın benzer bir diplomatik rol üstlenebileceğini söyledi.

Irak’ın önünde iki seçenek bulunduğunu belirten Ricklefs, ülkenin bölgesel çatışmaların yaşandığı bir savaş alanı olmaktan çıkarak arabuluculuk rolünü güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.

‘Kürdistan Bölgesi dengeli politikasını sürdürmeli’

Kürdistan Bölgesi’nin kendisini bölgesel çatışmalardan korumak için mevcut politikasını sürdürmesi gerektiğini belirten Ricklefs, tüm taraflarla ilişkilerin korunmasının önemine dikkat çekti.

Ricklefs, Kürdistan Bölgesi’nin tarafsız kalmaya ve çatışmalara çekilmekten kaçınmaya çalışması gerektiğini ifade ederek, bunun zor ancak gerekli bir denge olduğunu söyledi.

Kürdistan Bölgesi’ndeki siyasi partiler arasındaki anlaşmazlıklara da değinen Ricklefs, dışarıdan bakıldığında bölgenin iç siyasi rekabete rağmen daha birleşik bir görüntü verdiğini belirtti.

Ricklefs, KDP ve YNK başta olmak üzere siyasi aktörlerin ortak tehditler karşısında birlikte hareket edebildiğini, bunun sürdürülmesinin bölgenin güvenliği açısından önemli olduğunu kaydetti.

‘Silahlı gruplar sorunu zaman alacak’

Irak’ta devlet kontrolü dışında faaliyet gösteren silahlı grupların silahsızlandırılması ve devlet yapısına entegre edilmesi sürecinin kısa sürede tamamlanamayacağını belirten Ricklefs, bazı büyük grupların hükümetle diyalog yürüttüğünü, bazılarının ise silahlarını devlet kontrolüne bırakmayı reddettiğini söyledi.

Ricklefs, silahlı grupların tamamen kontrol altına alınmasının kolay olmayacağını belirterek, ilk aşamada hükümet dışındaki grupların Heşdi Şabi yapısına entegre edilmesinin değerlendirilebileceğini ifade etti.

Bunun için İran ve ABD açısından da kabul edilebilir bir uzlaşmaya ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Ricklefs, sürecin zaman alacağını ancak genel gidişatın doğru yönde olduğunu düşündüğünü belirtti.

Erbil-Bağdat sorunları için yeni petrol ve gaz yasası önerisi

Erbil ile Bağdat arasında petrol ihracatı, bütçe ve memur maaşları üzerinden yaşanan sorunların her yeni hükümet döneminde yeniden ortaya çıktığına dikkat çeken Ricklefs, mevcut anlaşmaların kalıcı bir çözüm sağlayamadığını söyledi.

Kürdistan Bölgesi’nin mali istikrarının merkezi hükümetten gelen kaynaklara bağlı olduğunu belirten Ricklefs, sorunun çözümü için Irak’ın güneyindeki petrol sektörü ile Kürdistan Bölgesi’ndeki petrol faaliyetlerini kapsayan yeni bir Petrol ve Gaz Yasası’nın çıkarılması gerektiğini savundu.

Böyle bir yasanın Irak genelinde faaliyet gösteren petrol şirketleri için ortak bir hukuki çerçeve oluşturabileceğini belirten Ricklefs, bunun Erbil ile Bağdat arasındaki ekonomik anlaşmazlıkların azaltılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Ancak silahlı gruplar sorunu ve bölgesel savaş ortamının bu tür reformları geri plana ittiğini belirten Ricklefs, ekonomik istikrar için öncelikle güvenlik sorunlarının çözümüne yönelik uzlaşma sağlanması gerektiğini söyledi.

‘Güvenlik sorunları yabancı yatırımları engelliyor’

Irak’ın ekonomik potansiyelinin yüksek olduğunu ancak altyapı eksiklikleri, özel sektörün zayıflığı ve petrole bağımlılık nedeniyle ciddi sorunlar yaşadığını belirten Ricklefs, siyasi istikrarın uluslararası yatırımların artması açısından belirleyici olacağını ifade etti.

Uluslararası şirketlerin Irak’taki silahlı gruplar ve bölgesel saldırılarla ilgili haberlerden etkilendiğini aktaran Ricklefs, güvenlik risklerinin yatırımların önünde engel oluşturduğunu söyledi.

Buna rağmen BP, Halliburton ve PetroChina gibi büyük uluslararası şirketlerin bölgede faaliyet gösterdiğine dikkat çeken Ricklefs, Irak’ın yabancı yatırımlarla ekonomik ve altyapısal sorunlarını aşma potansiyeline sahip olduğunu kaydetti.

‘Siyasi sistem karar alma süreçlerini yavaşlatıyor’

Irak’ın siyasi yapısının uzlaşmayı teşvik ederken karar alma mekanizmalarını yavaşlattığını belirten Ricklefs, bakanlıkların farklı siyasi partiler arasında paylaşılmasının yürütme gücünü sınırladığını söyledi.

2003 sonrasında oluşturulan siyasi sistemin çatışmaları azaltmak ve tarafları uzlaşmaya zorlamak amacı taşıdığını belirten Ricklefs, bunun aynı zamanda hükümetin karar alma kapasitesini zayıflattığını ifade etti.

Ricklefs, bakanlıkların farklı siyasi aktörlerin kontrolünde olmasının kurumlar arası koordinasyonu zorlaştırdığını belirterek, mevcut sistemin yakın gelecekte önemli ölçüde değişmesini beklemediğini dile getirdi.

 

Bu haber toplam 136 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 16:57:10