Barrack’tan Yemen’e kara harekâtı açıklaması
ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Yemen'deki Husilere karşı olası bir ABD kara müdahalesini etkisiz bulduğunu belirterek bölgesel sorunların çözümünde diplomasi ve işbirliğinin önemini vurguladı. Barrack, Washington'un İran'la barışçıl bir anlaşma istediğini ve İran'ın siyasi geleceğine İran halkının karar vermesi gerektiğini söyledi.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD'nin Suudi Arabistan'a lojistik destek sağladığını ancak Yemen'deki Husilere karşı kara birlikleriyle müdahalesinin “anlamsız göründüğünü” söyledi.
Barrack, Ortadoğu'daki sorunların çözümünde askeri müdahaleler yerine bölgesel işbirliği ve diplomatik girişimlerin önemine dikkat çekti.
Tom Barrack, Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen Küresel Güvenlik Forumu'nda yaptığı konuşmada, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri müdahalelerini ve Washington yönetiminin bölgedeki rolünü değerlendirdi.
Bölge ülkelerinin sorunlarını çözmek için Washington'a güvenmek yerine kendi aralarında ittifaklar kurması gerektiğini belirten Barrack, ABD'nin Ortadoğu politikasında yaklaşım değişikliğine gittiğini ifade etti.
Washington'un doğrudan kontrol ve askeri müdahaleden uzaklaşarak bölge ülkelerinin kendi güvenliklerini sağlamalarına destek vermeye yöneldiğini kaydeden Barrack, ABD'nin bölgedeki ortaklarını terk etmediğini ancak her çatışmayı çözmesinin beklenemeyeceğini vurguladı.
Barrack: Yemen'e kara müdahalesi anlamsız
Yemen'de Husilere karşı olası bir ABD kara müdahalesinin etkinliğini sorgulayan Barrack, “Yemen'e ABD'nin kara müdahalesi anlamsız görünüyor” dedi.
Barrack, Suudi Arabistan, Husiler ve bölgesel arabulucuların katılacağı müzakerelerin daha iyi bir alternatif olabileceğini belirtti. Siyasal krizlerin çözümünde diplomatik girişimlerin ve diyaloğun önemini vurguladı.
ABD, İran'la barışçıl bir anlaşma istiyor
Washington ile Tahran arasındaki gerilim devam ederken Barrack, ABD'nin İran'la barışçıl bir anlaşmaya varmak istediğini söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'la müzakereye açık olduğunu belirten Barrack, Washington'un askeri gerilimi tırmandırmak yerine diplomatik bir çözüm aradığını ifade etti.
Katar, Umman, Pakistan ve İsviçre'nin arabuluculuk çabalarına işaret eden Barrack, Washington ile İran Devrim Muhafızları Ordusu arasındaki güven eksikliğinin müzakerelerin önündeki önemli engellerden biri olmaya devam ettiğini kaydetti.
Barrack, İslamabad mutabakatının değiştirilmiş bir versiyonunun yeni müzakereler için temel oluşturabileceğini belirtti. Bu kapsamda ateşkes, deniz ulaşım yollarının yeniden açılması ve İranlılar üzerindeki ekonomik baskının hafifletilmesi gibi konulara değindi.
“İran'ın siyasi geleceğine İranlılar karar vermeli”
Ortadoğu'yu 3 bin yıldır kendini arayan bir bölge olarak nitelendiren Barrack, bölgedeki sorunların kısa sürede çözülmesinin zor olduğunu söyledi.
Barrack, “Buraya yüzlerce peygamber geldi. Onlardan hiçbirisi bu meseleyi çözemedi. Bizim bu sorunları birkaç yıl içinde çözmemiz pek olası değil” ifadelerini kullandı.
İran'ın siyasi geleceğine dışarıdan dayatılan bir rejim değişikliğiyle değil, İran halkının kendi iradesiyle karar vermesi gerektiğini vurgulayan Barrack, ABD'nin geçmişteki rejim değişikliği girişimlerini eleştirdi.
ABD'nin daha geniş Ortadoğu bölgesinde 23 rejim değişikliği girişiminde yer aldığını belirten Barrack, “Her müdahale etmeye, kişiyi veya rejimi değiştirmeye çalıştığımızda bunun bir hata olduğu görülüyor” dedi.
ABD ile İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın bir hata olup olmadığı yönündeki soruya ise Barrack, “Bunun bir hata olup olmadığını bilmiyorum” yanıtını verdi.
Barrack, Trump yönetiminin 28 Şubat'ta İran'a yönelik askeri operasyonları başlatırken ilk amacının rejim değişikliği olmadığını savundu. Barrack'a göre Washington, operasyonları ABD'nin yakın bir nükleer tehdit olarak değerlendirdiği durumu önlemek amacıyla başlattı.
ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın Ortadoğu'da ve bölge dışında istenmeyen sonuçlara yol açtığını belirten Barrack, ABD yönetiminin savaşın devam etmesini istemediğini söyledi. Barrack, ortaya çıkan durumu “korkunç” olarak nitelendirdi.
Barrack ayrıca, İsrail ile Türkiye arasında doğrudan askeri çatışma yaşanması ihtimalini düşük gördüğünü ifade etti.
Son güncellenme: 14:40:23




































































































































































































