Trump, Mahcubiyet ve Kürdler
''Rojava toplumu Trump’un belirttiği ‘çok ama çok’ büyük kaynakların kalem kalem miktarı ve akıbetini kuruş kuruş kanıtlı belirlemek, dünyaya duyurmak zorundadır. Özür dilemek gerekiyorsa dilenmelidir; Trump’un ne kastettiği açıklanmalıdır, Trump yanlış ya da eksik bilgilendirildiyse kurduğu muğlak cümle için ek bir açıklama yapması, yapılması istenmelidir. Her koşulda, Trump’un açıklamasında kullandığı ‘Kürdler’ vurgusuna mutlaka itiraz edilmelidir.''

ABD başkanı Donald Trump ‘Kürdlere çok ama çok para verildi, onlara petrol ve başka şeyler de verildi. Yani o işi bizim için değil, daha çok kendileri için yapıyorlardı. Bununla birlikte Kürdlerle ilişkilerimiz iyi ve Kürdleri korumaya devam ediyoruz.’’ dedi.
Trump, Rojava için verdikleri kaynakların akıbetini açıklamıyor, hesabını sormuyor.. Alçaltıcı biçimde ‘yediler parayı, gitti o para’ der gibi..
İşbirliği yapıyoruz demiyor, ‘(yine de, bununla birlikte, buna rağmen) Kürdleri korumaya devam ediyoruz, diyor. Diğer bir ilginç, incitici ifade de budur.
Rojava’da her açıdan tekli, totaliter, vesayet altındaki 13 yıllık iktidar şeffaf, hesap verebilir sisteme evrilememiş ya da mevcut sistemi yürütememiş, statü edinmeye direnmiş, karşı çıkmış bir yapı da var.
Trump ‘yönetim ya da bir parti ya da bileşimi’ anmıyor, şaibeli cümlesinde ‘Kürdler’ geçiyor. Kürdler dememeli, dememesi gerekir. Dünyanın haklı, mücadeleci bildiği Kürdleri şaibeli olarak da anması, akıllarda böyle kalması doğru değildir..
Rojava’da içeriye ve diğer ülkelere para transferleri incelenmelidir. Kaynaklar başka yere mi transfer edildi, yoksa yerelde mi kaybedildi araştırılmalıdır. Yoksa yerele hizmet için mi harcandı ve Rojavalılar yol, altyapı, toplu taşıma vs ile konforlu modern yaşama mı kavuştu?
Rojava toplumu Trump’un belirttiği ‘çok ama çok’ büyük kaynakların kalem kalem miktarı ve akıbetini kuruş kuruş kanıtlı belirlemek, dünyaya duyurmak zorundadır. Özür dilemek gerekiyorsa dilenmelidir; Trump’un ne kastettiği açıklanmalıdır, Trump yanlış ya da eksik bilgilendirildiyse kurduğu muğlak cümle için ek bir açıklama yapması, yapılması istenmelidir. Her koşulda, Trump’un açıklamasında kullandığı ‘Kürdler’ vurgusuna mutlaka itiraz edilmelidir.
Kusurlu olan hakim yapı ya da bazı görevliler olsa da olmasa da Trump’un ifadesinde Kürdlerin geçmemesi gerekirdi. Bu bize karşı yapılmış haksızlık, insafsızlıktır. Özellikle Kürdlerin bunu fark etmiş ve içerlemiş olması gerekir..
Halihazırda mevcutta ‘yüz bin kişilik’ ordu yok, ‘on bin kişilik’ ordu da yok belki ama o onbinlere ödenen maaş var mı? Silahları, araçları, her türlü donanımı koalisyon güçleri vermiyor muydu? Şam’ın idari binaları kullanılıyordu, devlet oluşum mekanizması da yoktu. Esad döneminde maaşların Şam tarafından ödendiği ifade ediliyordu.
IŞİD saldırısı ve kuşatma tehdidi altındaki herhangi bir bölge böyle durumlar için kaynak ayırır, yiyecek ve giyecek stoklar, senaryolar hazırlar ve tatbikatlar yapar. Bugünlerde ise Rojava’ya insani yardım iletilmesi, kampanyalar kaynakların bu durum için de değerlendirilmediğini gösteriyor. Aksi halde Rojavalılar ‘insani yardıma ihtiyacımız yok, hazırlıklıyız!’ açıklaması yapardı. Aksine, Barzani Yardım Vakfı’nın 67 tırlık insani yardım konvoyu yola çıkmak üzere.. Elbette, şaibeye rağmen yardım edilecek.
Rojava’da kaynaklar kurumsallaşmaya, hizmete ve refah artışına harcanmak yerine beklenenin dışında kullanılmış ya da kaybedilmiş olabilir..
Bağımsız profesyonel denetçi kurumlar Rojava’daki durumu açığa kavuşturabilir, hızla davet edilmelidir. Normalde bu koalisyon güçlerinin sorunu, konusudur.
ENKS bunu görev bilse, yürütse topluma ve dünyaya bir faydası dokunmuş olur.
Bu iddia bir damgadır, kısa ve uzun vadede bu da belirleyicidir; Kürdlere olumsuzluktan başka şey vermeyecek ciddi ve ağır bir konudur. Sadece içteki, yerel kaynaklarla yapılan yolsuzluk ya da yağma değil bu; daha trajik olanı ise ‘kendini korumaya gelenleri soymak, küresel soygun, koalisyon güçlerini soymak’ da olabilir.. Böyle bir durum varsa, sorumlular bulunmalıdır. Sorumlular bilinmeli, onlar konuşulmalıdır; Kürdler değil..
Özellikle 1843-1846 Nasturi ve 1915 meselesinden sonra başlık farklı da olsa, dünyadaki imaj açısından, Rojava 2026 meselesi bu..
Kürdler özellikle bu şaibeli konunun çağcıl prosedürle açığa çıkarılması için talepte bulunmalı ve takip etmelidir.. Unutulmamalı, unutturulmamalıdır..
Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Son güncellenme: 14:35:34

























































































































































































