İran Kürtleri savaşta kritik eşikte: Risk ve fırsat iç içe

İran'da yaşayan tahmini 7 ila 15 milyon Kürt için mevcut savaş, parametreleri belirsiz olsa da, değişim için dar bir fırsat penceresi sunuyor.

24 Mar 2026 - 09:37
24 Mar 2026 - 09:37
 0
İran Kürtleri savaşta kritik eşikte: Risk ve fırsat iç içe

Ortadoğu güvenlik analisti Sükriya Bradost, Washington Institute’te(Washington Enstitüsü) yayımlanan analizinde, İran’daki Kürtlerin mevcut savaş ortamında hem ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu hem de uzun süredir beklenen siyasi değişim açısından kritik bir fırsat penceresi yakaladığını belirtti. Bradost’a göre, sahadaki gelişmeler yalnızca askeri dengeleri değil, aynı zamanda İran’ın iç siyasi yapısını ve Kürtlerin gelecekteki konumunu da doğrudan etkileyebilecek potansiyele sahip.

Bradost’’un analizi şöyle

İran’ın batı ve kuzeybatı bölgelerinde yaşayan milyonlarca Kürt için süren savaş, belirsizliklerle dolu ancak potansiyel değişim fırsatları barındıran kritik bir döneme işaret ediyor. Uzmanlara göre, uzun yıllardır daha fazla siyasi hak ve yerel özerklik talep eden Kürtler, mevcut çatışmayı İran’ın siyasi yapısında dönüşüm yaratabilecek bir eşik olarak değerlendiriyor.

İran’daki Kürtler, ülkenin en büyük etnik gruplarından biri olarak, merkezi yönetim karşısında daha adem-i merkeziyetçi bir sistem talep ediyor. Bu doğrultuda faaliyet gösteren Kürt siyasi hareketleri, yıllardır hem kendi örgütlenmeleri üzerinden hem de diğer muhalif gruplarla ittifaklar kurarak hak arayışını sürdürüyor. Ancak bu süreçte askeri yapılanmaların da varlığını koruması, olası senaryolara karşı hazırlıklı olunduğunu gösteriyor.

Kürt siyasi aktörler, mevcut savaş ortamında büyük çaplı askeri adımlar atma konusunda temkinli davranıyor. Bunun en önemli nedeni, İran’da olası bir iç çatışma ya da rejim değişikliği durumunda Kürt bölgelerinin yeniden hedef haline gelebileceği endişesi. Tahran yönetiminin geçmişte Kürt bölgelerini iç siyasette birleştirici bir araç olarak kullandığı ve bu bölgelerde sert güvenlik politikaları uyguladığı biliniyor.

Stratejik coğrafya, askeri yoğunluk

İran Kürdistanı, yalnızca siyasi değil, askeri açıdan da kritik bir konumda bulunuyor. İran Devrim Muhafızları’na ait çok sayıda füze ve insansız hava aracı üssü, özellikle Irak sınırına yakın bölgelerde konuşlanmış durumda. Kirmanşah gibi şehirler, İran’ın askeri altyapısının önemli merkezleri arasında yer alıyor.

Dağlık arazi yapısı, bu bölgeleri hem savunma hem de askeri üslenme açısından avantajlı hale getirirken, aynı zamanda Kürt muhalif hareketlerin de faaliyetlerini sürdürebilmesine imkân tanıyor. Bu durum, İran Kürdistanı’nı hem askeri bir kalkan hem de siyasi bir kırılma hattı haline getiriyor.

Tarihsel gerilim sürüyor

Kürtlerin İran’daki siyasi talepleri, modern devletin kuruluşuna kadar uzanıyor. 1925 sonrası merkeziyetçi politikalar ve özellikle 1946’da kurulan Mahabad Kürt Cumhuriyeti’nin kısa sürede sona erdirilmesi, bu gerilimin tarihsel köklerini oluşturuyor. İslam Cumhuriyeti döneminde de Kürt talepleri “güvenlik tehdidi” olarak değerlendirilmiş ve bu durum silahlı çatışmalara yol açmıştı.

Zaman içinde Kürt hareketleri strateji değiştirerek silahlı mücadeleden ziyade siyasi ve toplumsal mobilizasyona yönelse de, merkezi yönetimle yaşanan güvensizlik devam etti. Kürt liderlere yönelik suikastlar ve başarısız müzakere girişimleri, bu güvensizliği daha da derinleştirdi.

Savaş mobilizasyonu artırdı

Son dönemde ise savaşın etkisiyle Kürt hareketlerinde dikkat çekici bir hareketlilik yaşanıyor. Kürt siyasi partilerine katılım başvurularında artış olduğu, diaspora Kürtlerinin bölgeye dönerek olası bir senaryoya hazırlık yaptığı ifade ediliyor.

Bu gelişmeler, İran Kürdistanı’nın olası bir siyasi dönüşüm sürecinde önemli bir rol oynayabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, özellikle İran’ın güvenlik yapısında yaşanabilecek zayıflamaların, Kürt bölgelerini daha geniş bir muhalif hareketin merkezine dönüştürebileceğini belirtiyor.

Bölgesel dengeler belirleyici

İran Kürtlerinin geleceği yalnızca iç dinamiklere değil, aynı zamanda bölgesel aktörlerin tutumuna da bağlı. Türkiye, Kürt silahlı grupların güç kazanmasına güvenlik perspektifiyle yaklaşırken, Kürdistan Bölgesi’ndeki gelişmeler de bu süreci doğrudan etkiliyor.

Ayrıca ABD’nin bölgedeki rolü, Kürtlerin gelecekteki siyasi pozisyonu açısından kritik görülüyor. Kürt liderler, olası bir siyasi geçiş sürecinde uluslararası aktörlerin azınlık haklarını garanti altına alacak bir çerçeve oluşturmasını bekliyor.

Sonuç olarak uzmanlara göre, İran Kürtleri mevcut savaşta hem ciddi risklerle karşı karşıya hem de uzun süredir talep ettikleri siyasi haklar açısından nadir görülen bir fırsat penceresiyle karşı karşıya bulunuyor. Bu sürecin nasıl şekilleneceği ise hem sahadaki gelişmelere hem de Tahran’daki olası siyasi dönüşüme bağlı olacak.

 Sükriya Bradost- Washington Enstitüsü

*Sükriya Bradost, Ortadoğu güvenlik analisti, yazar, avukat ve devlet dışı aktörler, İran ilişkileri ve bölgesel jeopolitik konularında uzmanlaşmış bir medya yorumcusudur. BBC, Fox News, France 24, Al Jazeera, DW ve Amerikanın Sesi(VOA) gibi küresel medya kuruluşlarında düzenli olarak yer almaktadır.

Bu haber toplam 1042 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 10:37:51