Suriye: Kürt dilinin kamusal alanda kullanımına getirilen kısıtlamalar hakkında ortak bildiri
27 Suriye örgütü, Kürt dilinin Suriye'deki diğer dillerle birlikte resmi dil olarak tanınması çağrısında bulunarak, dilsel ayrımcılık ve dışlama politikalarına son verilmesini istedi.

Suriye’de faaliyet gösteren 27 sivil toplum kuruluşu, Şam’daki geçiş yönetiminin Haseke’de Kürtçenin kamusal alandaki kullanımını kısıtlamaya yönelik girişimlerini “derin endişe ve güçlü bir kınamayla” takip ettiklerini açıkladı.
Kuruluşlar tarafından yayımlanan ortak bildiride, Haseke kent merkezindeki Adalet Sarayı’nın ana tabelasında Kürtçeye yer verilmemesinin, geçiş yönetiminin dilsel çoğulculuğa bağlılığı konusunda ciddi soru işaretleri yarattığı belirtildi.
Açıklamada, yalnızca Arapçanın kullanıldığı tabelanın; Araplar, Kürtler, Süryaniler ve diğer toplulukların birlikte yaşadığı çok kültürlü bir kentte “haklı tepkiye” neden olduğu ifade edildi.
“Anayasal ve uluslararası yükümlülüklere aykırı”
Kuruluşlar, geçiş yönetiminin uygulamalarının hem Uluslararası İnsan Hakları Bildirgesi’ne hem de Geçici Anayasal Bildiri’nin 7. maddesine aykırı olduğunu vurguladı.
Söz konusu maddede devletin, “Suriye toplumunun tüm bileşenlerinin kültürel çeşitliliğini ve tüm Suriyelilerin kültürel ve dilsel haklarını güvence altına alacağı” belirtiliyor.
Bildiride ayrıca uygulamaların, Kürt haklarına ilişkin 13 No’lu Kararname’nin 2. maddesiyle de çeliştiği kaydedildi.
Kuruluşlar, Kürtçenin kamusal alandan dışlanmasının, Kürtlerin ulusal, kültürel ve dilsel kimliğini hedef alan ve onlarca yıldır sürdürülen “asimilasyoncu ve kültürel hegemonya politikalarının devamı” anlamına geldiğini savundu.
“Dilsel çeşitlilik kalıcı barış için şart”
Ortak açıklamada, kültürel ve dilsel çeşitliliğin korunmasının Suriye’de kalıcı barışın inşası açısından temel önemde olduğu vurgulandı.
14 yıllık savaşın ve onlarca yıllık baskı politikalarının ardından dilsel ve kültürel hakların güvence altına alınmasının, yeni çatışmaların önüne geçilmesi için gerekli olduğu ifade edildi.
Kuruluşlar, kültürel ve dilsel dışlanmanın sürmesinin nefret söylemini artırabileceği, toplumsal gerilimleri yeniden üretebileceği ve sivil barışı zedeleyebileceği uyarısında bulundu.
Geçiş yönetimine 7 maddelik çağrı
- İmzacı kuruluşlar, geçiş yönetiminden şu adımları atmasını istedi:
- Kürtçenin anayasal olarak resmi dil kabul edilmesi,
- Kürtçenin eğitimde, resmi işlemlerde ve kamusal alanda kullanılmasının güvence altına alınması,
- Yerel dillerin kullanımını destekleyecek yasal düzenlemelerin yapılması,
- Dilsel ayrımcılığa son verilmesi,
- Kürtçe dahil tüm dillerin korunması için gerekli ortamın sağlanması,
- Anadilde eğitim hakkının anayasal güvenceye alınması,
- Tekçi ulusal ve dilsel kimlik dayatmalarının “ırkçı ayrımcılık” kapsamında suç sayılması.
Bildiriye imza atan kuruluşlar
- ASO Danışmanlık ve Stratejik Araştırmalar
- Ahrar – Suriye Liberal Partisi
- Aydınlar Birliği
- İnsani ve Kalkınma İşbirliği Örgütü (HDC)
- ACHTI Merkezi
- Küçük Hayaller
- Sanatçı Ekibi
- Engelliler İçin Büyükelçiler
- Analiz ve Stratejik Araştırmalar
- Ella Kalkınma ve Barış İnşası Örgütü
- PÊL – Sivil Dalgalar
- Yeşil Ağaçlar Çevre Derneği
- Zorla Yerinden Edilen Mağdurlar İçin Dar Derneği
- Hakikat ve Adalet İçin Suriyeliler (STJ)
- Mağdurlar İçin Synergy Derneği
- RÊ Rehabilitasyon ve Kalkınma Örgütü
- TEVIN – Kürt İşleri Bağımsız Düşünce Kuruluşu
- Shawishka Kadın Derneği
- Mbader Toplumsal Kalkınma Derneği
- Ronî Peywend Toplumsal Liderlik Örgütü
- Barış İçin Kadın Liderler Ağı
- Kobani Yardım ve Kalkınma Örgütü
- Malva Sanat ve Kültür Kurumu
- Destek ve Güçlendirme İçin Rose Örgütü
- Nextep Örgütü
- Yalda Toplum Merkezi
- HÊZ Farkındalık Örgütü
Son güncellenme: 23:24:15

































































































































































































