Türk tarihçiden çarpıcı belge: İttihat ve Terakki’nin ana dilde eğitime bakışı

İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin (İTC), 1913 yılındaki kongre programında ana dilde eğitimi savunduğu ortaya çıktı. Paylaşılan belgeye göre İTC, Türkçenin ilkokullarda sadece "dil dersi" olarak okutulmasını, öğretim dilinin ise bölgenin "ana dili" olmasını kararlaştırmış.

3 Ocak 2026 - 13:04
3 Ocak 2026 - 13:04
 0
Türk tarihçiden çarpıcı belge: İttihat ve Terakki’nin ana dilde eğitime bakışı

Yakınçağ Osmanlı ve Cumhuriyet tarihi üzerine çalışmalarıyla tanınan tarihçi Dr. Ender Korkmaz, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin ana dilde eğitim meselesine yaklaşımına dair tarihi bir belge paylaştı.

16 Ekim 1913 tarihli Tanin gazetesine dayandırılan belge, cemiyetin merkeziyetçi bir yapıdan "İslamcı bir adem-i merkeziyetçiliğe" (yerinden yönetim) doğru evrildiği döneme ışık tutuyor.

"Türkçe sadece dil dersi olacak, öğretim ana dilde yapılacak"

Dr. Korkmaz’ın paylaştığı İTC 1913 kongre programının 42. maddesi, günümüz Türkçesiyle çarpıcı ifadeler içeriyor.

Belgede, hiçbir unsurun ana diliyle oluşmuş geleneklerine, örf-adetlerine ve edebiyatına müdahale edilmemesinin temel ilke olarak benimsendiği belirtiliyor.

Söz konusu metnin Türkçesi şöyle diyor:

"Hiçbir unsurun ana diliyle oluşmuş geleneklerine (örf ve adetlerine) ve edebiyatına müdahale edilmemesi ilkesi de temel esas olarak benimsenmiştir. İlköğretim zorunludur ve devlet okullarında ücretsizdir.

Genel ve özel ilkokullarda Türkçe yalnızca “dil dersi” olarak zorunlu şekilde okutulacak; buna karşılık her yerin ANA DİLİ, ÖĞRETİM DİLİ olacaktı.”

 Osmanlıcılıktan İslamcı adem-i merkeziyetçiliğe

Tarihçi Korkmaz, bu kararın İttihat ve Terakki içinde devrim niteliğinde bir yön değişimini temsil ettiğini vurguluyor.

Kararın alınmasındaki temel motivasyonları iki ana maddeyle açıklıyor:

“1-) Müslüman bir unsur olan Arnavutların devletten kopması sürecinde bu tür meselelerin (yerel haklar) Osmanlı Devleti'nin anayasal toprak bütünlüğü aleyhinde bir propaganda zemini olarak kullanılması ve ayrılıkçı akımları güçlendirmesi,

2-) Trablusgarp Savaşı sırasında tecrübe edilen İttihad-ı İslam ruhu ve adem-i merkeziyetçi bir İslamcılık politikasına geçiş niyetleri,”

İTC içindeki görüş ayrılıkları

Dr. Korkmaz, bu tip radikal kararların cemiyet içinde muhtemelen muhalefetle karşılaştığını ancak o dönemde parti ve devlet idaresinde etkili olan grubun, İmparatorluğu bir arada tutabilmek adına daha esnek ve İslamcılık eksenli bir çizgiyi tercih ettiğini belirtiyor.

1913’te atılan bu adımın, 1916 kongresinde daha da somutlaştığı ifade ediliyor.

Dr. Ender Korkmaz’ın sunduğu bu veri, Türkiye’deki tarih yazımında "İttihatçılık" ile "Tek tipleştirme" arasında kurulan mutlak bağın, en azından 1913-1916 periyodu için yeniden tartışılması gerektiğini gösteriyor.

İmparatorluğun dağılma sancıları içinde "ana dilde eğitim" kartının bizzat İttihatçılar tarafından bir "bir arada tutma projesi" olarak masaya sürülmesi, dönemin reel politiğinin ne denli karmaşık olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Dr. Ender Korkmaz kimdir?

1983 İstanbul doğumlu olan Ender Korkmaz, İstanbul Üniversitesi’nde Türkiye Cumhuriyeti Tarihi üzerine doktorasını tamamlamış bir akademisyendir.

Kiev Yunus Emre Enstitüsü Müdürlüğü gibi önemli görevlerde bulunan Korkmaz, halen bir devlet üniversitesinde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünde Doktor Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır. Uzmanlık alanı Yakınçağ Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi siyasi tarihidir.

 

Bu haber toplam 4840 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 00:11:35