Milliyetçilik Nedir ve Ne Değildir?!

Başka başka ezilen azınlıkların ve  milletlerin kendi içinde eritilmesini, entegre edilmesini savunmak asimilasyondur.

11 Ocak 2026 - 12:19
11 Ocak 2026 - 12:19
 0
Milliyetçilik Nedir ve Ne Değildir?!

Soy olarak Kürt toplumu içinde çıkan her birey Kürt'ür. Bu bireylerin özlemle içinde dil, Kültür, ülke ve yaşamsal değerler ile birlik olduğu, hareket ettiği toplumsal birlik ise millet olur.

Kürtlerin kendi ulusal haklarının bir siyasal statü ile idare olunmasını,  kültürel yaşanmışlığının gelişmesini,  hukuksal olarak uluslar ailesinin bir parçası olmasını, kendi dili ile kamusal alanda idare edilmesi, örgün eğitim ve öğretiminin kreşten  üniversiteye her düzeyde verilmesini ve alınmasını, ulusun üzerinde yaşadığı topraklarda kendi egemenliğini, geleceğini güvene alacağı organlarını icra ettiği, ülkesel   olarak savunmalarının uluslar arası meşruiyete kavuşması gayesi ile mücadele eden düşünce ve eylemi ise milliyetçilik olur...

Milliyetçilik, kendi milletini bir bütün olarak savunmaktır...

Milliyetçilik, kendi milletinin başka milletlerin hakkına, hukukuna, varlığına kast etmek değildir.

Başka başka milletleri kendi milletinden aşağı görmek, şövenizmdir ve milliyetçilik değildir.

Milliyetçilik, diktatörlüğün bir manivelası gibi kitle temeli bulmak üzere kullanmak değildir ki bu faşizm olur.

Milliyetçilik, kişi diktatörlüğünü meşrulaştırmak üzerine kurulmuş oligarşi de değildir ki millet bir toplumsal sözleşmeye ve ortaklığa tekabül eder. Böyle olunca milleti savunan ideoloji,  kişi ya da kişileri değil, ulus topluluğun tamamını esas alır.  

Kendini milletin yerine koyarak, millet savunulamaz. Bilakis milleti savunanlar, her bireyi ulusun bir ferdi sayar ve kendisi de bir fert olmanın ötesinde olamaz... 

Milliyetçiliği, bir ulusal devletin yayılma ve ekonomik güçlenme aracı ve siyaseti halinde kullanmak sömürgeciliktir.

Milliyetçiliği, sermayenin yayılması, şirketlerin palazlanması, servetin capulculaşması vs. için kullanmak, milletin değerlerini basitleştirmiş olur. 

Elbette her milletin üzerinde yaşadığı bir cografyasi/ülkesi vardır ve bu aynı zamanda kendi ulusal pazar alanıdır. Elbette her ulus başka başka uluslar, devletler ile ticaret yapar. Elbette her ulus kendi ekonomik idaresini geliştirmek ister. Elbette her ulusun bir ticari hukuku olur ve bu kendi haklarını garantiye aldığı kadar, diğer milletlerin haklarına karşı da sorumluluk taşır. 

Milliyetçilik, milletlerin eşitsizliğini değil, bilakis eşitliğini savunur.

Başka başka ezilen azınlıkların ve  milletlerin kendi içinde eritilmesini, entegre edilmesini savunmak asimilasyondur. Milletlerin hak ve hukuksal eşitliğini  savunan milliyetçiler,  etnik, dini bir gurubu aidiyet olarak imhayi/ortadan kaldırmayı planlama ve şiddet düzeyinde  bir kısmını ya da tümünü,  farklı araçlarla sürdürmeyi, devletin dahil olduğu grup lehine çürütmeyi, yani devletinin soykırım yapmayı ve bu millet ve milletler arası hukuk ile bağdasmazlığa karşı durur ...

Sömürgecilik, asimilasyon ve soykırım. evrensel hukukta insanlık suçudur. 

Milliyetçilik kavramını, bu hassasiyetler dışında değerlendirmek, milletin , toplumun, kültürün, dilin, üretimin, eğitimin ve giderek insani gelişimin, bir toplumsal sözleşme çerçevesinde değerlendirmenin dışına taşımak, millet ve milliyetçilik savunması olamaz ve değildir...

Toplumsal sözleşmenin dışına taşınan millet savunması, milleti barbarlaştırır, onursuzlaştırır  ve insanlık suçlusu haline getirir ki bu tür  millet ve milliyetçilik savunusu, millet, milliyetçilik ve insanlığın prensiplerine, gelişmesine, insanlık etiğine terstir, kabul edilemez ve bununla mücadele etmeyen her millet bireyi, milletinin onurunu, haysiyetini, istikrarını ve millet ve insan olmanın değerlerine sağlıklı sahip çıkamaz...

Unutulmamalı ki, her millet insanlık gelişiminin bir parçasıdır.  

Her millet, dili, kültürü, tarihi, kendini var etmesiyle, insanlığın gelişmesine katkı sunmuş, zenginlik katmıştır. 

Bu insanlık zenginliğini imha etmek, zedelemek, gelişimini engellemek insanlıkla, doğa ile ve yaşama/yaşatma hakkı ile bağdaşmaz!

 


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı toplam 978 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 19:28:37