Newroz 2026
Newroz, Kürdler için sadece baharın gelişi değil, Kawayê Hêsikar, Dehak’a karşı başlattığı direnişin ve kazanılan özgürlüğün simgesidir.

Newroz, Kürdler için sadece baharın gelişi değil, Kawayê Hêsikar, Dehak’a karşı başlattığı direnişin ve kazanılan özgürlüğün simgesidir. 21 Mart’ta bu zafer anılır; ateşler yakılır, danslar edilir ve ulusal birlik duygusu güçlendirilir. Bu bayram, ulusal kurtuluşun dışarıdan değil, ulusun kendi kolektif mücadelesinden doğduğunu ifade eder. Tarih boyunca özellikle Türkiye’de yasaklanmış ve bastırılmış olsa da Newroz bugün hâlâ direniş, kimlik ve özgürlük ruhunu taşıyan güçlü bir sembol olarak yaşatılmaktadır.
İki bin yedi yüz yıllık bir geçmişe sahip olan Newroz geleneği, tarihsel sürekliliğini koruyarak günümüze kadar coşkulu bir biçimde ulaşmıştır. Bu süreklilik içerisinde Newroz, yalnızca mevsimsel bir dönüşümün değil, aynı zamanda tarihsel hafızanın, ulusal varoluşun ve siyasal direnişin sembolik ifadesi olarak anlam kazanmıştır. Özellikle Akre’de her yıl büyük bir katılımla kutlanan Newroz, “Newroz’un başkenti” olarak kabul edilen bu mekânda ulusal bilinçle bütünleşmiş bir ritüel hâline gelmiştir. Bu bağlamda Newroz ateşi, yalnızca kültürel bir miras değil; özgürlüğün, bağımsızlık arzusunun ve Kürd ulusunun var olma mücadelesinin tarihsel bir simgesi olarak ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda bu bayram, sömürgeciliğin farklı biçimlerine karşı bir direniş pratiği ve dekolonyal bir uyanışın ilk kıvılcımı olarak da okunabilir.
Newroz’un tarihsel seyri incelendiğinde, her dönemde egemen ideolojik ve siyasal çerçeveler doğrultusunda yeniden anlamlandırıldığı görülür. 1970’li yıllarda Kuzey Kürdistan’daki Kürd siyasal hareketlerin büyük ölçüde Marksist-Leninist bir ideolojik formasyon içinde şekillenmesi, Newroz’un içeriğini de belirlemiştir. Bu dönemde Newroz, sınıfsal mücadele ve devrimci söylemlerle iç içe geçmiş; buna karşılık ulusal semboller ve tarihsel referanslar görece geri planda kalmıştır.
Kuzey Kürd hareketleri 1970’li, 1980’li ve 1990’lı yıllarda Newroz’u çeşitli biçimlerde kutlamışlardır. Ancak bu kutlamaların güçlü bir ulusal içerik taşıdığını söylemek zordur. Nitekim Newroz, büyük ölçüde sol, sosyalist ve sınıf temelli söylemler çerçevesinde anlamlandırılmıştır.
1999 yılında Abdullah Öcalan’ın yakalanmasıyla birlikte ana akım Kürd hareketinin bağımsızlık fikrinden uzaklaşması ve “Türkiyelileşme” politikası, Newroz’un anlamını önemli ölçüde dönüştürmüştür. Bu süreçte Newroz, giderek Öcalan’ın özgürlüğü etrafında şekillenen bir çerçeveye indirgenmiş; Kürdistan idealini içermeyen, Kürd meselesini insan hakları, barış ve demokrasi söylemleriyle sınırlayan bir içerik kazanmıştır.
Böylece Newroz’un ulusal niteliği zayıflamış, içeriği aşındırılarak sömürgeci düzen açısından daha az tehditkâr bir forma dönüştürülmüştür.
Yakın dönemde Rojava Kürdistan’a yönelik HTŞ saldırılarına karşı, dünyanın farklı bölgelerinde bir araya gelen Kürdlerin; özellikle dört parça Kürdistan’dan ve diasporadan gelen toplulukların Kürdistan bayrağı etrafında birleşmesi, Kürd ulusal uyanışının ve milliyetçiliğinin güçlü bir göstergesi olmuştur. Bu durum, dekolonyal bir perspektiften bakıldığında, parçalanmış bir coğrafyanın sembolik düzeyde yeniden bütünleşme arayışının açık ve güçlü bir ifadesi olarak değerlendirilebilir.
Bu yıl gerçekleştirilen Newroz etkinlikleri, bu dönüşümün farklı yönlerini aynı anda gözlemlemeye imkân tanımaktadır. Malabadi Köprüsü’nden başlayan ve Silvan’da gerçekleştirilen etkinlik, ulusal niteliğin belirgin olduğu ve aynı zamanda İslami öğeler de barındıran bir Newroz pratiği olarak öne çıkmaktadır. Benzer şekilde geçen yıl Doğubayazıt’ta ve Ahmedê Xanî Türbesi çevresinde düzenlenen etkinlikler, tarihsel ve kültürel mekânların bilinçli bir şekilde seçildiğini göstermektedir. Bu tür mekânsal tercihler, Newroz’un yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda hafızanın ve aidiyetin yeniden üretildiği bir alan olduğunu ortaya koymaktadır. Silvan gibi tarihsel merkezlerde gerçekleştirilen kutlamalar, Newroz’u toprakla bütünleştiren ve onu kendi tarihsel bağlamına geri yerleştiren dekolonyal bir jest olarak değerlendirilebilir.
Buna karşılık Diyarbakır (Amed) ve Avrupa’nın çeşitli kentlerinde Berlin, Zürih, Paris ve Frankfurt’ta gerçekleştirilen bazı Newroz etkinliklerinde, bir iki sembolik örnek dışında Kürdistan bayrağının görünürlüğünün oldukça sınırlı kaldığı; buna karşılık ideolojik sol ve parti flamalarının belirgin biçimde öne çıktığı gözlemlenmektedir. Bu etkinliklerde Kürdistan’ın özgürlüğü, hakları ve bayrağı yeterince görünür değildir. Kürdü ve Kürdistan’ı merkeze alan sloganlar yerine, lider kültünü yücelten ve sol-sosyalist içerik taşıyan sloganlar ön plana çıkarılmıştır. Bu durum, Newroz’un ulusal ve dekolonyal içeriğinin geri plana itildiğini ve kolonyalizm literatüründe “içselleştirilmiş sömürgecilik” ya da “zihinsel kolonizasyon” olarak tanımlanan sürecin yapısal bir görünümü olarak okunabilir.
Öte yandan Bonn’da gerçekleştirilen Newroz kutlamaları, bu genel tablonun dışında dikkat çekici bir örnek sunmaktadır. Kürdistan bayrağının güçlü biçimde görünür olması ve dört parça Kürdistan vurgusunun açık bir şekilde dile getirilmesi, bu mekânı adeta sembolik bir diaspora başkenti konumuna taşımaktadır. 150 bin insanın katılım gösterdiği bu etkinlikte özellikle Rojava Kürdistanı’na destek amacıyla atılan sloganların yoğunluğu dikkat çekmektedir. Newroz’un anlam ve önemine uygun olarak millî coşkunun zirveye ulaştığı bu miting, tarihteki yerini almıştır. “Yekê Yekê”, “Kürdistan Yekê”, “Rojava Rojhilatî Kürdistan yek welat e”, “Bimre Kōletî Biji Kürdistan”, ve “Yan Kürdistan Yan Kürdistan” gibi sloganların yaygınlaşması, Kürd ulusal bilincinin ve milliyetçi yönelimin giderek güçlendiğini göstermektedir. Bu durum aynı zamanda diasporanın, belirli koşullar altında ulusal kimliği daha görünür ve daha özgür biçimde ifade edebildiğini ortaya koymaktadır.
Rojava Kürdistan’da yapılan mitinglerde Kürdistan bayrağının öne çıkması, ulusal bilincin yeniden görünür hale geldiğini göstermektedir. Meydanlarda dile getirilen taleplerin açık ve doğrudan biçimde Kürdî kimlik etrafında şekillenmesi, bu süreci daha da belirgin kılmaktadır. Bu ortamda, Kuzey Kürd hareketinin etkisinin Rojava Kürdistan’ında büyük ölçüde zayıfladığı; yerini daha net ve doğrudan bir ulusal perspektife bıraktığı görülmektedir. Bayrağın görünürlüğü, yalnızca bir sembol değil, aynı zamanda Kürd ulusunun kendini yeniden ifade etme ve hatırlama iradesinin bir göstergesidir.
Bu farklı Newroz pratikleri birlikte değerlendirildiğinde, tarihsel olarak bağımsızlık hedefiyle ortaya çıkan ancak zamanla bu perspektiften uzaklaşarak “demokratikleşme” ve “Türkiyelileşme” eksenine yönelen siyasal hareketin dönüşümü daha görünür hâle gelmektedir. Bu dönüşüm, Kürdistan’ın siyasal statüsünü önceleyen bir perspektiften, mevcut devlet yapısı içinde çözüm arayan bir yaklaşıma geçişi ifade etmektedir. Kürdî ve Kürdistanî ulusal perspektifin dışında Türkiyelileşme zeminine yerleşen bu yaklaşımın hâlâ Kuzey Kürdistan’da kitleler üzerindeki etkisini sürdürmesi, içselleştirilmiş sömürgeciliğin yeniden üretildiği bir hegemonya alanına işaret etmektedir. Bu bağlamda Newroz alanları yalnızca bir kutlama mekânı değil; kolonyal ve dekolonyal bilinç biçimlerinin karşı karşıya geldiği, mücadele ettiği ve yeniden üretildiği toplumsal-siyasal alanlar olarak değerlendirilmelidir.
Sonuç olarak, bu yılki Newroz etkinlikleri, Kürd ulusal bilincinin farklı yönelimler arasında nasıl bölündüğünü, hangi mekânlarda nasıl yeniden kurulduğunu ve dekolonyal bir ufkun nerelerde güç kazandığını açık biçimde ortaya koymaktadır. Akre, Hewlêr, Bonn ve Malabadi’de gözlemlenen Newroz pratikleri, Kürdistan’ın özgürlüğüne ve dekolonyal bir geleceğe dair umudu besleyen örnekler olarak öne çıkarken; diğer bazı alanlarda gözlemlenen pratikler ise kolonyal etkilerin hâlâ güçlü bir biçimde varlığını sürdürdüğünü göstermektedir.
Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Son güncellenme: 13:23:39































































































































































































