Hamaney sonrası senaryo: İktidar mücadelesi kapıda

Uzmanlara göre Hamaney sonrası ilk aşama, halk hareketlerinden çok rejim elitleri arasındaki pazarlıkların belirlediği bir iktidar yeniden yapılanması olacak.

20 Şubat 2026 - 11:07
20 Şubat 2026 - 11:07
 0
Hamaney sonrası senaryo: İktidar mücadelesi kapıda

İran’da dini lider Ali Hamaney sonrası dönemin nasıl şekilleneceği uzun süredir tartışılırken, analizler ülkenin ani bir “özgürleşme” sürecinden ziyade rejim içi güç mücadelesine sahne olabileceğine işaret ediyor. Özellikle güvenlik aygıtı üzerindeki hâkimiyeti nedeniyle İslam Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC) geçiş sürecinde belirleyici aktör olması bekleniyor.

Uzmanlara göre Hamaney sonrası ilk aşama, halk hareketlerinden çok rejim elitleri arasındaki pazarlıkların belirlediği bir iktidar yeniden yapılanması olacak. Bu süreçte gerçek gücün büyük ölçüde aynı çevrelerin elinde kalması öngörülüyor.

İki aşamalı geçiş ihtimali

Olası senaryoya göre İran’daki siyasi dönüşüm iki aşamada gelişebilir:

Birinci aşama: Rejim içi halefiyet süreci. IRGC komutanları, üst düzey din adamları ve siyasi elitler yeni liderlik formülü üzerinde anlaşarak sistemi korumaya çalışır. Bu formül zayıf bir yeni dini lider, kolektif konsey veya “ulusal kurtuluş hükümeti” olabilir.

İkinci aşama: Eğer güvenlik ağırlıklı düzen ülkeyi istikrara kavuşturamazsa, o zaman toplumun daha geniş kesimlerinin sistemi yeniden müzakere etmesi için fırsat doğabilir.

Analizlere göre Hamaney’in kurduğu yapı, sivil alternatiflerin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde tasarlandı. Cumhurbaşkanlığı makamı zayıflatıldı, parlamentonun etkisi sınırlandı ve bağımsız dini otoriteler marjinalleştirildi. Buna karşılık Devrim Muhafızları; askeri güç, istihbarat, iç güvenlik, bölgesel operasyonlar ve yaptırımlar altındaki ekonomi ağlarında geniş bir nüfuz alanı kurdu.

IRGC neden avantajlı?

IRGC’nin geçiş sürecinde öne çıkmasının başlıca nedenleri şöyle sıralanıyor:

  • Askeri üsler, füze güçleri ve iç güvenlik kurumları üzerinde kontrol
  • Ekonomik ağlar ve finansal kaynaklara erişim
  • Rejim elitleriyle kurulan patronaj ilişkileri
  • Kriz anında hızlı hareket edebilme kapasitesi

Bu nedenle Hamaney sonrası ilk dönemin “halk egemenliği” yerine güvenlik elitlerinin yönettiği bir yeniden denge süreci olması daha olası görülüyor.

Halk için ne değişir?

Hamaney’in sahneden çekilmesi sistemin “kalıcılık” algısını sarsarak hem elitleri hem toplumu alternatifleri düşünmeye teşvik edebilir. Ancak bu durumun hemen özgürlük getirmesi beklenmiyor. Çünkü:

  • Besic milisleri
  • İstihbarat ağları
  • Cezaevi sistemi
  • Devlete bağlı ekonomik patronaj yapıları

varlığını sürdürmeye devam edecek.

Bu nedenle ilk dönemin, yapısal olarak aynı güvenlik aktörlerinin etkili olduğu ama daha kolektif ve pragmatik görünen hibrit bir yönetim modeli olabileceği değerlendiriliyor.

Sistemi ne sarsabilir?

IRGC ağırlıklı düzeni zayıflatabilecek üç ana faktör öne çıkıyor:

  1. Yeni kitlesel protestolar: Ekonomik rahatlama ve siyasi değişim sağlayamayan yönetim toplumsal tepkiyle karşılaşabilir.
  2. Elit bölünmesi: Güvenlik aygıtı içindeki rekabet ve çıkar çatışmaları sistemin bütünlüğünü bozabilir.
  3. Dış baskı: Uluslararası yaptırımlar ve bölgesel baskı maliyetleri artırabilir.

Bu koşulların birleşmesi durumunda daha derin bir siyasi dönüşüm ihtimali doğabilir.

Dış aktörlere uyarı

Analizlerde özellikle ABD gibi dış aktörlerin iki hatadan kaçınması gerektiği vurgulanıyor:

  • Askeri ağırlıklı yeni düzeni reform olarak meşrulaştırmak
  • İran’a dışarıdan siyasi model dayatmak

Bunun yerine İran toplumunun kendi dönüşümünü gerçekleştirebileceği alanın açık tutulması gerektiği ifade ediliyor.

Sonuç olarak uzmanlara göre Hamaney’in düşüşü bir dönemin sonu olabilir, ancak özgür bir İran’ın başlangıcı anlamına gelmeyebilir. Asıl belirleyici olan, onun ardından gelen güvenlik elitlerinin ne kadar güçlü kalacağı ve toplumun bu yapıyı ne ölçüde zorlayabileceği olacak.

 

Bu haber toplam 588 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 12:08:15