İran’da bu yılki protestolar neden farklı?

İran’da bu yıl patlak veren protestolar, yalnızca ekonomik sıkıntıların değil; bölgesel güç dengelerindeki kırılmalar, ABD’nin artan baskısı ve rejimin caydırıcılığının zayıflamasıyla oluşan çok katmanlı bir krizin yansıması olarak önceki dalgalardan ayrışıyor.

12 Ocak 2026 - 11:34
12 Ocak 2026 - 11:34
 0
İran’da bu yılki protestolar neden farklı?

İran halkı geçmişte de ülkeyi yöneten katı ve yaşlanmış iktidara karşı sokaklara çıktı ve benzer sertlikte müdahalelerle karşılaştı. Ancak bu yılki protestoları farklı kılan, bölgesel ve küresel dengelerde yaşanan sarsıcı kırılmaların iç dinamiklerle aynı anda kesişmesi.

Yıllar boyunca İran, Ortadoğu’da güçlü bir caydırıcılık algısı oluşturmuş, kendisini dış tehditlere karşı iyi korunmuş bir kale gibi sunmuştu. Bugün ise ülke, yakın geçmişte nadiren görülen ölçüde kırılgan bir tabloyla karşı karşıya. Ülke geneline yayılan protestolar, derinleşen ekonomik çöküş ve bölgesel güç dengelerinin değişmesi, adeta kusursuz bir fırtına yaratmış durumda.

İran yönetimi daha önce de büyük protesto dalgalarını bastırdı. Ancak Ocak 2026 itibarıyla tabloyu değiştiren unsur, dış şoklar oldu. 2025 ortasında İsrail’le yaşanan çatışmalar sırasında İran’ın hava savunma sistemleri ciddi şekilde zayıflatıldı; askeri altyapı ve milyarlarca dolarlık nükleer tesisler ağır hasar gördü.

ABD’nin “Gece Yarısı Çekici” (Operation Midnight Hammer) adı verilen ve Natanz, Fordow ile İsfahan’daki tesisleri hedef alan saldırısı, Washington’un uzun süredir koruduğu kırmızı çizgiyi aşması anlamına geldi. Bu operasyon, ABD’nin belirsiz caydırıcılık politikasından açık güç kullanımına geçtiğinin güçlü bir işaretiydi.

Birikimin patlama noktası

Son günlerde protestolar onlarca İran kentinde büyüyerek devam ediyor. Benzer sahneler, Donald Trump’ın yeniden başkanlık kampanyası yürüttüğü dönemde de görülmüştü. Trump’ın o dönem dile getirdiği güç kullanma tehdidi, bugün artık soyut bir söylem olmaktan çıktı.

Bu mesaj, ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu yakalayarak görevden uzaklaştırdığı operasyonla daha da netleşti. Maduro, Rusya ve İran’ın müttefikiydi; ancak Moskova onu koruyamadı. Tıpkı daha önce Suriye’de Beşar Esad’ı koruyamadığı gibi. Bu gelişmeler, İran’ın yaşlı dini lideri Ali Hamaney için de son derece rahatsız edici bir tablo oluşturuyor.

Daha geniş bir hesaplaşma

Hamaney’in ilerleyen yaşı, İran rejiminin geleceğine dair soru işaretlerini artırıyor. Tarih boyunca protesto dalgaları bazen reformistleri, bazen daha sert güvenlikçi aktörleri güçlendirdi. Bugün ise bazı Devrim Muhafızları komutanlarının, yabancı milislerin İran içinde protestoculara karşı kullanılması seçeneğini tartıştığı iddiaları, rejimin ne kadar köşeye sıkıştığını gösteriyor.

Bu nedenle mevcut protestolar yalnızca ekonomik sıkıntılara ya da otoriter yönetime tepki değil. Rejimin caydırıcılığının aşındığı, baskının artık eskisi kadar “bedelsiz” olmadığı bir anda patlak veren tarihsel bir hesaplaşma niteliği taşıyor.

Değişen denklem

Asıl soru artık şu: Tahran’da değişim mümkün mü? Bunun cevabı Washington’da ya da Tel Aviv’de değil, İran sokaklarında yazılacak.

Hamas lideri Yahya Sinvar’ın 2023’teki “tufanı” ile Trump’ın 2025’teki “çekici”, Ortadoğu’nun stratejik haritasını yeniden çizdi. İran bugün daha zayıf, müttefikleri yorgun ya da sahadan çekilmiş, rakipleri ise daha cesur. Bölge, geri dönüşü olmayan bir eşiği aşmış durumda.(Al Majalla)

 

 

 

Bu haber toplam 471 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 12:35:15