Rojava’daki Çok Etnisiteli Yönetim Modeli Neden Başarısız Oldu?
Rojava Özerk Yönetimi’nin sona yaklaşmasıyla birlikte, çok etnisiteli ve çok mezhepli yönetim modeli çökerken ülke yeniden merkezî zor ve mezhep temelli çatışma sarmalına giriyor. Kürtlerin on yılı aşan siyasi deneyi, Suriye’nin yapısal açmazlarını bir kez daha ortaya koydu.

Suriye iç savaşı boyunca etnik ve mezhepsel bölünmelerin çatışmayı derinleştirmesi kaçınılmaz bir gerçek olarak öne çıktı. Bu tabloya karşı istisnai bir örnek olarak görülen Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi (Rojava), çok etnisiteli ve çok mezhepli bir yönetişim modeliyle bu döngüyü kırmayı hedefliyordu. Ancak bugün gelinen noktada bu deney fiilen sona ermiş görünüyor.
Kürt Deneyi ve Çok Etnisiteli Yönetim
Fırat’ın doğusundaki Suriye Cezire bölgesinde kurulan özerk yönetim, Kürt milliyetçiliği ile Marksist-Leninist düşünceden beslenen, daha sonra ise Murray Bookchin’in fikirleri doğrultusunda “demokratik konfederalizm” anlayışına evrilen bir siyasi projeydi. Abdullah Öcalan’ın ideolojik etkisi altında şekillenen bu model, etnik ve dini topluluklara geniş yerel özerklik vaat ediyordu.
Ancak pratikte bu yapı, yeni bürokratik elitlerin oluşmasına, muhalif Kürt grupların dışlanmasına ve zamanla Arap nüfusla kurulan ittifakların kırılganlaşmasına yol açtı.
Büyük Güçler Çekildi, Dengeler Değişti
ABD öncülüğündeki uluslararası desteğin zayıflaması ve Şam’daki yeni yönetimin askeri baskısı, Özerk Yönetimin manevra alanını hızla daralttı. Demokratik Suriye Güçleri (DSG) bünyesindeki Arap unsurların büyük bölümünün saf değiştirmesiyle, yapı fiilen yeniden Kürt ağırlıklı bir silahlı güce dönüştü.
Bu gelişme, çok etnisiteli yönetim iddiasının en zayıf noktasını ortaya çıkardı. Kürtlerin hayatta kalma refleksi, ideolojik çoğulculuğun önüne geçti.
Şam’ın Merkezileşme Hamlesi
Yeni Şam yönetimi, önceki Baas rejiminden farklı bir siyasi dil kullansa da, merkezî otoriteyi zor yoluyla tesis etme yöntemini sürdürüyor. Batı Suriye’de yaşanan Alevi ve Dürzi katliamları, Kürtlerin silahsızlanma ve tam entegrasyon konusundaki isteksizliğini daha da artırdı.
Avrupa ülkelerinin Kürt kültürel haklarına dair çağrıları ise, mülteci krizini çözme önceliği karşısında etkisiz kalıyor. Rusya’nın Şam’a tam destek vermesi ve ABD ile çıkarların örtüşmesi, Kürtlerin uluslararası manevra alanını daha da daraltıyor.
Kürt Siyasetinde Yön Değişimi
Özerk Yönetim’in çöküşü, Kürt siyasetinde ideolojik bir kırılmaya işaret ediyor. Çok etnisiteli solcu idealizmin yerini, giderek Kürt milliyetçiliği alıyor. Rojava adının yeniden öne çıkması, Kürt bayrağının yaygınlaşması ve bölgeye gelen gönüllüler bu dönüşümün işaretleri olarak görülüyor.
Bu değişim, yalnızca Suriye’yi değil; Türkiye, Irak, İran ve Avrupa diasporasını da etkileyecek daha geniş bir siyasi sürecin habercisi olabilir.
Açık Kalan Soru
Suriye, bağımsızlığından bu yana merkezî zor ile çevresel isyanlar arasında gidip gelen bir döngünün içinde. Kürtlerin özerklik deneyi bu döngüyü kırmayı hedefledi ancak başarısız oldu. Şimdi aynı soru Şam’daki yeni yönetim için geçerli:
Suriye, mezhep ve etnisite sarmalını aşabilecek mi, yoksa tarih bir kez daha mı tekerrür edecek?
Son güncellenme: 17:37:03

































































































































































































