Yapıcıoğlu: Kürtlerin hakları anayasada tanınmalı

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Kürtlerin cumhuriyetin kurucu unsurları olduğunu belirterek anayasal tanınma çağrısı yaptı. Yapıcıoğlu, Selahattin Demirtaş için “Suçu yoksa bir saat bile cezaevinde kalmamalı” dedi.

17 Ekim 2026 - 23:19
17 Ekim 2026 - 23:19
 0
Yapıcıoğlu: Kürtlerin hakları anayasada tanınmalı

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Kürt meselesinin çözümü, Kürtlerin anayasal statüsü, Abdullah Öcalan’ın olası tahliyesi ve Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Kürtlerin Türklerle birlikte cumhuriyetin kurucu unsurları olduğunu belirten Yapıcıoğlu, bu durumun anayasada tanınması gerektiğini söyledi.

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, İstanbul’da Rûdaw stüdyosunda Rawin Sterk’in sunduğu bültene konuk oldu. Özel röportajında Türkiye’de devam eden çözüm sürecini değerlendiren Yapıcıoğlu, Kürt meselesinin çözümünün tek bir örgüt ya da siyasi aktörle sınırlı tutulamayacağını, bütün Kürt halkının ve temsilcilerinin sürece dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.

Kürtlerin Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu unsurlarından olduğunu vurgulayan Yapıcıoğlu, Kürtlerin Türklerle eşit haklara sahip olması gerektiğini belirterek anayasal tanınma çağrısında bulundu.

“Kürtler bu vatanın sahibidir”

Kürtlerin cumhuriyetin kuruluşunda Türklerle birlikte yer aldığını söyleyen Yapıcıoğlu, “İnancımıza göre Kürtler bu cumhuriyetin kurucu unsurlarıdır. Yani 100 yıl önce, 103 yıl önce bu cumhuriyet kurulduğunda Kürtler ve Türkler birlikteydi. Türk’ün rolü ne ise Kürt’ünki de odur. Kürtler de Türk kardeşleri gibi bu vatanın sahibidir” dedi.

Bu durumun anayasal güvence altına alınması gerektiğini belirten Yapıcıoğlu, “Bu, anayasada görülür ve tanınırsa belki Kürt ile Türk arasında bir fark kalmaz. Türk’ün hakkı ne ise Kürt’ünki de odur” ifadelerini kullandı.

Kürt meselesinin çözümünde belirli bir yönetim modelini dayatmadıklarını kaydeden Yapıcıoğlu, federalizm, özerklik veya farklı yönetim biçimlerine ilişkin taleplerin özgürce dile getirilebilmesi ve toplumda tartışılabilmesi gerektiğini söyledi. Yapıcıoğlu, esas olanın adaletin sağlanması olduğunu vurguladı.

Kardeşlik söyleminin hukuki düzenlemelerle desteklenmesi gerektiğini belirten Yapıcıoğlu, “Kardeşlik edebiyatı çok yapıldı, kardeşlik üzerine çok şarkılar söylendi, çok şiirler yazıldı. Gelin bunun hukukunu düzeltelim” diye konuştu.

“PKK’nin silah bırakması çözümün önünü açar”

Devam eden çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yapıcıoğlu, HÜDA PAR’ın Kürt meselesinin çözümü için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Sürecin öncesinde de Kürt meselesinin varlığını ve çözülmesi gerektiğini savunduklarını belirten Yapıcıoğlu, parlamentoda kurulan komisyonun çalışmalarına da katkı sunduklarını ifade etti.

Hükümetle ilişkilerinin sürdüğünü ancak yanlış buldukları adımlara itiraz etmekten kaçınmadıklarını dile getiren Yapıcıoğlu, Cumhur İttifakı içinde yer almalarının kendi siyasi görüşlerinden vazgeçtikleri anlamına gelmediğini kaydetti.

2013’te başlayan çözüm sürecinin başarısızlık nedenlerinden birinin Kürt meselesinin çözümünün bazı şartlara bağlanması olduğunu savunan Yapıcıoğlu, PKK’nin silah bırakmasının ayrı bir mesele olarak ele alınması gerektiğini söyledi.

Yapıcıoğlu, “PKK’nin silah bırakması lazım. Çünkü inancımıza göre PKK’nin elindeki silah çözüm getirmiyor, tam tersine Kürt meselesinin çözümünün önünde bir engel olabilir” dedi.

Örgütün silah bırakmasının ve feshedilmesinin toplum, siyaset ve çözüm süreci açısından yeni bir yol açabileceğini belirten Yapıcıoğlu, bu adımın ardından Kürt meselesinin çözümünün daha kolay hale gelebileceğini ifade etti.

“Kürt meselesinin muhatabı bütün Kürt milletidir”

Çözüm sürecinde yürütülen görüşmelerin yalnızca PKK’nin feshedilmesi ve silah bırakmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Yapıcıoğlu, Kürt meselesinin kapsamlı bir yaklaşımla ele alınması çağrısında bulundu.

Yapıcıoğlu, “Bu Kürt meselesinin tek bir örgütle, tek bir partiyle veya tek bir şahısla görüşülerek çözülmesi mümkün değildir. Çünkü bu mesele çok büyük bir meseledir. Muhatap bütün Kürt milletidir” ifadelerini kullandı.

Kürt halkının temsilcileriyle görüşülmesi ve meselenin bütün taraflarının sürece dahil edilmesi gerektiğini belirten Yapıcıoğlu, PKK ve Abdullah Öcalan ile yürütülen görüşmelerin silah bırakma amacı taşıması halinde bunun doğru bir yöntem olduğunu söyledi.

Ancak meselenin tarihsel boyutunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini kaydeden Yapıcıoğlu, kalıcı çözüm için siyasi ve hukuki adımların atılmasının önemine dikkat çekti.

Öcalan’ın tahliyesine ilişkin açıklama

Abdullah Öcalan’ın İmralı’da çalışmalarını yürütebileceği bir alan oluşturulduğuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yapıcıoğlu, kendisine ayrılan yerin niteliği hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmadığını söyledi.

Öcalan’ın serbest bırakılması ihtimaline ilişkin görüşü sorulan Yapıcıoğlu, Türkiye toplumunun şu aşamada buna hazır olmadığını düşündüğünü belirtti. Bununla birlikte, kalıcı barışın sağlanması halinde tahliye seçeneğinin değerlendirilebileceğini ifade etti.

Yapıcıoğlu, “Türkiye toplumu buna hazır değil. Fakat eğer kan tamamen durursa, yani artık kan akmazsa, gerçek bir kardeşlik oluşursa, eğer bunun bedeli Öcalan’ın serbest bırakılmasıysa, bu çok da ağır bir bedel değildir” dedi.

“Hiç kimse siyasi görüşünden dolayı mahkûm edilmemeli”

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması konusundaki görüşü de sorulan Yapıcıoğlu, davanın ayrıntılarını incelemediğini belirterek herkes için geçerli olması gerektiğini söylediği hukuki ilkelere dikkat çekti.

Hiç kimsenin kimliği veya siyasi görüşü nedeniyle cezalandırılmaması gerektiğini vurgulayan Yapıcıoğlu, suç işleyen kişilerin ise makam ve mevkilerine bakılmaksızın yargı karşısında hesap vermesi gerektiğini ifade etti.

Yapıcıoğlu, Demirtaş hakkında şu değerlendirmede bulundu:

“Hiç kimse kimliğinden, siyasi görüşlerinden dolayı mahkûm edilmemelidir. Fikri ne olursa olsun. Eğer bir suç işlemişse, o mevkisinden dolayı cezadan kurtulmamalıdır. Selahattin Demirtaş, eğer suçunun dışında bir şeyden ceza almışsa, cezası neyse cezasını çeksin. Eğer yoksa bir saat bile cezaevinde kalmasın.”

HÜDA PAR ile DEM Parti arasındaki ilişkiler

HÜDA PAR ile DEM Parti arasındaki ilişkilere de değinen Yapıcıoğlu, iki parti arasındaki ilişkilerin iyi olmadığını ancak diyalogdan yana olduklarını söyledi.

HÜDA PAR’ın PKK ile herhangi bir görüşmesinin olmadığını belirten Yapıcıoğlu, DEM Parti ile ilişkilerinin de güçlü olmadığını ancak siyasi diyaloğa açık olduklarını dile getirdi.

Daha önce çözüm sürecine yönelik bir yasa taslağı hazırladıklarını ve bunu siyasi partilerle paylaştıklarını aktaran Yapıcıoğlu, amaçlarının bütün partilerin üzerinde uzlaşabileceği ortak bir metin oluşturmak olduğunu ifade etti.

Siyasi görüş ayrılıklarına rağmen diyalog kurulması gerektiğini savunan Yapıcıoğlu, “Siyaset diyalog işidir. Biz karşıtlık ve düşmanlık taraftarı değiliz” dedi.

Yeniden genel başkanlık için istişare vurgusu

HÜDA PAR’ın kongre sürecine ilişkin de bilgi veren Yapıcıoğlu, birçok ilde kongrelerin tamamlandığını, kalan il kongrelerinin ardından gelecek yılın ilkbaharında büyük kongreyi gerçekleştirmeyi planladıklarını söyledi.

Yeniden genel başkanlığa aday olup olmayacağına ilişkin soruya ise kararın istişare sonucunda verileceğini belirterek yanıt verdi.

Daha önce dört kez genel başkan seçildiğini, bir dönem ise aday olmadığını aktaran Yapıcıoğlu, parti yönetimindeki arkadaşlarının talebi ve istişare sonucunda karar vereceğini ifade etti.

Bu haber toplam 1 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 23:20:01