ABD-İsrail saldırısı: İran'ın müttefikleri Rusya ve Çin nerede?
İngiltere’nin hava üslerini ABD’nin “savunma amaçlı” saldırıları için açmasının ardından, Tahran’ın yurtdışından ne ölçüde destek göreceği tartışma konusu oldu. Rusya ve Çin diplomatik ve ekonomik bağlarına rağmen, İran’a desteklerinin büyük ölçüde söylem ve çıkar dengesiyle sınırlı kalabileceği değerlendiriliyor

İngiltere’nin hava üslerini ABD’nin “savunma amaçlı” saldırıları için kullanıma açmasının ardından, İran’ın artan çatışma ortamında yurtdışından ne ölçüde ve ne tür bir destek alabileceği sorusu gündeme geldi. Tahran’la güçlü diplomatik ve ekonomik bağlara sahip olan Rusya ve Çin’in, mevcut savaşta İran’a ne kadar ileri düzeyde destek vereceği ise uluslararası kamuoyunda yakından izleniyor.
Moskova’dan Sert Söylem, Sınırlı Angajman
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hamlelerini “açık saldırganlık” olarak nitelendirirken, Moskova’nın gelişmelerden “derin hayal kırıklığı” duyduğunu söyledi.
Devlet Başkanı Vladimir Putin ise İran lideri Ali Hamaney’in öldürülmesi nedeniyle Tahran’a taziye mesajı iletti ve olayı uluslararası hukukun ihlali olarak tanımladı.
Buna karşın Kremlin, ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik doğrudan bir eleştiriden kaçındı. Ukrayna savaşı nedeniyle yoğun askeri yük altında bulunan Moskova’nın, İran’a verdiği desteğin diplomatik açıklamalar ve askeri-teknik iş birliğiyle sınırlı kalabileceği belirtiliyor.
17 Ocak 2025’te imzalanan Rusya-İran stratejik ortaklık anlaşması da karşılıklı savunma yükümlülüğü içermiyor. İki ülke bilgi paylaşımı ve ortak tatbikat taahhüdünde bulunsa da, doğrudan askeri müdahale sözü vermedi.
Rusya için İran önemli bir ortak olsa da, mevcut tabloda Moskova’nın doğrudan savaşa dahil olma ihtimalinin düşük olduğu değerlendiriliyor.
Pekin: Ekonomik Can Damarı
Çin yönetimi Hamaney’in öldürülmesini sert ifadelerle kınarken, Pekin’in Tahran’la ilişkileri daha çok ekonomik temele dayanıyor.
Çin, İran’ın en büyük ticaret ortağı ve enerji müşterisi konumunda. ABD yaptırımlarına rağmen Çin’in, yaptırımları delmek için kullanılan “hayalet filo” ağları üzerinden İran petrolünün büyük bölümünü satın almaya devam ettiği biliniyor. 2025 yılında İran’ın petrol ihracatının yüzde 80’den fazlasının Çin’e yapıldığı ifade ediliyor.
2021’de imzalanan 25 yıllık stratejik anlaşma kapsamında Çin’in İran altyapı ve telekomünikasyon sektörlerine büyük yatırımlar yapması öngörülüyor.
Stratejik Denge Politikası
Pekin, önceki krizlerde olduğu gibi itidal çağrısı yaparken ABD’yi dolaylı biçimde “dış müdahale” ile suçladı. Ancak Çin bugüne kadar İran lehine doğrudan askeri müdahalede bulunmadı.
İran’ın BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü üyeliği, Moskova ve Pekin’in çok kutuplu dünya vizyonu açısından önem taşıyor. Buna rağmen her iki ülkenin de önceliği, bölgesel çöküşü tetiklemeden kendi jeopolitik çıkarlarını korumak.
Mevcut tabloda Rusya ve Çin’in İran’a verdiği desteğin diplomatik, ekonomik ve sınırlı askeri-teknik iş birliği düzeyinde kalması; doğrudan askeri angajmandan kaçınılması olası görünüyor.
Son güncellenme: 12:26:25

































































































































































































