İran rejimi neden çökmedi? Ayakta kalmasını sağlayan gizli ağlar

Savaş, protestolar ve lider kaybına rağmen İran’daki siyasi sistem ayakta kaldı. Uzmanlara göre bunun arkasında devlet dışı ama devletle iç içe geçmiş sosyal, dini ve ekonomik ağlar bulunuyor

6 Mayıs 2026 - 13:35
6 Mayıs 2026 - 13:35
 0
İran rejimi neden çökmedi? Ayakta kalmasını sağlayan gizli ağlar

İran, 2025–2026 döneminde birçok ülkeyi çöküşe sürükleyebilecek büyüklükte krizlerle karşı karşıya kaldı. ABD ve İsrail ile yaşanan savaş, ülke genelinde yayılan protestolar ve en üst düzey liderlik kaybına rağmen sistem varlığını sürdürdü. Bu dayanıklılığın arkasında ise yalnızca resmi kurumlar değil, toplumun derinlerine uzanan karmaşık ağlar yer alıyor.

2025 Haziran’ında yaşanan 12 günlük savaşta Devrim Muhafızları’nın üst düzey kadrosu ağır kayıplar verdi. Aynı yılın sonunda ülke çapında protestolar patlak verdi ve binlerce kişi hayatını kaybetti. 28 Şubat 2026’da ise ülkenin dini lideri Ali Hamaney öldürüldü. Buna rağmen kısa sürede yeni lider belirlenirken kamu hizmetleri işlemeye devam etti.

Krizlere karşı hazırlıklı yapı

İran yönetiminin, liderlik kaybına karşı önceden çok katmanlı bir yedekleme sistemi kurduğu belirtiliyor. Üst düzey görevler için alternatif isimlerin belirlenmesi ve komuta zincirinin yeniden düzenlenmesi, devletin işleyişinin kesintiye uğramasını engelledi.

Ancak uzmanlara göre bu durumun açıklaması sadece kurumsal planlamayla sınırlı değil. Asıl belirleyici unsur, resmi yapıların yanında işleyen gayriresmî güç ağları.

Partisiz ama işleyen bir sistem

İran’da etkili bir iktidar partisinin bulunmaması dikkat çekiyor. 1987’de Ruhullah Humeyni tarafından kapatılan İslam Cumhuriyeti Partisi’nin yerini güçlü bir siyasi yapı almadı. Buna rağmen seçimlere yüz binlerce aday katılıyor ve siyasi sistem işlemeye devam ediyor.

Bu durum, siyasi istikrarın bireylerden çok onları üreten sosyal ağlara dayandığını gösteriyor.

Dini ve toplumsal ağlar kilit rol oynuyor

Mahalle düzeyinde örgütlenen dini gruplar, özellikle “heyet” olarak bilinen yapılar, İran toplumunda önemli bir mobilizasyon aracı olarak öne çıkıyor. Bu yapılar devlet öncesine uzanan bir meşruiyete sahip ve kriz anlarında hızlı örgütlenme sağlayabiliyor.

Ayrıca aile bağları, aşiret yapıları ve yerel liderler de devlet ile toplum arasında arabuluculuk yapıyor. Bu aktörler altyapıdan güvenliğe kadar birçok konuda rol oynayarak merkezi otoritenin yükünü hafifletiyor.

Ekonomik ağlar ve patronaj sistemi

Tahran, İsfahan ve Tebriz gibi şehirlerdeki geleneksel çarşı (bazaar) ağları da siyasi sistemin önemli bir parçası. Bu ticari yapılar, devletle ekonomik ilişkiler üzerinden bağ kurarken aynı zamanda yerel yönetim süreçlerinde etkili oluyor.

Buna ek olarak, İran-Irak Savaşı sonrası oluşan yerel müteahhit ağları da siyasi sistemle iç içe geçmiş durumda. Bu yapı, kamu ihaleleri ve yerel destek mekanizmaları üzerinden siyasi düzenin devamlılığına katkı sağlıyor.

Çöküş değil, yavaş aşınma

Uzmanlara göre İran’daki sistemin dış baskılarla ani bir şekilde çökmesi zor görünüyor. Çünkü bu ağlar devletin kendisinden daha eski ve toplum içinde köklü bir yer tutuyor.

Ancak asıl riskin içeriden geldiği belirtiliyor. Dini bağlılığın zayıflaması, toplum ile devlet arasındaki mesafenin açılması ve resmi söylemler ile günlük yaşam arasındaki farkın büyümesi, uzun vadede sistemi aşındıran unsurlar olarak öne çıkıyor.

Bu nedenle İran’da değişimin ani bir çöküşten çok, yavaş ve derin bir dönüşüm şeklinde gerçekleşmesi daha olası görülüyor.

 

Bu haber toplam 2699 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 21:58:13