Orta Doğu uzmanı Prof. Ofra Bengio: Kürtler İyi Savaşçılar Ama Kötü Diplomatlar...

Almanya’da yayımlanan Jüdische Allgemeine gazetesinde gazeteci Sabine Brandes imzasıyla yayımlanan bir analiz, Kürtlerin İsrail’le olası yakınlaşmasına dair beklentilere temkinli bir çerçeve çizdi. Tel Aviv Üniversitesi’nden Kürt çalışmaları uzmanı Prof. Ofra Bengio, bu tür çıkışların stratejik bir ittifaktan ziyade, derin bir siyasi yalnızlığın sonucu olduğunu vurguladı.

9 Şubat 2026 - 14:49
9 Şubat 2026 - 14:49
 0
Orta Doğu uzmanı Prof. Ofra Bengio: Kürtler İyi Savaşçılar Ama Kötü Diplomatlar...

Ortadoğu’da dengeler hızla değişirken, Kürtlerin geleceğine dair tartışmalar da yeni bir eksene kayıyor. Almanya merkezli Jüdische Allgemeine gazetesinde yayımlanan ve gazeteci Sabine Brandes tarafından kaleme alınan analizde, Kürt çevrelerinden İsrail’e yönelik artan söylemler mercek altına alınıyor. Ancak yazının temel mesajı net: Bu çıkışlar bir “jeopolitik atılım” değil, daralan seçeneklerin ve artan güvensizliğin dışavurumu.

Makalenin tamamına buradan ulaşılabilir:  https://www.juedische-allgemeine.de/israel/natuerliches-buendnis/

Rojava’nın Çöküşü ve Kırılma Anı

Brandes’in aktardığına göre, kırılma noktası Suriye’nin kuzeydoğusunda, Rojava’da yaşanan hızlı çözülme oldu. 6 Ocak’ta varılan anlaşmayla birlikte Kürtlerin yıllar içinde inşa ettiği fiili özerk yapı fiilen sona erdi. Yoğun askeri baskı altında yapılan bu mutabakat, Suriye ordusunun bölgeye geri dönmesini mümkün kıldı.

Tel Aviv Üniversitesi Moshe Dayan Center bünyesindeki Kürt Çalışmaları Programı’nın yöneticisi Prof. Ofra Bengio, bu süreci şu sözlerle özetliyor:

“Bu günlerde neredeyse her şeylerini kaybettiler. İnşa ettikleri tüm özerk yapı çöktü.”

Bengio’ya göre Kürtler, uzun süre Şam yönetiminin kontrol edemediği bir güç boşluğundan faydalandı. Ancak Esad sonrası dönemde, Ahmed el-Şaraa liderliğindeki İslamcı yapıların yükselişiyle bu denge tamamen değişti. Bugün Kürtler, Suriye ordusuyla çevrili ve kaybettiklerini geri alabilecek durumda değil.

“İyi Savaşçılar, Kötü Diplomatlar”

Yazının en çarpıcı tespiti ise Kürt siyasi pratiğine dair yapılan şu değerlendirme:

“Kürtler çok iyi savaşçılar olabilir. Ama iyi diplomatlar değiller.”

Bengio’ya göre Kürtler, askeri kapasiteye aşırı yaslanırken, diplomatik kırılganlıklarını yeterince hesaba katmadı. Uluslararası ortaklar —başta ABD— zamanla geri çekilirken, bölgesel güçler kendi çıkarlarını dayattı. Sonuçta Kürtler, sahada güçlü ama masada yalnız kaldı.

Bu tespit, Kürt meselesinin yapısal bir sorununa işaret ediyor: Silahlı direnç üretme kapasitesi, kalıcı siyasi kazanıma dönüşemiyor.

“Kürtler” Diye Tek Bir Gerçeklik Yok

Bengio, analizde sık yapılan bir hataya da dikkat çekiyor: Kürtleri tek bir siyasi özne gibi ele almak.

Yaklaşık 30 milyon Kürt, Türkiye, İran, Irak ve Suriye arasında bölünmüş durumda ve her ülkede tamamen farklı koşullarda yaşıyor.

  • İran’da Kürtler ağır bir baskı rejimi altında.

  • Türkiye’de sayıca en kalabalık Kürt nüfus bulunmasına rağmen, siyasi alan son derece dar; her türlü örgütlenme güvenlik paradigmasıyla ele alınıyor.

  • Suriye’de özerklik fiilen sona ermiş durumda.

  • Irak Kürdistanı’nda ise sınırlı bir özerklik var; ancak iç çekişmeler, ekonomik bağımlılık ve İran etkisi bu yapıyı kırılgan kılıyor.

Bengio’ya göre Irak’taki model bile bir “başarı hikâyesi” değil, yalnızca birhayatta kalma biçimi.

İsrail’le Yakınlaşma: Umut mu, Yanılsama mı?

Son dönemde Kürt çevrelerinde İsrail’e yönelik olumlu söylemlerin artması da bu bağlamda ele alınıyor. Bengio, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar’ın 2024 sonunda Kürtleri “İsrail’in doğal müttefikleri” olarak tanımlamasının samimi olabileceğini kabul ediyor; ancak bunun siyasi gerçeklikle örtüşmediğini vurguluyor.

“Kürt bölgeleri İsrail’e komşu değil. Dahası Kürtlerin hayatta kalabilmesi için öncelikle yaşadıkları devletlerin kabulüne ihtiyaçları var.”

İsrail açısından da tablo karmaşık. Bengio’ya göre Tel Aviv, Suriye’deki Dürzi dosyasıyla zaten hassas bir denge yürütüyor ve “yeni bir cepheye” ihtiyaç duymuyor.

Dayanışma Var, Ama Strateji Yok

Bengio, Yahudilerle Kürtler arasında tarihsel ve duygusal bir dayanışma olduğunu inkâr etmiyor. Hatta kısa süre önce, Kürt ve Yahudi diasporaları arasında daha fazla iş birliği çağrısı yapan bir konferansta konuştuğunu aktarıyor. Ancak bu dayanışmanınjeopolitik bir ittifakla karıştırılmaması gerektiğini özellikle vurguluyor.

Sonuç olarak Brandes’in yazısı, Kürtler–İsrail ilişkisini romantize eden anlatılara karşı net bir uyarı niteliği taşıyor:
Beklentiler büyük, fakat siyasi gerçeklik son derece sert ve sınırlayıcı.

Bu haber toplam 1615 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 15:49:52