AKP ve MHP; CHP’nin 1923 sonrası ‘Tek millet, Tek dil, Tek din, Tek kültür, Tek tarih’ yaklaşımını ve bunu gerçekleştirmek için uyguladığı yöntemleri kamuoyuna açık biçimde inceleme başlattı mı? 23 yıllık iktidarı boyunca geçmiş uygulamalardan etkilenenlerin kayıplarını elden geldiğince telafi edeceklerini açıkladı mı?
Ayrıca AKP ve MHP, kendi 23 yıllık yönetimi altında geçmişin Tek’çi yaklaşım ve uygulamalarının da kendi kararları ve uygulamaları üzerindeki etkisini inceleme altına aldı mı? Yine etkisi varsa, telafi edileceği açıklandı mı?
Bunları da yapsa: ‘AKP ve MHP’ye destek demokrasiye destektir!’
AKP ve MHP’den bağımsız olarak; CHP, geçmişindeki Tek’çi uygulamaları tek tek sıralayıp, sonuçlarını açıklayıp her biri için özür dileyip, iktidara geldiğinde elinden geldiğince telafi edeceğinin güvencesini, son birkaç yılda bile olsa, verdi mi?
Yine CHP, 23 yıllık AKP yönetiminin Tekçi yaklaşım ve uygulamalarını incelemeye alıp iktidara geldiklerinde telafi edecekleri güvencesini verdi mi?
Bunları da yapsa: ‘CHP’ye destek demokrasiye destektir!’
İktidar ve/veya her bir muhalefet partisi tarafından en az yüz yıldır bir çok alanda bölgenin diğer bölgelerden açık ara geride olmasına son verme plan ve programı hazırlanıyor mu?
Türkiye’deki her bir ya da herhangi bir parti Türkçe dışındaki anadillerinde eğitime geçileceğine dair (değinme değil) çalışma içinde mi?
Anadilinde eğitimi anmamak, duymazdan gelmek, hatta karşı çıkmak bile bir partinin demokrat olmadığına kanıt sayılmıyor, demokratlığına halel getirmiyor!
İktidar ya da DEM dahil her bir muhalefet partisi ‘bölge dışı için anayasal eşit vatandaşlık, bölgede federe yönetim’ hazırlığı içinde mi?
Her iki kesimin birlikte ya da bağımsız bunları da yapması demokrasinin değil; hak, hukuk, adaletin gereğidir.
Birlikte ya da bağımsız, ancak bunlar da yerine getirildiğinde bugünün ve geleceğin demokrasi açısından güven vericiliği, hoşgörüsü, kapsayıcılığı güçlenir.
Bir tarafı ya da taraflardan herhangi birini gerekçelerinizle desteklemediğinizde bu diğerini desteklediğiniz anlamına gelmez! Üstelik, demokrasi karşıtı ya da demokrat olduğunuz anlamına hiç gelmez!
Peki, şimdi tarafların her ikisini mi, yoksa herhangi birini mi ‘hak, hukuk, adalet’ için, ‘demokrasi’ için desteklemeliyiz? Karar vermemiz için sağlam dayanaklara, kanıtlanabilir verilere ihtiyacımız yok mu!
Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.