Şara yönetiminde Suriye’de 'radikalleşme' adım adım ilerliyor
Suriye’de iktidarı ele geçiren İslamcı yönetimin, Afganistan’daki Taliban modelinden farklı olarak toplumsal dönüşümü kademeli biçimde hayata geçirdiği belirtiliyor. Gözlemcilere göre, ülkede gerçek bir demokratik geçiş ihtimali giderek zayıflıyor.

Suriye’de geçiş sürecini yöneten İslamcı liderlik, ülkeyi ideolojik olarak dönüştürme hedefini açıkça dile getirirken, bunu ani ve sert adımlar yerine zamana yayılmış politikalarla uyguluyor. Uzmanlar, bu yaklaşımın hem iç dengeleri hem de uluslararası tepkileri gözeten stratejik bir tercih olduğuna dikkat çekiyor.
Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, 2024 sonlarında Şam’ın kontrolünü ele geçirmesinin ardından, İslamcı çizgideki Hayat Tahrir al-Şam (HTŞ) kadrolarını hızla devletin kilit pozisyonlarına yerleştirdi. Güvenlik aygıtının konsolidasyonunun ardından benzer bir yapılanmanın sivil bürokraside de sürdürüldüğü belirtiliyor.
Şara’nın, kabinede ve yerel yönetimlerde kendisine yakın isimlere görev vererek devlet yapısını sistemli biçimde dönüştürmeyi amaçladığı ifade ediliyor.
Kürt deneyimi zayıflatıldı
Kuzeydoğu Suriye’deki(Rojava) Kürt yönetimi, Şara’nın ajandası açısından önemli bir engel olarak görülüyordu. Ancak askeri baskılar ve sahadaki değişimler sonucunda bu yapının büyük ölçüde geriletilmesi, merkezi yönetimin elini güçlendirdi. ABD askerlerinin bölgeden çekilmeye başlaması da bu süreci hızlandırdı.
Toplumsal hayata müdahale
Sahil kenti Lazkiye’de Ramazan ayında alkol satışı yapan işletmelerin kapatılması ve kadın kamu çalışanlarına yönelik makyaj yasağı gibi uygulamalar, kamusal alanın daha muhafazakâr dini normlara göre düzenlenmeye başlandığına işaret ediyor. Ülke genelinde üniversite kampüslerinde kıyafet kuralları ve benzeri sınırlamaların da gündeme geldiği bildiriliyor.
Bu adımların iki hedef taşıdığı değerlendiriliyor: Hem iç hem dış kamuoyunun tepkisinin sınırlarını test etmek hem de kademeli değişim yoluyla kalıcı bir toplumsal dönüşüm sağlamak.
Sünni topluma da yönelen dönüşüm
Uzmanlara göre İslamlaşma süreci yalnızca azınlıkları değil, Sünni çoğunluğu da etkiliyor. Halep, Humus ve Şam gibi büyük şehirlerdeki Sünni nüfus ideolojik olarak çeşitlilik gösteriyor ve önemli bir kesim, yönetimin benimsediği Selefi çizgiyle örtüşmüyor. Bu durum, dönüşümün aynı zamanda Sünni kamusal hayatın yeniden tanımlanması anlamına geldiği yorumlarına yol açıyor.
Mart 2025’te Dışişleri Bakanlığı bünyesinde kurulan ve siyasi faaliyetleri denetlemekle görevli yeni bir genel sekreterlik birimi, eski Baas dönemindeki merkezileşme uygulamalarını hatırlatıyor. Birimin, HTŞ’nin geçmişte İdlib’de uyguladığı siyasi denetim mekanizmalarının devamı niteliğinde olduğu değerlendiriliyor.
Tüm bu gelişmeler, Şara yönetimi altında gerçek anlamda demokratik bir geçiş beklentisinin giderek zayıfladığına işaret ederken, yönetimin hem siyasi hem toplumsal alan üzerinde daha sıkı bir kontrol tesis etmeye hazırlandığı yorumları yapılıyor.
Son güncellenme: 11:30:04


































































































































































































