Aşiret Mektebi’nde Kimler Okudu?

“Aşiret Mektepleri” denilerek, sanki çok sayıda benzer okul açıldığı gibi bir ezber vardır. Yine çok yaygın olarak, Hamidiye Alayları gibi, Aşiret Mektebi’nden yetişen Kürdlerin de Ermeni olaylarında yer aldığı iddiaları öne sürülür. Bu, doğru bilgiye dayanmadan, ön yargıyla, yanlış ezberlerle söylenen ifadelerdir.

3 Ocak 2026 - 09:33
3 Ocak 2026 - 09:33
 0
Aşiret Mektebi’nde Kimler Okudu?

Hamidiye Alayları’nın kuruluşundan bir yıl sonra, 1892 yılında, alaylardan bağımsız olarak, İstanbul’da, Mekteb-i Aşiret-i Hümayin (Aşiret Mektebi) açıldı. Mektep, Hicaz ve Yemen bölgelerinde uzun yıllar valilik yapan Osman Nuri Paşa’nın önerisiyle, “Urban-ı Aşair” (Arap Aşiretleri) mensuplarının çocukları için açıldı. Buna karşın bu mektebin Kürd aşiretlerinin çocukları için açıldığı şeklinde genel bir kanı vardır. Oysa sonradan talep gelince Kürd aşiretlerine mensup ailelerin çocuklarından birkaç çocuk da bu mektebe alındı.

1892 yılı yazında mekteple ilgili olarak 12 maddelik bir nizamname (yönerge) hazırlandı. 4. maddede, mektebin Urban-ı Aşair (Arap Aşiretleri) çocukları için açıldığı belirtilirken 5. maddede de öğrencilerinSuriye, Halep, Bağdat, Basra, Musul, Trablusgarp, Yemen, Hicaz, Diyarbekir vilayetleri ve Bingazi, Zor ve Kudüslivalarından alınacağı belirtiliyordu.[1] Dikkat edilirse bunda Kürd livaları (il veya ilçe) yoktur.

Mektep, 21 Eylül 1892 tarihinde, geçici olarak Beşiktaş Akaretlerdeki bir binada açıldı. Talebelerin bir kısmının mektebe (okula) gelmesiyle, Maarif Nazırı Zühtü Paşa’nın katılımıyla 4 Ekim 1892’de resmi açılışı yapıldı. İlk yıl, Halep, Bağdat, Basra, Musul, Trablusgarp ve Diyarbekir vilayetleriyle Bingazi, Kudüs ve Zor sancaklarından 4’er; Yemen ve Hicaz vilâyetlerinden 5’er kişi olmak üzere toplam 45 talebenin alınması planlanmıştı. Okulun açıldığını duyan Hamidiye Alayları yetkilileri, kendi çocuklarının da alınmasını istediler. Ancak Maarif Nezareti bu isteğe karşı çıktı; okulun Arap çocukları için açıldığını, sayının artması hâlinde maddi zorluklar yaşanacağını belirtti. Yine de ilk yıl, Hamidiye Alayları mensubu aşiretlerin çocuklarından 13 çocuk okula alındı.

Okul bir yıl sonra, Akaretlerdeki binadan, Kabataş’taki Esma Sultan Yalısı’na taşındı. Kapandığı 1907 yılına kadar bu binada kaldı. 12-16 yaş arasındaki çocukların alındığı okul yatılıydı, öğrenim süresi beş yıldı. Başlangıçta her yıl 40 talebe (öğrenci) alınması ve beş sınıflı okulun toplam öğrenci sayısının 200 olması planlanmıştı. Ancak sonraki yıllarda öğrenci sayıları giderek azaldı; düzenli bir kayıt sağlanamadı. Son birkaç yıl ise hiç öğrenci alınmadı, mevcutların mezuniyeti beklendi.

İlk yıl (1892) 58 öğrenci alınırken1893’te 23, 1894’te 38, 1895’te 33, 1896’da 26, 1897’de 43, 1898’de 66, 1899’da 17 ve 1900’de 20 öğrenci alındı. Maarif Salnamesine göre, okulun mevcudu 1901 yılında 139, 1902 yılında 120 idi. Başlangıçta okula büyük ilgi olmasına karşın bazı yıllar okula çok az öğrenci alındı. 1900’de okula sadece 17 öğrenci kaydı yapılmıştır. 1892’den 1900’e kadar, okula 324 öğrenci alınmış ve bunun 98’i mezun olabilmiştir.[2] 1902 yılında 20 Arnavut öğrencinin okula alınmasıyla ilgili olarak yazışmalar yapıldığı ve bazı öğrencilerin okula alındığı görülmektedir.[3] 1903-1907 yılları arasındaki son dört yılda okula öğrenci kaydı yapılıp yapılmadığını tam bilemiyoruz. 1906 yılında, okulda çok az öğrenci vardı ve 1907’de kapandı. Açık kaldığı 15 yılda okula alınan toplam öğrenci sayısı 600’ü bulmazken bunun ancak 400’ü mezun olabilmiştir.

       Mektep Bekleneni Veremedi

Aşiret Mektebi’nin açılmasından büyük faydalar umuluyordu. Hamidiye Alayları’yla Kürdleri Osmanlıya bağlama düşüncesindeki Padişah II. Abdülhamid, Aşiret Mektebi’nde eğiteceği Arap çocukları aracılığıyla da Arapları Osmanlıya bağlama düşüncesindeydi. Daha sonra okula Kürd ve Arnavut çocuklarından birkaç kişinin alınmasıyla, İslam Birliğini güçlendirme, gelecekteki reislerini yetiştirmek gibi siyasi bir amaç da güdülmüştü. Hilafetin otoritesini yaygınlaştırmak gibi dini bir amaç yanında, taşradaki yönetimi toparlamak gibi idari amacı da vardı. Çocukların okulda, İstanbul'da edindikleri terbiyeyi, taşraya taşıma düşüncesi de vardı.

Okul parasız yatılıydı ve öğrenciler tek tip elbise giyiyordu. Masraflarının karşılanmasında sorunlar yaşandı. Az da olsa Kürd ve Arnavut öğrencilerin okula alınmasından sonra, özellikle Arap ve Kürd çocuklar arasında kavgalar büyük problemler yarattı. Uygulamada her gün yeni bir aksaklık çıktı. Okulun taşrada şubelerinin açılması girişimleri de sonuç vermedi. Suriye ve Bağdat’ta birer şube açılması girişimi sonuçsuz kaldı.

Henüz ilkokul seviyesinde olan çocuklar için uygulanan program ağırdı. Sonuçta okulun programı değiştirilerek Mekteb-i Harbiye ve Mekteb-i Mülkiye için hazırlık okuluna dönüştürüldü. 15 yıl devam eden bu okuldan mezun olanların bir kısmı, doğrudan çeşitli memurluk görevlerine atanırken bir kısmı, Mülkiye, Harbiye ve Tıbbiye gibi üst okullara devam ettiler. Askeri alanda rütbeler verilip orduya katılanlar da oldu.

Okul bekleneni vermeyince 1906 yılındaki bir yemek boykotu bahane edilerek kapatılmasına karar verildi. 1907 yılında tamamıyla kapandı, yerine bir idadi (lise) açıldı. Günümüzde, Esma Sultan Yalısı binası yoktur, yerinde Kabataş Ticaret ve Meslek Lisesi bulunmaktadır.[4]

        Aşiret Mektebi ve Kürd Çocukları   

Başta belirttiğimiz gibi bu okul Arap aşiretlerinin çocukları için açılmıştı. Talep üzerine, ilk yıllarda, Bitlis’ten Cibranli, Van’dan, Şimski, Mamuretülaziz-Malatya’dan İzollu, Mamuretülaziz-Dersim’den Karabelli, Erzurum’dan Heyderan gibi bazı Kürd aşiretlerinin çocuklarından okula alınanlar oldu.

İstanbul’daki Aşiret Mektebi niteliğinde olmasa da Kürd aşiretlerinin çocukları için, özellikle Türkçe öğretmek için, Kürdistan’da da bazı okullar açıldı. Kemal Süphandağ bu konuda şöyle diyor:“Patnos, Söylemez, Toprakkale, Van ve Madrak ile diğer bazı yerlerde birer okul açılmıştır. Bu yerlerin her birinde bir mescit yapılmış ve bu mescidin yanında bir ilkokul açılmıştır…Osmanlının okullar vasıtasıyla, padişahtan kaçan Kürdleri yetiştirip tekrar padişaha bağlamaya çalışması dikkat çekiciydi. Bütün okullarda dini esaslara göre eğitim yapıldığı için, dine pek bağlı olmayan Kürdler, gelecekte dindar olacaklar ve diğer Müslüman milletler gibi padişahı halife olarak görmeye başlayacaklardı...”[5]

Birinci mecliste Van milletvekilliği de yapan okulun öğrencilerinden Heyderanlı Hasan Sıddık, bu okulun yapısıyla ilgili olarak anılarında şöyle diyor:

“Mektep çok muntazamdı. Her türlü tesisler ve tedris vasıtaları mükemmeldi. Yatakhane ve yemekhaneleri muntazamdı. Her gün sabah kahvaltısı öğle ve akşam yemekleri verilirdi. Mektep üniformasının kollan kadifeli ve kapalı yakasında ‘Aşiret Mekteb-i Hümayunu’ işlenmişti. Tahsil beş sene idi. İki senede bir, gidip gelme yol masrafı devlet tarafından verilmek suretiyle memleketimize gitmemize müsaade edilir ve gidişte mutlaka yanımıza gözetleyici durumunda bir subay verilirdi... Ramazan’da iki defa Yıldız Sarayına iftara davet edilirdik. İftar bittikten sonra, Padişah ta balkona çıkar, şöyle görünüp ‘nasılsınız evlatlarım’ diye hatırımızı sorar, biz de tenbih gereği; ayağa kalkarak, hep bir ağızdan üç defa ‘padişahım çok yaşa’ diye bağırırdık…”[6]

Hasan Sıddık anılarında öğrencilerin çoğunluğunun Kürd aşiretlerinden olduğunu belirtse de Alişan Akpınar’ın verdiği öğrenci listelerinden, öğrencilerin çok büyük çoğunluğunun Arap çocuklarından olduğu görülüyor.

Kürd araştırmacı Osman Aydın, bu mektebe, birinci yıl 13, ikinci yıl 4, üçüncü yıl 3, dördüncü yıl 1 olmak üzere, ilk dört yılda, toplam 21 Kürd öğrenci alındığını, beşinci yılda ise Kürd öğrenci alınmadığını, mektebe alınan Kürd öğrencinin sayısının 25’i geçmediğini ve 11’inin üst okullara girebildiğini belirtmektedir.[7]

Alişan Akpınar’ın, 1897 yılı sonrasına ait olduğu anlaşılan, beş sınıfa ait verdiği sınıf listelerinden[8] belirlediğimiz Kürd aşiretlerinin çocuklarının durumu şöyledir:

I.SINIF: Sınıfta 23 öğrenci var, içinde Kürd aşiretlerinin çocuklarından öğrenci yok.

II.SINIF: Sınıfta 31 öğrenci var, içinde Kürd aşiretlerinin çocuklarından öğrenci yok.

III.SINIF: Sınıfta 28 öğrenci var, içinde Kürd aşiretlerinin çocuklarından 3 öğrenci var.

      1) Mahmud Hamza Efendi: Van, aşireti belirtilmemiş, Şimsikî olabilir.

      2) Mirali Efendi: Dersim, aşireti belirtilmemiş, Karabelli olabilir.

      3) Mahmud Hızır Efendi: Dersim, aşireti belirtilmemiş, Karabelli olabilir.

IV.SINIF: Sınıfta 20 öğrenci var; içinde Kürd aşiretlerinin çocuklarından 3 öğrenci var.

     1) Hasan Hayri Efendi: Mamuretülaziz-Dersim Karabelli aşiretinden, Kankozadelerden. I. Meclis Dersim Mebusu. 1925 Kürd İsyanı sonrasında idam edildi.

     2) Ali Haydar Efendi: Mamuretülaziz-Dersim Karabelli aşiretinden.

     3) Hamza Efendi: Van, aşireti belirtilmemiş, Şimsikî olabilir.

V.SINIF: Sınıfta 26 öğrenci var; içinde Kürd aşiretlerinin çocuklarından 10 öğrenci var. Bunlar, okula ilk yıl, yani 1892 yılında alınan öğrencilerdir.
    
1)Halid Efendi: Bitlis-Muş Cibran aşiretinden. Osmanlı Ordusu’nda albay oldu, 1921-1924 yıllarındaki Kürd örgütlenmesi Azadî’nin kurucusu. Kürdler arasında “Cibranlı Halid” olarak bilindi. 1924 yılında Bitlis’te idam edildi.Aşiret Mektebi’nin en bilinen öğrencisidir.           

     2)  Kasım Efendi: Bitlis-Muş Cibran Aşireti   

     3)  Ahmed Ramiz Efendi: Mamuretülaziz-Dersim Karabelli aşiretinden. I. Dönemde Dersim mebusu.

     4)  Yusuf Cemil Efendi: Mamuretülaziz-Dersim Karabelli Aşireti

     5)  Mehmet Şükrü Efendi: Mamuretülaziz-Dersim Karabelli Aşireti

     6)  İzzet Efendi: Van Şimsikî Aşireti

     7)  Ziya Efendi: Van Şimsikî Aşiretî

     8)  Seyid Mahmud Efendi: Van Şimsikî Aşiretî

     9)  Mehmet Sadık Efendi: Van Mirzikî Aşireti

    10) Süleyman Efendi: Mamuretülaziz-İzol Aşireti

Bu okulda okuyan Heyderanlı Hasan Sıdık anılarında okul için şöyle diyor: “İstanbul’daki bu okulda; Hamidiye alay komutanı mirliva Hüseyin Paşa’nın oğlu Salih, Hamidiye alay komutanı Heyderanlı Temir Paşanın oğlu Tahir, Hamidiye alay komutanı; Heyderanlı Mehmet beyin oğlu Hasan Sıdık, Cibrian aşireti Reisi ve Hamidiye Alay komutanı Mahmut Bey’in oğlu Halid gibi ünlüler okudu.”[9]     

Yukarıdaki yazıda adları verilen üç çocuk (Salih, Tahir ve Hasan Sıdık), yukarıdaki 10 kişilik listeye eklenince ilk yıl okula alınan Kürd öğrenci sayısı 13 toplamına ulaşır.

Hamidiye Alayları’na Kızılbaş (Alevi) Kürd aşiretleri alınmazken listelerden görüldüğü gibi Aşiret Mektebi’ne Dersim Karabelli Aşireti’nden Kızılbaş Kürd çocukları (7 kişi) alınmıştır.

“Aşiret Mektepleri” denilerek, sanki çok sayıda benzer okul açıldığı gibi bir ezber vardır. Yine çok yaygın olarak, Hamidiye Alayları gibi, Aşiret Mektebi’nden yetişen Kürdlerin de Ermeni olaylarında yer aldığı iddiaları öne sürülür. Bu, doğru bilgiye dayanmadan, ön yargıyla, yanlış ezberlerle söylenen ifadelerdir.

Aşiret Mektebi’ne çok az sayıda Kürd öğrenci devam etmiş ve bunların içinde, siyasi olarak, 1.mecliste mebusluk yapan, Dersimli Hasan Hayri ve Ahmed Ramiz ile Heyderanlı Hasan Sıddık bilinirkenen çokdikkat çekeni, Azadî lideri Cibranlı Halid’tir.

Olayların, olguların adını değil, özünü bilmek gerekir…

      /CT/ 

 


[1]  Alişan Akpınar, Osmanlı Devleti’nde Aşiret Mektebi (Yüksek Lisans Tezi), Göçebe Yayınları, 1997, s. 25-26

[2]  Akpınar, age, s. 70

[3]  Mesud Yavaş, Sultan II. Abdülhamid Döneminde Aşiret Mektebi ve Arnavut Öğrenciler, Dumlupınar Ü. Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı: 71, 2018

[4]  Akpınar, age, s.37

[5]  Kemal Süphandağ, Hamidiye Alayları, Ağrı Direnişi ve Zîlan Katliamı, Pêrî Yayınları, 2012, s. 60-61

[6]  Hasan Sıddık, Yakın Tarihimiz, Cilt: 2, 1963, Aşiret Mektebi ve Aşiret Alayları (Süphandağ ve Akpınar aktarımı)

[7]  Osman Aydın, Aşiret Mektebine Alınan Kürd Öğrenciler

[8]  Akpınar, age, s.97-101 (EK, listeler)

[9]Süphandağ, age, s. 61


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı toplam 1809 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 15:36:38